Öğretici Gerçekten Akıllıysa…

“hayata

Öğretmenler Günü ile ilgili konuşmalarda, genelde öğretmenliğin bir sanat olduğu hatta kutsal bir yön taşıdığı vurgusu hep yapılır. Ben bunun sadece bir kavram karmaşası olduğunu düşünenlerdenim ya da en basitinden öğretmenliği yüceltmek için güzel, anlamlı, bir değer ifade eden sözcükler seçme kaygısından kaynaklandığına inanırım… Öğretmenlik çok çok önemlidir o kadar… Önemlidir çünkü, sonuçlarından kuşaklar etkilenir…

Bir gün, Eğitim Fakültelerinin Yeniden Yapılandırılması çalışmalarında dinlediğim konuşmalardan birinde sık geçen “girdi-süreç-çıktı” sözcükleri o kadar rahatsız etmişti ki, dönüşte okulumu bilgilendirirken bu ayrıntıya da değinmiştim. Öğrencinin yeni  başlayanına “girdi”, mezun olanına “çıktı” denmesini garipsemiştim. Sonra, bunun, eğitim sürecini tanımlayan yaklaşımlardan biri olduğunu eğitimbilimci arkadaşlardan öğrendim.

Kıssadan hisse: Öğretmenlik söz konusu olduğunda, ne kutsallık, ne sanatsallık ne de fabrikaya işlenmek üzere mal göndermeyi çağrıştıran yukarıdaki türden terimlere hiçbir zaman sıcak bakamadım. İlk iki kavram fazlasıyla gerçek dışı, fabrika usulü terimlerse fazlasıyla gerçekçi geldi:)

Sıcak baktığım, inandığım ve en sevdiğim öğretmen hedefi:

“Öğretici gerçekten akıllıysa, sizleri kendi aklının evine sokmaya değil, fakat kendi aklınızın eşiğine doğru yürütmeye çalışır.” (Halil Cibran, Ermiş)

Not: “24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri’nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın… herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir. Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.” (www.meb.gov.tr)

4 Yorum: “Öğretici Gerçekten Akıllıysa…

  • “Öğretici gerçekten akıllıysa, sizleri kendi aklının evine sokmaya değil, fakat kendi aklınızın eşiğine doğru yürütmeye çalışır.” (Halil Cibran, Ermiş)

    İşte bu doğru bir söz…Elinize sağlık..

  • bazı insanlar incecik tülden kanatlarıyla dokunuverirler hayatınıza…duruşu sağlamdır,akıllıdır,çok şey biliyorum ama her şeyi değil diye bakarlar hayata,hüzünleri canınıza vurur ama sözlenmez yine de,zalime karşı durur dostunun hep sağ yanındadır,annedir,kadındır,çocuk olduğunu hissettirir ama yaşınız kaç olursa olsun sizin öğreticinizdir…gecikmiş bir kutlama olsa da tülden kanatlarınızın dokunduğu ben,sizi örnek aldığım her yönünüzle ama illaki öğretmenliğinizle kutlamak istiyorum en derin saygılarımla ve hep sevgiyle…

  • Sevgili Hayriye Hanım,
    Gecikmeli de olsa öğretmenler gününüzü kutlamak istedim. Öğrencileriniz sizin gibi bir öğretmene sahip oldukları için çok şanslılar. Ne mutlu size.
    Yazınızı okuyunca aklımdan geçenleri izniniz olursa eklemek istedim. Girdi-süreç-çıktı gibi kavramlar hayatımıza kalite yönetim sistemleri ile girdi maalesef. Fabrikalardaki üretim proseslerine uyguladığımız akış diyagramlarını hayatımıza entegre etmeye çalıştık, eğitim ve sağlık sistemi de bunlara örnektir.
    Bir prosedür ile fabrikada yapılan üretimi anlatabilirsiniz. Hatta sorgu baklavaları çizer ve oldu olmadı diye sorgular, olduysa yol verir olmadıysa süreci tekrar başa döndürürsünüz. Ya eğitimde öyle mi? Olmadıysa başa dönerek olmayanı oldu yapabilir miyiz, ya da ıskartaya çıkarabilir miyiz yanlış tedavi edilen bir hastayı?
    Selamlar, sevgiler.

    • elifin günlüğü

      02/12/2009 at 17:44 Cevapla

      Çok teşekkürler… Çocuklar bazen kendi beklentileri doğrultusunda “şans”ı başka türlü değerlendirseler de her koşulda, onlar da iyi ki varlar…

Bir Cevap Yazın