“BiricİKinsan”ı Anlamaya Çalışırken

Eylül’ün Kurabiye Canavarı’ndan sonra bir de Minik Kuş’la tekrar Susam Sokağı’nı yâd etme… Bugün, KalDer’in Ankara şubesinin düzenlediği ve  dinleyici olarak katıldığım “biricik insan” temalı İnsan Kaynakları Kongresi’nin, “özel kapanış oturumu”ndaki konuşmacılarından biri, Susam Sokağı’nın sevimli ve iri “minik kuş”unu canlandıran tiyatro sanatçısı Sabri Özmener’di.

TRT prodüktörü Kurtuluş Özyazıcı’nın yönettiği söyleşinin diğer konuğu, Ankara Devlet Opera ve Balesi’nden soprano Şule Köken’di. Program sarktığı için, son oturumun bitişine kalamadım; ama dinlediğim haliyle bile, özel sektörün terimleri ve hayata bakışıyla, sanatçıların penceresinden görünen dünya arasındaki farka bir kez daha tanık oldum. Kurtuluş Özyazıcı, şu mealdeki tümceleriyle belki de yalın bir gerçeklik olarak bunu belirtti (aklımda kaldığı biçimiyle):

“Sabahtan bu yana, insanın biricikliği konuşuluyor ama aslında yine de ana hedef kurumların başarısıdır. Belki de biricik insanı konuşmak için en doğru oturum budur.”

Tüm oturumları başından itibaren dikkatle izleyen biri olarak, bu yorumu belli bir noktada çok haklı bulsam da çok iddialı bulduğumu da saklamayacağım. Böyle bir tümceyle günü özetlersek, toplantı tüm anlamını yitirmiş olur çünkü.

Güne dair notlarım yarına… Şimdi, “biricik kurum”um için ders notu güncellemem lazım:)

Bir Cevap Yazın