Günlük Tutmak Yazarlığın Neresindedir?

“okumaya

TÜYAP notlarının sonu… İzleyici, sorular bölümünde aslında klasik bir soru yöneltmişti Selim İleri ile Ayşe Kulin’e:

-Genç yazarlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Onlardan gelen yanıt, günlük tutma çevresinde yoğunlaştı. Ayşe Kulin’in önerisi, iyi bir gözlemci olmak ve günlük tutmak yönündeydi. Böylece, el, yazmaya da alışmış olacaktı.
günlük tutma
Selim İleri, dinleyenleri gülümseten bir anektod anlatmayı yeğledi:

-Edebiyat öğretmenim Rauf Mutluay, ‘Gerçek yazarlar günlük tutmaz.’ derdi. Ben de tutmadım. Büyük yazarların önemli günlükleri var…Yaş ilerledikçe gördüm ki, günlük tutamıyor insan. Günlük içtenlik gerektiriyor. Profesyonelleştikçe içtenlik kayboluyor.

Ayşe Kulin, içtenlikle bağlantılı olarak, mektuplaşmaların da kaybolduğunu söyledi ve mektup yazmayı önerdi. Ona göre, “Mektup, yazıyla aranızda kurulan bir köprüdür.”

Bir de bize taş attı ama yabana atılır cinsten değildi, genel zihniyet düşünüldüğünde:

-Zaten cümle kurmadan eğitiliyorsunuz. Hiç değilse günce tutun da…

Selim İleri, buradan sözü edebiyat eğitiminin önceliklerine getirdi ve iki hedef koydu:

-Yazar olma yetisi taşıyan insanların önünü açmak… Yaratıcı okumanın önünü açmak…

Selim İleri’nin sözünü ettiği büyük yazarlardan birinin, Tolstoy’un günlüğü için bir günlük notu düşmüştüm.

2 Yorum: “Günlük Tutmak Yazarlığın Neresindedir?

  • Yıllardır yazarım.
    Eskiden ufak defterlere şimdi sanal alemin muhtelif köşelerinde sıkışıp kalmış Blog sayfalarına.
    Bazen öyle yazılar okuyorum ki birçok yazarın yazdıklarını ezer, geçer.
    Acaba diyorum, buralarda yazmak bizi şekillendiren, olgunlaştıran bir süreç mi?
    Karşılığını maddi olarak beklemeden yazmak bizleri daha mı yüceltiyor?
    Bilmiyorum.
    Bildiğim tek şey Blog yazarlarının piyasa yazarcıklarından çok daha samimi oldukları sadece…

  • Yazınızın sorusu benim şu aralar kendime sorduğum bir şey. Ortaokul sıralarından bu yana artık koyacak yer bulmakta zorlandığım sayıda günlüğüm var. Laptop aldığım anda yaşadığım 1-2 senelik tıkanıklık yenilerde öyle bir patlamayla tekrar yerini aldı ki hayatımda, bir blog açmaya karar verdim. Limitsizce hic düsünmeden yazdığım günlüklerin özgürlüğünü henüz yakalayamamış olsam da senelerce yazmış olmamın verdiği bir rahatlığın tadını çıkarıyorum, ve kesinlikle günlük yazmış olmanın fark ve alışkanlık yarattığını düşünüyorum. Yazar olacağım diye bir iddiam yok-tu, ancak yazmadan yaşayamadığım farkındalığı yaşadığım şu günlerde sorunuz ve sevgili ayse kulin ve selim ileri’nin cevabını soluksuz okudugumu soyleyebilirim:) Tesekkürler..

Bir Cevap Yazın