Kurmaca Kişiler Kenti (Emin Özdemir)

Emin Özdemir, “gerçeklik” alanından “kurmaca” evrenine hangi arada geçtiğini tam da kestiremediğiniz bir anlatım diliyle, metin türünü de tam belirleyemediğiniz bir düzlemde sizi romanla denemenin tadında bir geziye çıkarıyor. Calvino’nun “görünmez kentler”inden birini yahut benzerini kendi düş dünyasında gerçek kılıyor. O kente ve kentin evlerine, sokaklarına kendince bir mimarî tasarlıyor. Romanların, öykülerin, oyunların ölümsüz kişileri yaşıyor o kentte.

Okunası…

Adnan Binyazar’ın tanıtımıyla açılan kitap, başındaki “İçindekiler” bölümüne ve sonundaki “Kişi Adları Dizini” ile “Eser Adları Dizini”ne bakınca daha çok bir deneme türü örneği gibi… Yazar, kendi içinde bağımsız birer yazı olarak da okunabilecek metinlerde, sevdiği, etkilendiği kahramanlara ve kitaplara dair kişisel değerlendirmelerini yazmış gibi…

Kurmaca Kişiler Kenti

Gibi ama değil! Emin Özdemir (mi demeli anlatıcı mı demeli şimdi ben de karıştırdım, ilk paragraftaki gerçek-kurmaca yanılsaması içinde) yaşlılığını anlamlandıracak bir arayış içindeyken, kurmaca dünyanın kişilerine sığınmayı aklından geçirir. Yılların birikimini oluşturan okumalara sahiptir. Bu kişileri bir hayalî kent içinde düşünür. Düşüncesinin cazibesinde aklına düşen bir sorunun yanıtını arar ve bulur. Kendisinden önce böyle bir şey düşleyen olmuş mudur? (Buraya kadarki gerçek-kurmaca yanılsaması, bu noktada biter ve sadece kurmacanın hükmü başlar.) Calvino’nun Görünmez Kentler’ini inceler, onunla söyleşir. Sonuçta, Calvino’nun ilhamına kendi okumalarının kişilerini yerleştirerek bir Kurmaca Kişiler Kenti’ni kuruverir. Bu kentin sokaklarında şiir metinlerini içeren şiir taşları ve heykeller vardır; evlerin duvarlarında da içinde yaşayanlarla mutlak bağı olan resimler… Resimler genelde ünlü ressamların tablolarını andırır niteliktedir.(Bilgi Yayınevi, 2012)

Öyle herkeslerin de giremediği, ziyaretçilerinde “düş gücü gelişmiş”liği, kent sakinlerinde, Kaptan Ahab’ın ifadesiyle, “içsel bir dramı” olanların arandığı bu kentte, anlatıcı bir yılı aşkın kalır. Ziyaret edeceği kişileri önceden belirlemiştir; onlar da bir şekilde bundan haberdardır.

Ziyaret edilen kurmaca kişilerin çoğu klasik roman kahramanlarıdır, birkaçı öykü ve oyun kişisidir: Don Kişot (Cervantes, Don Kişot), Emma Bovary (Flaubert, Emma Bovary), Anna Karenina (Tolstoy, Anna Karenina), Zebercet (Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli), Kaptan Ahab (Hermann Melville, Moby Dick), Mümtaz (Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur), Kien (Canetti, Körleşme), Ida (Elsa Morante, Ve Tarih Devam Ediyor), Selim Işık, (Oğuz Atay, Tutunamayanlar), Oblomov (Gonçarov, Oblomov), Willy Loman (Arthur Miller, Satıcının Ölümü), İnce Memet (Yaşar Kemal, İnce Memet), Raskolnikov (Dostoyevski, Suç ve Ceza)

Anlatıcının ev ziyareti yaptığı kurmaca kişiler genelde birbirini tanımaktadır: Emma Bovary Anna Karenina’yı, Anna Karenina Zebercet’i, Zebercet Ahab’ı, Ahab Mümtaz’ı, Mümtaz Selim Işık’ı tanır da Mümtaz’la Tomas tanışmaz mesela (Neden acaba? :))…

Bu kişiler dışında, anlatıcının yolda karşılaştığı, bazılarıyla kısa sohbetler ettiği, bazılarının yanından geçip gittiği başkaları da vardır: Sarah (Fransız Teğmenin Kadını), Anna Sergeyevna (“Küçük Köpekli Kadın”), Julien Sorel (Kırmızı ve Siyah), Robert Jordan (Çanlar Kimin İçin Çalıyor), Rahmi Sönmez (Peygamberin Son Beş Kişisi), Tomas (Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği), Lennie (Fareler ve İnsanlar), Jean Valjean (Sefiller), Yusuf (Kuyucaklı Yusuf)….

Kurmaca Kişiler Kenti, sonlanmamış gibi. Son söyleşi Raskolnikov’ladır ve öncekilerden farklı bir bitişi yok. Devam cildi olabilir. İyi de olur…

Meslekî deformasyon notu:

İDES öğrencileriyle dersin başında bir ısınma turu olarak kullanabilirim bu kitabı. Öğrencilerimin her biri, bir kurmaca kişinin öyküsünü taşısa derse… Her dersin başında bir öğrencim, belki 10 dakikalığına böyle farklı bir paylaşımda buluşsa, konuşsak… Son olarak, her biri kendi okuduğu kitap dünyasından bir kahramanı bu kente değer görse… Bizim İDES sınıfının “kurmaca kişiler kenti” çıksa ortaya… Böyle şeyler de geçti aklımdan okurken.

Emin Özdemir’le yapılan bir söyleşi şurada (Erdal Atıcı, Temmuz 2011)

*** Emin Özdemir, Kurmaca Kişiler Kenti, Bilgi Yayınevi, 2012

Bir Cevap Yazın