Kış Günlügü (Paul Auster)

Hayatının “kış” mevsimindeki yazar Paul Auster, 64 yaşından geçmiş zamana bakar; hayatının diğer mevsimlerinden devşirdiği anılarına döner ve Kış Günlüğü’nü yazmaya başlar.

Bir anı kitabıdır ama alışıldık biçimde birinci kişi ağzından anlatılmaz. Auster, kamerasının ışığını, zamanın derinliklerinde kronolojik olarak sıralamadığı, anlara çevirir ve kendi kendisiyle konuşur gibi anlatır. Tüm kitap boyunca, kendisine dışarıdan bakan bir anlatım dilini yeğlemiştir:

Kış Günlüğü

“İş işten geçmeden konuş şimdi ve söyleyecek başka hiçbir şey kalmayıncaya kadar da konuşabilmek umudunu taşı. Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur. Bir duyusal veriler katalogu.”

Kış Günlüğü, ünlü bir yazarın yazarlık serüveninin ipuçlarını veren bir kitap değil; yaşlılığın “kış”ında geçmişini hatırlayan sıradan bir adamın çocukluktan, ergenlikten, cinsellikten, aşktan, anneden, babadan, ölümlerden geçişi ve geçtiği tüm eşiklerde büyüyüşünün hikayesidir.

Bir erkek, zamana nelerin çentiğini atar? Bedeni, duygusu, düşünceleri hangi yolculuklardan geçer? 64 yaşın kaçınılmaz yorgunluklarında geçmiş yaşların dinamizmini nasıl hatırlar? Böyle bir dolu sorunun yanıtı, kurmaca bir metin dokusunda verilmiş bu anı kitabında .

Paul Auster’le yapılmış bir röportaj ….

Kış Günlüğü hakkında yeterince fikir verecek bir tanıtım yazısı

EK (29 Ocak 2012)

Bugün Twitter’ın Türkiye ayağında öne çıkan gündem içinde Paul Auster da vardı. Buket Aşçı, Amerikalı yazarın Kış Günlüğü kitabının ABD’den de önce Türkiye’de yayınlanması (Can Yay.) dolayısıyla Brooklyn’de yazarla bir röportaj yapmış. Röportaj daha çok onun yazı yazma serüveni üzerine kurulu ama Auster, tam da son paragrafta yer alan Türkiye’deki yazarların tutukluluğuna ilişkin yargısı dolayısıyla Twitter’ın baş konularından birine dönüşmüş.

Not (Fırsattan istifade):

Röportajdan yazıya ve yazmaya dönük bir soru ve bu soruya yazarın verdiği yanıt:

“Yazar olmak isteyenlere tavsiyeniz neler?

– Okuma günlerimde de aynı soru soruluyor, şöyle yanıtlıyorum: “Yapmayın, yazar olmayın, yalnızlık ve parasızlığa kendinizi mahkum etmeyin!” Eğer tavsiyemi dinlerlerse, bu kadar kolay vazgeçeceklerse zaten yazar olamayacakları bellidir. Ama tavsiyemi dinlemeyip yazmaya devam ediyorlarsa yazarlık içlerindedir, yazar olurlar.”

*** Paul Auster, Kış Günlüğü, Can Yay., 2011 (çeviren: Seçkin Selvi)

Bir Cevap Yazın