Hani Bir de Dresden Nüshası Var ya!

(Osmanlı Eserleri Müzesi/ Dresden Askerî Eserler Müzesi-Almanya)

(Dede Korkut Hikâyeleri nüshaları/ Dresden Kütüphanesi-Almanya)

Orta Avrupa turunda, Terezin’den sonra eski Doğu Almanya şehri Dresden’e yolumuz düştü. Avrupa’nın bugününün özetini Dresden’de bir binanın penceresindeki yansımada gördüm. Çağdaş mimarî ve korunan tarihin birlikte zenginliği…

Gezinirken bir tabela dikkatimi çekti:

Bilgisini dönüşte, nette okudum. Skylife’tan derli toplu bir özet:

“Saksonya Prensliği’ne ait Askeri Eserler Müzesi’nin koleksiyonlarında bulunan ve ‘Türckische Cammer’ adıyla bilinen koleksiyonda altı yüz civarında doğu kökenli ve doğu etkili sanat eserinin sergilenmesi için yapılan çalışmalarda sona gelindi. Köklü Osmanlı-Alman ilişkileri çerçevesinde kimi zaman diplomatik bir hediye olarak, kimi zamansa satın alma ya da ganimet yoluyla koleksiyona dâhil olan parçalar, koleksiyonun en görkemli bölümünü oluşturuyor. Osmanlı saltanat çadırlarına ait parçalar, süslü ve değerli at koşumu takımlarına eşlik eden zırhlar, miğferler, sancak ve silahlar koleksiyonun önemini ve değerini arttıran eserler. Özellikle at koşumlarının sergilenmesi için üretilen gerçek ölçülerdeki Arap atı maketleri, objelerin sergi düzenindeki görselliğini daha da anlamlı kılmakta. Koleksiyonun en dikkat çekici eseri ise 20 metre uzunluğa, sekiz metre genişliğe ve altı metre yüksekliğe sahip, ipek ve altın işlemeli, deri bezemeli Osmanlı saltanat çadırı.”(“Dresden’de Türk İzleri“)

Dresden Askerî Eserler Müzesi’nin bir bölümünü Osmanlı Eserleri Müzesi oluşturduğunu öğrendim. 
Tuerckische_Cammer1

Bu arada, Dresden adı bir yerlerden çooook tanıdık geliyor. Kütüphanesinde orjinal Dede Korkut nüshasını barındırıyor olmasın! :))

dedekorkut-dresden1

Derkenar:

  • (EK-Mart 2015)

    TOBB, Vatikan ve Dresden nüshalarının tıpkı basımlarını ve günümüz Türkçesiyle karşılıklarını bir araya getirdiği 1.492 sayfalık bir Dede Korkut kitabının yayınlanmasını sağladı: Dede Korkut Kitabı-Han’ım Hey (2015)

“Türk kültürünün en önemli eserlerinden kabul edilen Dede Korkut Kitabı, günümüze yazma hâlindeki iki nüsha olarak gelmiştir. Bulunduklarımekânlara göre Dresden (D) ve Vatikan (V) nüshaları olarak anılan bu derlemelerin ilkinde on iki, ikincisinde ise altı destan metni mevcuttur. Bu nüshalardan V, uzun süre az sayıda destan içirdiği için “eksik” olarak kabul edilmiş,hatta bu sebeple hayıflanan araştırmacılar olmuştur (Rossi 1999: 196; Gökyay2000: IV). Öte yandan nüshayı D’nin bozuk bir kopyası olarak değerlendiren Ergin’in görüşleri (1994: 66), uzun süre pek de sorgulanmadan kabul görmüştür. Rossi ve Gökyay’ın V’nin daha doğru bir nüsha olduğu yönündeki görüşleri, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren daha geniş biçimde paylaşılır olmuş(Zahidoğlu 1999: 153-155), nüshalar arasındaki dil özelliklerinin ve kurgufarklarının oluşu, ayrı ayrı yayımlanmaları fikrini doğurmuştur (Tezcan-Boeschoten 2001: 11). 2000’li yıllardan sonra yapılan tüm bilimsel neşirler buesasa riayet etmektedir.İki nüshanın da ortak bir dip nüshadan geldiği görüşü yaygın bir kanaatise de son yıllarda ayrı ayrı derlenmiş olabilecekleri üzerine görüşlere de rastlanmaktadır (Sheridan Aksoy 2008: 31). Konu, en son Pehlivan tarafından elealınmış olup dip nüshanın var olduğu, özellikle iki nüshada ortak hataların bulunmasından dolayı, kabul edilmiştir (Pehlivan 2014a: 103-104).

(…)

“Aile sevgisi” bakımından eserdeki tüm sahneler (on bir nokta) karşılaştırılmış ve istisnasız biçimde V’nin aile bütünlüğüne çok önem verdiği, tümsahneleri bu doğrultuda kurguladığı görülmüştür. “Sözlü kalıp kullanımı”noktasında yirmi sekiz noktada karşılaştırma yapılmış ve yedi noktada V’nin yirmi bir noktada ise D’nin sözlü kalıpları başarılı biçimde kullandığı tespitedilmiştir. Bu da D’nin sözlü anlatımın özelliklerini daha iyi yansıttığını gösterir niteliktedir. Destanın ana kahramanı olan “Salur Kazan”la ilgili olarak,V’nin Kazan’ın karizmasını kollayan bir tutum içinde olduğunu düşünmekiçin yeterli veri olduğu düşünülebilir. Gerek sıfatlamalardaki sansürler gerekse V nüshasının genel anlamda Kazan’la ilgili destanların bir derlemesi oluşu, bu husustaki kanaati güçlendirir niteliktedir. Diğer beş karşılaştırma konusunu oluşturan “kurgu dikkati”, “kurgu eksiğini tamamlama”, “ayrıntıcı tavır”,“ek kelimelerle anlamı açma” ve “İslami terimleri kullanma” yönünden ikimüstensihin birbirlerine yakın bir tavır içinde olduğu söylenebilir.

(Gürol Pehlivan, “Dede Korkut Kitabının Dresden ve Vatikan Nüshalarının Müstensihlerinin Karşılaştırılması“)

Bir Cevap Yazın