Adını Sen Koy yahut Senaryoyu Seyirci Yazsa!…

Bir akşam üstü TRT1’de verilen günlük bir diziyle karşılaştım: Adını Sen Koy. Hep aynı saatte, aynı rutin ama dikkat gerektiren bir okumayı yapmak durumunda olduğum için, -muhtemelen “günlük” olmasının cilvesiyle-…

Ne Bulursa Okuyanlar…

Yemek yeme alışkanlığını metafor olarak kullanıp bunun üzerinden okur tiplerini gruplayan eğlenceli bir liste okudum. Aslında kısa bir çalışma metniydi ve okuyana da hangi okur tipi olduğunu sormaktaydı. “Yemek”li listedeki…

Cafe del Mundo, Tiryakizade Kıraathanesi

Kitaplı, yemeli, içmeli, varsa müziği derinlerden gelen sessiz ve huzurlu ortamlarda konuşmaya, zamanı paylaşmaya değesi insanlarla birlikte olmanın güzelliği… Sonbahar’da Ankara’da Cafe del Mundo’da ve ilkbaharın başlangıcında Eskişehir’de Tiryakizade Kıraathanesi’nde……

zamanın “askerî” ruhu

Tv izlerken… Mevcutların yanına, fragmanları dönen “İsimsizler”(Kanal D) ile “Savaşçı”(FOX) da eklenince, zamanın ruhunun insan ruhuna sinen kaçınılmaz gücünü bir kez daha gördüm. Keza, bu senenin kadın modasında bile, fazlasıyla Amerikanvarî olsa…

Huzursuzluk (Zülfü Livaneli)

Huzursuzluk’u Zülfü Livaneli’nin yumuşak ve sakin sesinin tınısının eşliğinde okudum desem yeridir. Sanki o yaşamış da başından geçeni bizlerle paylaşıyor hem de sesli olarak… Romanın yazarının konuşma dili ile onunla…

Hocamın (Prof.Dr.Orhan Okay) Ardından…

“Hayatın hanesinden hayatımın hanesine Işıl’ın eklediği şahane bir armağan” girişiyle düştüğüm nottan birkaç yıl sonra, bugün yine Işıl’dan aldığım bir haber ama bu kez iç acıtan türden. Doktora hocam Prof.Dr.Orhan Okay…