Kitaplar, Fuarlar, Ufuklar…

Bu sabah tvnet’te “Uzun Hikaye” programının tekrarının –sanıyorum ikinci yarısına- denk geldim. Bir vesileyle desteğini gördüğüm, saygı duyduğum Prof.Dr.Abdullah Uçman’dan iki anektod dinledim. Kitap okuma ile ilgili cinsiyetçi(!) karşılaştırma gülümsetti, diğeri sahiden hazin ve şaşırtıcı bir gerçeklikti.

Uçman, İran’daki kitap fuarlarında kadınların 20-30 kitap aldıklarını ve arabayla taşıdıklarını söyledi. Sonra, gülümsesem de az biraz gaf olduğunu düşündüğüm şu mealde bir cümle kurdu:

“Bizde, bırakın kadınları, erkekler bile bu kadar okumuyor.”

Yani?… Bir kadın olarak “aşkolsun” diyeyim…

kitap okuma

ama bizim burda kütüphane yok!

Abdullah Uçman’ın ikinci anektodu sahiden hazin… Mardin Artuklu Üniversitesi’nde tez aşamasındaki biri, kendisinden tez önerileri istemiş. Hoca’nın önerileri, Millî Kütüphane gibi ana kaynaklara sahip merkezlere de bir zahmet gidip araştırma yapmayı gerektiriyor doğal olarak. Kişi demeye getirmiş ki:

“Ama bizim burda kütüphane yok!”

Ben de fi tarihinde aynı merkezlere, güneyden değilse de kuzeyden benzer mesafedeki uzak bir şehirden, Prof.Dr.Abdullah Uçman’a önce mektupla ulaşıp sonra soluğu yanında almış iken, ayrıca Trabzon-Ankara, Trabzon-İstanbul ve dahi Antakya-Ankara, Antakya İstanbul yollarını çoook arşınlamışken, genç arkadaş gibilere, lisanstan bir hocamın bize verdiği bir “ayar”ı –bu ifadeyi de sevmem ama şimdi tam yerini bulmuş olabilir– hatırlatmak isterim:

KTÜ Eğitim Fakültesi’nde, birinci sınıfta, Yeni Türk Edebiyatı hocamız okunması gereken uzun bir liste koydu önümüze. Babamın zengin kitaplığının imkânlarına ve “sağ”lı “sol”lu zengin içeriklere sahip kitapçılarla dolu Trabzon’a rağmen, ben bile, o kitapları şehirde bulamaz durumdaydım. Serzenişimiz üzerine Enver Bey demişti ki:

“Ne kadar olmak istediğinize karar verin, Trabzon kadar mı Türkiye kadar mı? Ulaşamamak diye bir mazeretiniz olamaz!”

Yıllar sonra, başka dünyaların, başka ufukların içinden gelen bir başka akademisyen de kızıma şöyle diyecekti mesela:

“Dünya artık çok küçük… Senin ufkun  dünya kadar olmalı!”

Sonuç: Ben kitaplar için hiç bir şehrin sınırına takılmadım; kızımın çalışma ufuklarında yurt dışı da hep bir seçenek olarak durabilmekte…

Kitap okuma demişken… Programda, Mustafa Kutlu’nun yeni hikâye kitabı duyuruldu. Almaya gidiyorum şimdi: Tarla Kuşunun Sesi. Kutlu da okunası , bilinesi yazarlardandır.

Bir Cevap Yazın