Bilgi Okuryazarlığı

Bilgi okuryazarlığı, problem çözme ve karar alma süreçleri için gerekli bilgiyi arama, kullanma, değerlendirme ve hatta üretme yetkinliğidir. 21.yüzyılın insanını tanımlayan yeterlik alanlarındandır. Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nden Prof. Dr. Serap Kurbanoğlu’nun bu konudaki bir sunumunu ilgiyle okudum: Bilgi Okuryazarlığının Önemi” 

bilgi okuryazarı bireyin özellikleri:

Prof. Dr. Serap Kurbanoğlu’nun maddeleyerek çizdiği “bilgi okuryazarı bireyin özellikleri”; bilgi gereksinimini fark eden, doğru ve yeterli bilgi kaynaklarına ulaşan, bunun için doğru stratejiler kullanan, eriştiği bilgiyi degerlendirip düzenleyen ve yeni bilgiyi üreten bir portre çizer. Bu birey, aynı zamanda eleştirel düşünür ve kendi kendine öğrenme becerisine sahiptir.

bilgi okuryazarlığının önemi:

Bilginin katlanarak sunulduğu günümüzde, kontrolsüz akışı, doğruluğunu ve kaynaklarını da belirsiz, dolayısıyla güvensiz kılmaktadır. Doğru kaynağa erişim, bilgide seçicilik, doğru ve yeterli bilgiyi ayıklamak, bilgi okuryazarlığının önemini artırmaktadır. Özellikle internet kaynaklı bilginin kopyala/yapıştır kullanımı etik sorunlar da doğurmaktadır ve bu konuda da bir bilinç gerekmektedir.

Prof. Dr. Serap Kurbanoğlu’na göre:

  • “Bilgi okuryazarlığı becerileri hiç bu kadar önemli olmamıştı
  • Bilgi artışı ile bilgi arama, ilgili bilgiye erişme, bilgiyi seçme konularındaki becerilere her zamankinden daha fazla gereksinim var
  • Niteliği belirsiz bilginin artışı eleştirel düşünce becerilerinin önemini artırıyor
  • Yeni neslin bilgi arama ve bilgi kaynaklarını kullanma konusundaki eğilimleri bilgi okuryazarlığı becerilerinin önemini artırıyor
  • Olanakların ve yeni ortamların etik davranışlar konusunda yarattığı karmaşanın çözülebilmesi için bilgi okuryazarlığı becerilerine ihtiyaç var.”

iste

Prof. Dr. Serap Kurbanoğlu’nun sunumundan (ISTE standartlarının bilgiye bakışı)

bilgi yorgunluğu…

Kurbanoğlu’nun dikkati çektiği bir konu da yoğun bilgi akışı içinde doğru ve yeterli bilgiye erişimden emin olamamak. Bu,
beraberinde “bilgi yorgunluğu”nu doğurmakta; devamında aşağıdaki sonuçlara yol açmaktadır:

“analitik düşünme yetisinde kayıp-artan düzeyde kaygı – artan düzeyde stres – uykusuzluk– sürekli daha fazla bilgi arama eğilimi – karar verememe (kararlarından şüphe duyma)”

lise deneyimimin bugünün öğrencileri açısından aynen onaylattığı bir tespit:

  • “Herşeyin web’den erişileceğine inanıyorlar
  • Wikipedia’yı temel başvuru kaynağı olarak kullanıyorlar
  • Web’de buldukları herşeyin doğru olduğuna inanıyorlar
  • Danışmıyor, yönlendirmeleri kullanmıyor, deneme yanılma yöntemiyle bilgi arıyorlar
  • Bilginin etik kullanımı konusunda ilgisiz veya bilgisizler
  • Bulduğunu okuyup sindirmek yerine kesip yapıştırıyorlar
  • Web 2.0 araçlarını kullanarak içerik yayınlanıyorlar”

Sunumun son bölümünde, bilgi okuryazarlığı konusunda Türkiye’de yapılan çalışmalar ve uygulamalara yer verilmiş. Ben de güncel bir not düşeyim: Yenilenen Ortaöğretim Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı’nda(2017) yer verilmiş. Öğretmenler hakkıyla üzerine eğilirse neden olmasın!…

sunum metninde yer alan alıntılarda dikkatimi çeken birkaçı:

“Bilgi okuryazarlığı işte verimlilik ve etkinlik sağlamanın ötesinde, demokrasinin varlığını koruması için gereklidir (Owens, 1976)”

“Bilgi okuryazarlığı katılımcı yurttaşlık, sosyal kabul görme, yeni bilgi üretimi, kişisel ve kurumsal gelişim ve yaşam boyu öğrenme için ön üretimi, kişisel ve kurumsal gelişim ve yaşam boyu öğrenme için ön şarttır (Bundy, 2004)”

***Derkenar:

Bir grup öğrencimle, internette bilgi kirliliği üzerine araştırma yapıp verilerini, sunum yoluyla okulumuzla paylaşmıştık. O zaman lise 2.sınıfta olan sonrasında üniversite seçme sınavında 25.lik gibi yüksek bir sıralama başarısı kazanan bir öğrencim Wikipedia üzerinden bir deney yapmış ve aslında bildiğimiz bir gerçekliğe dikkat çekmişti: Birinci denemesi, Ahmet Ümit’in Patasana romanının bu sitedeki bilgisini değiştirmekti. Doğru hatırlıyorsam az biraz espriyle, roman kişilerini, kendisi ve arkadaşları olarak değiştirmişti. Ancak hemen fark edilmiş ve düzeltilmişti. İkinci deneme, en azından o dönem “sünger” konusunu Wikipedia’dan copy/paste yapanlar için hüzünlüdür! Esin, süngerin yapısını değiştirmişti ve bu bilinçli yanlış, bizim sunum haftamıza kadar sitede kalmıştı!

Bir Cevap Yazın