Bir Söyleşi…Bir Panel…

Atilla Dorsay‘ın “Yüzler” sergisi ve söyleşisi…Atilla Dorsay, edebiyat dünyasının Doğan Hızlan‘ına sinemada karşılık düşen isim… Sergi dolayısıyla kendisinden amatör fotoğraf sanatçısı olarak söz edildiyse de alçakgönüllülükle bu nitelemeyi reddetti.  Çetin Altan‘la bir konuda aynı düşündüklerini gördüm. Altan, çocuklara kitabı sevdirmek için, polisiyeden başlatmak gerektiğini söyler. Atilla Dorsay da avantür, western, komedi vb. popüler filmlerle sinemaya başlamanın doğru olacağını belirtti. Fransız “yeni dalga” sinemasıyla başlayan bir sinema kültürünün bir yanının eksik kalacağını vurguladı…

Nasuh Mahruki‘nin de konuklar arasında yer aldığı panelse, gençler üzerineydi. Konuşmacıların çoğu öğretim üyesi ve danışmandı. Dolayısıyla dinleyicilerini avuçlarında tutacak bir iletişim becerisini hem üsluplarında hem örneklerinde rahatça sergilediler. Nasuh Mahruki -ki bence aslında kendini güzel ifade ediyor- onlardan farklı olarak, önündeki notlardan okumayı tercih etti. Oysa, anlık paylaşabileceği çok anektod vardı onda. Belki panel ciddiyetine yakışır olsun istedi…

Panelin en güzel “zihin notu”, Prof Dr. Mehmet Rüştü Gürkaynak‘tan:

“Çocuklarınız için güzel bir yaşam istiyorsanız, işe kendinizden başlayın. Dolu bir yaşam sürerek, onlara bir yaşam örneği sunun!”

Bir Cevap Yazın