Beyaz Zambaklar Ülkesinde (Grigoriy Petrov)

Haber ilgimi çekmişti. MEB, bu yaz başında öğretmenlere “yaz ödevi” (Kurum sitesindeki tanımlama tam böyle ) olarak “farklı kesimlerin görüşünün de alındığı 37 kitap ve 30 sinema filmi” önermişti. Listedeki kitaplardan biri, benim de çok eskiden ilgiyle ve imrenerek okuduğum çeviri adıyla Ak, daha bilinen adıyla Beyaz Zambaklar Ülkesinde idi. Yazarı, toplumsal ilerlemeye inanan ve bu uğurda önce papaz sonra akademisyen olarak kitlelere sayısız konuşmalar yapan Rus Grigoriy Petrov’du.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Bu kitap için daha önce, Hacı Murat romanı için düştüğüm blog notunda şöyle demişim:

Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu, Grigoriy Petrov’un Ak Zambaklar Ülkesinde-Finlandiya ve Tolstoy’un Hacı Murat kitaplarının Cumhuriyet’in ilk yarısında, orduda ve MEB’de, önerilen, okutulan kitaplar arasında yer aldığını öğrenmiştim. Ak Zambaklar Ülkesinde, babamın kitaplığından okuduğum en güzel değişim-dönüşüm kitaplarından biriydi; çok etkilenmiştim.

şimdi görünen o ki “eski”! ve “yeni”! Türkiye’nin ortak kılavuz kitaplarından biri: Beyaz Zambaklar Ülkesinde…

Elbette “eski” olmayan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde de kalkınma ve aydınlanma hamlesi için, Beyaz Zambaklar Ülkesinde, öğretmenlerin ve askerlerin okumasında yarar görülen bir kitaptı. Bugünkü Finlandiya’nın kurucusu Snelman’ın bir aydın olarak Finlandiya’nın geleceğinde söz sahibi olmak üzere konuştuğu, mektuplaştığı, yüreklendirdiği, kurslar düzenlediği ve bunu “onlara ateş yağı dökmek” olarak tanımladığı öğretmenler, her ülke ve anlayış için vazgeçilmez yapı taşlarıdır. Snelman’ın öğretmenlere özetle dediği şudur:

“Aydın olmak ; şehir elbisesi giymek, boynunda kolalı yaka taşımak, başında modern şapka bulunmak değildir. Aydınlar, ulusun beynidir. Ulus sizi öğrenim gördükten sonra iyi bir maaşa geçip geceleri kahvehanelerde iskambil kâğıdı başında, ‘domino’ başında vakit öldüresiniz diye okutmamıştır. O halde siz aydın değil, aydın küfüsünüz. Sizler ulus zekâsının, ulus irade ve enerjisinin, ulus vicdanının uyandırıcısı olmalısınız. Halkın düşüncesini uyandırıp canlandırınız. Halka —köylülere, işçilere, şehirlerin ayak takımına— daha iyi nasıl yaşıyabileceklerini, daha iyi bir hayatın kurucusu nasıl olabileceklerini öğretiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her fırsatta dile getirdiği, kültür ve eğitim ayağında “iktidar” olmanın bir yolu da aynı adanmışlığa sahip kitleler yetiştirmekten geçmektedir. Ak Zambaklar Ülkesinde’yi okuduğum zaman, eski-yeni karşıtlığı yoktu ve ben sadece yaşadığım ülkenin yapı taşlarının daha güçlü olması için ilham alınabilir bir kitap olarak görmüştüm. Şimdi ise MEB’in listesine tekrar dahil edilen bu kitaptaki aynı satırlar, aynı cümleler daha başka bir “yeni”ye çağıran alt metinlerle geliyor gibi… Bir kez daha “zamanın ruhu” diyesim var.

“Bundan çıkan sonuç, yeni kuşaklar bir eski, gerçekten artık çağını doldurmuş rejim altında zorla tutulmamalı, yeni kuşakların hayatı altına devlet yönetiminin yepyeni, daha akıllı ve haklı, daha sağlam temelleri konmalıdır. Akıllı devlet adamlan bulunan ülkelerde bu, çoktan yapılmaktadır da. Halk yığınlarının yönetiminde daha akıllı, daha adaletli biçimleri zamanı gelince rahatça, sarsıntısızca, yıkıntısızca yürürlüğe koymaktadırlar. Başka ülkelerde ise, devlet yönetiminin, halk eğitiminin yavaş yavaş, fakat sürekli olarak iyileştirilmesi gerektiğini ya anlamıyorlar, ya da anlamak istemiyorlar.”

