Buket Uzuner’le “Yolda”

Yolda, bir gezi kitabı beklentisiyle okumaya başlayacakları düş kırıklığına uğratabilir; çünkü bildik gezi kitaplarından değil.

Ortak paydası yollar ve yolculuklar olan bir öyküler kitabı. Uzuner’in genelde seminer ya da konferans türü etkinliklerin davetlisi olarak çıktığı yolculuklarda dinlediği ve belleğinde yeniden biçimlendirerek anlattığı öykülerden oluşuyor. Adlar, yazar Juan Goytisolo dışında değiştirilmiş.

Yolda

“Marakeş’ten Helsinki’ye, Honolulu’dan Madrid’e, Hiroşima’dan Berlin’e ve Montreal’e uzanan bir coğrafyada, tamamı yollarda geçen, sıradan insanların sıradışı yol öykülerinden oluşan Yolda, yedi şehri, yedi dili, yedi yemeği, yedi hikayeyi ve bir İstanbullu yazarı buluşturdu.” (Arka kapak tanıtımı)

Miyako’nun öyküsünde, sevgililerin arasına giren büyüklerin Pearl Harbour hesaplaşmasını; gezici tiyatro oyuncusu Marakeşli Cemîlâ’nın öyküsünde, geleceğe dair çıkarımlarda bulunma ve bunların gerçekleşme paylarını; otobüste çift kişilik yer kaplayan “obez” Angela’nın öyküsünde, iç burkan bir şişmanlık yalnızlığını; “tuhaf ve zoraki, zeki ve gizemli” J.K.’nın öyküsünde, kuşkunun alıp götürdüklerini ve Frau Adler’in öyküsünde bir aşkı anlamaya çalışır okur.

Buket Uzuner, edebî diline hayran olduğunu söylediği yazar Juan Goytisolo’nun öyküsünde ise aslında yazarla birlikte bindikleri limuzini süren şoförün iç sızısını aktarır. Yıllar önce, İspanya iç savaşında, Goytisolo’nun annesinin de ölümüne yol açan kişidir o. Goytisolo’dan af diler; ama sessizlikle karşılaşır. Yazarın, daha sonra, Buket Uzuner’in sorusuna verdiği yanıt anlamlıdır:

“Öyle olaylar vardır ki, çok uzun süre beklendiklerinden, bir gün gelip gerçekleştiklerinde, insanda artık hiçbir gerçeklik izlenimi uyandırmazlar.”

(Bende seni şaşırtan sakinlik de bundandır küçük kız… Sen de tıpkı Miyako gibi “insanın içini açan kiraz çiçeği güzelliğiyle gülümse” hep olur mu :))

(Bu metin, 30 Nisan’da elifingunlugu.windows.live.spaces’e yazdığım blog girdisidir.)

*** Buket Uzuner, Yolda, Turkuvaz Kitap, 2009

4 Yorum: “Buket Uzuner’le “Yolda”

  • “Öyle olaylar vardır ki, çok uzun süre beklendiklerinden, bir gün gelip gerçekleştiklerinde, insanda artık hiçbir gerçeklik izlenimi uyandırmazlar”

    Evet, aynen öyle olurmuş. Ancak yumuşak kalpli olup da bir an için acırsa insan karşısındaki “gerçekleştiriciye”, o zaman cezasını da bulurmuş.

    • elifin günlüğü

      21/02/2010 at 19:49 Cevapla

      Yolda kitabında, buradaki yorumuna eklediğin alıntı senin içindi; bir de içinde geçen “kiraz çiçekleri”yle ilgili bölümde aklıma sen gelmiştin. Umarım iyisin. :)

  • şaşırtan sakinlik… ve belki de sabır:))
    Nasılda acıtır bazen sahibini…Bir uçurum kenarında haykırmak sakinliği tüm o sakin olmayanlara inat ve biraz da kıskançlıkla.
    Sonra yeniden gömülmek aynı durgun sulara…

Bir Cevap Yazın