Mutlu İnsanlar Kitap Okur ve Kahve İçerler (Agnés Martin-Lugand)

Mesajı adında bir kitap diye düşünebilirsiniz ama bir parça ters köşe yapıyor: Mutlu İnsanlar Kitap Okur ve Kahve İçerler. Kitaplar arasında gezinirken dikkatimi çekti, aldım. Başlıkta kitap ve kahve olduğuna göre içinde de vardır diye düşündüm. Doğrusu biraz dekoratif öge kıvamında kalmış her ikisi de. Başrolde acı, hüzün ve hayatla başetmeyi deneyimleme süreci var.

tam bir yaz kitabı

Tatilin ilk gününde, muhtemelen tatil havasının da etkisiyle, “kitap”, “kahve” ve “mutlu” sözcükleri bende karşılığını buldu.

Diane, bir kazada kaybettiği eşinin ve kızının ölümlerini kabullenmekte zorlanınca çok uzun bir zaman, içe kapanma ve hayattan kopma süreci yaşar. Bu süreçte kendisine yardımcı olabilen tek kişi birlikte işlettikleri kitapkafe “Mutlu İnsanlar”da çalışan Felix’tir. Diane bir gün, eşi Colin’in İrlanda’ya birlikte gitme hayaline sığınarak, Paris’teki hayatını geride bırakır ve tek başına bir iyileşme yolculuğuna çıkar. İrlanda’da Mulranny adlı küçük bir köye yerleşir. Hikâye başlar…

Mutlu İnsanlar Kitap Okur ve Kahve İçerler

Tipik bir “yaz kitabı” olarak bir günde rahatça okunabilecek kitaba dair bundan sonrası, fotoğraftaki mavi postite düşülmüş notlardır:

  • Acıyı külleyecek güçlü deneyimlerden biri yeni bir aşk gibi görünür ve Diane bunu “Büyük aşklar nefretle başlar.” klişesine uygun bir akışta yaşar. Süreç nesnelerle vurgulanır: Ölen eşi unutmamak için hep onun gömleğini üstünde taşırken, bir gün tam da artık ölmeye karar verdiğinde üzerindeki ıslak giysileri çıkaran adamın gömleğini giymesi gibi… Boynunda taşıdığı yüzüğü kaybettiğinde o yüzüğü kendisine getiren adamın, bilmeden yüzükle simgelenen duygu akışını kendisine çevirmiş olması gibi…
  • Paris, Dublin, kitapkafe, fotoğrafçılık, yalnızlık tercihleri… Kitabın arka plan şiiri ama işlenmeye muhtaç… Diane’nin eşinin desteğiyle açtığı kitapkafenin adı, “Mutlu İnsanlar Kitap Okur, Kahve İçerler.” Diane de “mutlu olma” yolculuğu için yanına kitap alır.

kitap demişken birkaç kitaba sığınmadan olmazdı…

Felix’in onun için seçtiği kitaplardan biri Les Chroniques de San Francisco’dur (Armistead Maupin).

Köyde elektriklerin kesik olduğu gece Diane, içindeki ürkme duygusunu biraz da o gün okuduğu Arnaldur Indridason imzalı polisye gerilim kitabına bağlayacaktır.

“Noel efsanesinin kusursuz olması için eksik olan tek şey Dickens masallarıydı.”

Diane, Jay McInerney’in La Belle Vie’sini okuduğu gün yemek de yapmıştır ve yemeğe kalan Edward’la yavaş yavaş ısınan bir ilişkiye adım atmak üzeredir.

Yeniden “Mutlu İnsanlar”ın başına geçiş ve oluşturulan listede farklı isimler: Chuck Palahniuk, Irvine Welsh, Laurent Bettoni.

Eğer, Mutlu İnsanlar Kitap Okur ve Kahve İçerler, “Çivi çiviyi söker.” misali ölümle yitirilmiş bir aşkın yerine yeni filizlenen bir aşkla sonlansaydı, romanın başlığı yerini bulmayacaktı. O zaman, roman başlığı belki “Mutsuz İnsanlar Aşık Olurlar ve Yeniden Mutluluğu Yakalarlar.” olabilirdi. Sonu sürprizli… Okuyacaklara kalsın.

Sonuç olarak, kitap yerine aşkın, kahve yerine sigaranın daha baskın olduğu bir “soap opera”yla günü tamamladım. Yukarıda dediğim gibi, esas kızın “kitap kafe”si, esas oğlanın fotoğrafçılık merakı, Dublin’den mesela James Joyce’a çakılacak bir selam ve kitap ve kahve güzellemeleriyle ince ince örülebilirmiş. Malzeme masanın üstüne konmuş, şöyle bir karılmış, bırakılmış sanki. Uzanan el kime ait ve ne şekilde olursa olsun aslolan kişinin kendisini iyi etmesidir gibi bir sonuç da kitaptan çıkmaktadır ama o da o kadar işlenmemiş halde ki!

*** Agnés Martin-Lugand, Mutlu İnsanlar Kitap Okur ve Kahve İçerler, Epsilon, Haziran 2014

2 Yorum: “Mutlu İnsanlar Kitap Okur ve Kahve İçerler (Agnés Martin-Lugand)

  • Adı, bana da tam oturan ama içeriğiyle ve de işlenişiyle olmasa da olur diyeceklerimizden gibi geldi bana…
    Emeğe sağlık, diyorum böyle olunca ben…
    Sevgiler öğretmenim.
    Kahvaltıyı ne zaman yaparız?

  • elifin günlüğü

    29/06/2014 at 13:48 Cevapla

    Kahvaltı… Ne zaman isterseniz :)

    Kitap bittikten sonra Sidharta’yı düşündüm hocam.Kürkçü dükkanına dönüş ama “bilinç” yolculuğunda pişmiş bir dönüş… Bu kitapta da galiba öyle bir şey aradım.

Bir Cevap Yazın