Moskova sanat tiyatrosu 1901

Bir zamanlar, bir ülke için hangisinin daha iyi sonuç vereceği sık tartışılırdı: Devrim mi evrim mi? Kitabın başında Moskova Devlet Tiyatrosu’nun zaman içinde çatlayan, bozulan duvarları için yetkililerin sorunu çözümleyişleri örneklenmiş ve tarihe bir not düşülmüş:

“Ne yapmalı? Binayı yıkmalı mı?… Mühendisler başka türlü düşünmüş. Köşelerden işe başlıyarak çürük direklerin yerine kocaman granit taşlan koymuşlar. Böylece, yavaş yavaş bütün temeli yenilemişler. Devlet Tiyatrosu’nun büyük yapısı, yeni sağlara temellere oturtulmuş. Bu bina şimdi de sağlamca yerli yerinde durur.”

ulusların tarihini kim yaratır, kahramanlar mı halk mı?

Grigoriy Petrov, bu sorunun yanıtını “kahramanlar” olarak veren İngiliz düşünürü Carlyle ile “halk” diyen dostu, yazar Tolstoy‘un görüşlerini aktardıktan sonra kendi yanıtını verir:

Burada: ‘Ya Caryle, ya da Tolstoy’ değil, ‘Caryle ve Tolstoy’ demeli. Caryle haklıdır. Tolstoy da haklıdır. Bunlar bir paranın iki yüzü gibidir. Büyük bir gerçeğin iki yarısı. Kahraman insan kalabalığını tutuşturur, kızıştırır ama bunu ulusundan aldığı ateşle yapar.”

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Bir zamanlar, bataklık diyarı olduğu için, “bataklık ülke” anlamında “Suomi” denen Finlandiya’yı bugünkü konumuna getiren toplumun her kesiminden insanın örnek hikayeleri, kitapta birbirinden bağımsız da okunabilecek kısa yazılar halinde yer alıyor. Sadece başlıklar bile bir ülkenin kimlerin omuzlarında yükseldiği hakkında fikir vermeye yeterli: “Tarihten Alınacak Dersler”, “Kahraman ile Ulus”, “Suomi’nin Tarihi”, “Snelman”, “Kilise ile Halk”, “Eğitimci Memurlar”, “Bir Halk Okulu Olarak Kışla”, “Futbol”, “Ana Baba ile Çocuklar”, “Karokep (Kişiliğin Dramı)”, “Aydınlar ile Halk”, “Yarvinen, Okunen, Tomas Gulbe Nasıl Kral Oldular?”, “Köylüler, İşçiler Küçük Zanaatçılar”, “Halka Şifa Dağıtan Hekim”, “Papaz Makdonald”, “Sonsuz Savaşma (Papaz Makdonald’ın Efsanesi)”, “Efsanenin Anlamı”. (Babamın kitaplığından bana geçen1968 yılı baskılı bu kitaptan yıllar sonra basılan, çevirmeni Mehmet Türkçetin olan Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabında bölüm başlıkları daha kısa: “Kışla”, “Köylüler” gibi… )

1925 yılında, Grigoriy Petrov (1866-1925)’un yazdığı Rusça metnin el yazmasından, arkadaşı D.Bojkov tarafından Bulgarcaya çevrilip yayınlanmış olan Ak Zambaklar Ülkesinde, toplumsal ideallere bağlılığın bireysel gelecek planlarının çok gerisinde kaldığı günümüzde, bütün ideolojik ayrışmalardan öte, bence de herkesin okuması gereken bir kitap. Öncelik de yine öğretmenlerin neden olmasın; değil mi ki, ideal eğitim kavramı ile Finlandiya neredeyse özdeşleşmişken.

***Grigoriy Petrov, Ak Zambaklar Ülkesinde (Finlandiya), Tekin Yay., 1968 (çeviren:Türker Acaroğlu)

Bir Cevap Yazın