Kıyı Dergisi… Bir Zamanlar Trabzon’un Kıyı’sında…

“hayata

Aslında şimdi buraya düşeceğim notu, Kıyı dergisiyle ilgili blog’a yorum olarak yazmıştım; ama, “spam” kabul edip kabul etmedi:)

Bilsem kopyalardım:( Şöyle bir şeydi: Bir Google taramasında Kıyı dergisi ile adımı yan yana görünce, sayfanıza uğradım. Kıyı, benim üniversite öğrenciliği yıllarıma; yoğun okumalarla kendimi geliştirmeye çalıştığım bir döneme ve yazarak kendimi aradığım zamanlara denk düşer… Yılları geriye sardım ve Trabzon’u hissettim tekrar. Teşekkürler..

Galiba, o yıllara özgü içtenliğin yıllar sonra bağlandığı adres olarak blog’umun linkini yazınca spam saydı. Uyarsaydı silerdim. Çok da önemli değildi ki link, duygum önemliydi…

Neyse… Benim kişisel tarihimin güzel heyecanlarından bir dönemin dergisinin son sayısı bu Mart başında basılmış. Bilgisini okuduğum ve dergi adına çıktığını anladığım blog linki burada… Google amcanın beni ulaştırdığı Dr.Mustafa Duman imzalı yazının adresi de şurada. (Dergi hakkında bilgi edinmek isteyecekler için iyi bir kaynak olmuş.)

Bir gün, Ahmet Özer’e yazı götürdüğümüz mekanı, matbaa kokusunu, bir yazının basıma alındığında hissettiğimiz o naif sevinci de paylaşırım belki.. Yakın zamanlı Trabzon’a dair ikinci hatırlama oldu bu…

EK: NTV ekranında, Fatih Özgüven, Hep Yazmak İsteyenlerin Hikayeleri‘ni anlatıyor. Sunucu, Kafka‘nın kitabın başında yer verilen  bir sözünü okudu ve üzerine konuşmaya başladılar şimdi. Hah, tam da bu…Benim Kafka okuduğum yıllardı işte o zamanlar ve hatta Kıyı’da, Kafka’nın romanı Dava üzerine bir de denemem vardı.

Bir Cevap Yazın