Kişisel Gelişim Zirvesi’10

Anadolu Üniversitesi Kariyer Kulübü’nün düzenlediği 10.Kişisel Gelişim Zirvesi’nde benden Edward de Bono’nun Altı Şapkalı Düşünme Tekniği’ni anlatmam istenmişti. Bugün bu sunum için Eskişehir’deydim.

“Teach your students to think… and you’ll teach them to succeed.”
                                                                                 (Edward de Bono)

kariyer

250 kişilik salonun tamamı doluydu. Bir cumartesi sabahı, hiçbir zorunluluğu olmaksızın gelmişse bu öğrenciler –ki öyle- bunun başarı pâyesini elbette hiç tanımadıkları kendime değil, organizasyonu düzenleyen Kariyer Kulübü’ne yazmak gerekir. En “karizmatik”, en “kırmızı” Neslihan’a, zarif Ayyüce’ye, geleceğin muhtemel oteller zincirinin patron adayı ve dahi kulüp başkanı Ömür’e, mikrofonu eline geçirince uzun uzun ama dolu dolu konuşan Emel’e ve şu an adlarını hatırlayamadığım diğer genç arkadaşlara içtenlikle teşekkürler…

Bu sunum için, mail aracılığıyla benimle iletişimi sağlayan “mihmandar”ım Mine’ye gelince… Bu çekik gözlü, güzel İzmirli kızı çok sevdim. Galiba konuşmacı konukların en şanslısı benim. :) Sunum dışında Yunus Emre kampüsünü de onunla birlikte gezdim.

Kişisel Gelişim ZirvesiEskişehir Anadolu Üniversitesi Kariyer Kulübü’nün davetlisi olarak kürsüde… Yanda, saçındaki minik şapka tokasıyla çok sevimli duran oturum yöneticisi Mine

Sonuç: Ama ben sahiden ve sahiden üniversitedeki öğrencilerle birlikte olmayı ne çok özlemişim……..

saçımda yumurtalar… şaka şaka…

Son zamanlarda üniversite öğrencilerinin haberlere konu olabilmesinin tek adresi yumurtalı protestolar olunca, kendi kendime böyle takılmıştım. Öğrenci profilini ve hangi durumlarda protestoyu seçtiklerini bilmesem, televizyonlardaki haberlere bakıp çekinebilirdim.

sunum sürem iki saatti. sorunsuz aktı gitti.

İlk yarısında tekniğe dair bilgileri aktardım, ikinci yarıda çözümü içinde saklı iki sorun çevresinde öğrencilerle uygulama yaptım. Keyifli geçti.

Uygulama sorularımdan biri:

“Kariyer Kulübü’nü Türkiye’nin sayılı öğrenci kulüpleri arasına taşımak için sosyal medyayı etkin kullanmak iyi bir çözüm olabilir mi?”

idi. Kulüp öğrencilerinden birinden, “beyaz şapka” doğrultusunda kulübe ilişkin somut veriler istemiştim. Kariyer Kulübü’nün üniversitedeki en popüler kulüplerden biri olduğunu söyledi. Bunun bir yorum olduğunu, sayısal olarak belirtmesi gerektiğini söyledim. Sayı, onu doğruladı: 780 üyeli bir kulüp…

Diğer sorum bireyseldi:

Gelecekte kendimi görmek istediğim yeri gerçeğe dönüştürmek için kişisel potansiyelim ne kadar yeterlidir?”

Bu soruyu grup yerine bir kişinin tüm şapkalar doğrultusunda yanıtlamasını istedim. Ömür konuşurken ve gerçekten iyi bir performans sergilerken, anladım ki, Edward de Bono bilinçli olarak, “rol yapma” ve “oyun” sözcüklerini kullansa da bu teknik, o rol yapmalar ve oyunlarla ciddi bir yüzleşme fırsatıdır aynı zamanda…

Ve Eskişehir…. Yazın ilk kez gittiğimde çok sevmiştim. 10 gün kadar sonra, bahsi geçen sunum için davet maili alınca çok şaşırmıştım. İkide iki, duygusu bende güzel şehir…

İlgili yazılar:

“Tren Hızlı Hızlı Giderkene”

3 Yorum: “Kişisel Gelişim Zirvesi’10

  • Eskişehirdeki programınızı bende izleyenler arasınadydım hocam.Gelerek bizleri mutlu ettiğiniz için çok teşekkür ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.

  • Gününüzün çok güzel geçtiği yazınızdan belli oluyor. Sevindim. Geçmiş olsun, kutlarım gönülden. Bugün, “Yaratıcı Yazarlık Semineri” için de, beklediğimiz gündü. “Bir gün, bir tümce, bir an bile olsa” dediklerimizden…
    Cemil Kavukçu… Beklediğime-beklediğimize gerçekten değen bir gün yaşattı katılımcılara. Ama bir günü değil de, birkaç, belki de birçok dersi onunla yaşamalıydık.
    Güzeldi… Çok güzeldi… Paylaşırız.

  • elifin günlüğü

    05/12/2010 at 12:27 Cevapla

    Arslan, buradan hem sana hem Facebook’tan özel mesajla ulaşan tüm genç arkadaşlara teşekkürler. Asıl alkış sizlere…

    Mine Hoca’m, dün benim için üst üste bindirilmiş ve kaçırılmış fırsatlarla doluydu ve yapabileceğim bir şey yoktu:( Kendi sunumumu yaparken, hevesle beklediğim Cemil Kavukçu seminerini kaçırdım. Ama neyse ki onu, AB Öykü Yarışması dolayısıyla düzenlenen seminerde dinlemiştim. Daha ironik olanı: Ben bir kişisel gelişim zirvesi toplantısının parçası iken, aynı gün içinde mutlaka katılmam gereken “kişisel gelişim”ci Doç.Dr.Uğur Zel‘in programını kaçırmış olmamdı…Cemil Kavukçu her hâlükârda kaçacaktı :)

    Şans…

Bir Cevap Yazın