Bir Yangın, Bir Haber, Bir Hikâye

Bu, bir yalan hikâye:

parasızyatili-furuzanOkulun öğrenci giriş kapısıydı bu. içerden uğultular geliyordu. Yağmur taş duvarların arasından çıkan aykırı yeşillikleri parlatmıştı.
-Bizden de erken gelenler olmuş. Geç meç kalmış olmayalım?
Hademe giyimli bir kadın onlara doğru yürüdü, taşlı yoldan. Bezgin, alışık bakışlarıyla anne, kızın üstünden dışarıda bir şeye bakıyordu.

Anne, saygılı sordu:
Geciktik mi acaba? Çocukların çoğu gelmiş.
Hademe kadın ilgisiz.
-Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir. Hiç gecikmezler.
Çocuk annesinden ayrıldı.
Kıyısı duvarlı taş yolda yürümeye başladı.
Hademe kadın, görmedikleri bir iskemleyi görmedikleri bir çatının oraya çekip oturmuş, yün örmeye başlamıştı.
Çocuk, dönemeçte arkasına baktı. Dış kapıda annesi yağmurun altında gülümseyerek duruyordu.

(Füruzan, “Parasız Yatılı”, Ekim 1970)

Bu, bir gerçek haber:

“Adana’nın Aladağ İlçesi’nde dün akşam ortaöğretim öğrencilerinin kaldığı kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 11 öğrenci ile 1 eğitmen yaşamını yitirdi, 22 öğrenci yaralandı. Hayatını kaybeden öğrencilerin bazı çocukların cenazeleri birbirlerine sarılı halde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, “Yangın merdivenin kapısı kapısı içeriden kilitliymiş. Çocuklar çıkmayı başaramamış” dedi, anahtarların hayatını kaybeden eğitmende olduğunu söyledi. Çocukların cansız bedenleri yangın merdiveninin yanında bulunmuş. Adli Tıp Kurumu’na kaldırılan cesetlerin teşhisi için ailelerden DNA örnekleri alındı.”

(Hürriyet, 30 Kasım 2016)

 

Bir Cevap Yazın