Luisito (Susanna Tamaro)

Susanna Tamaro‘nun bu ay yayınlanan son kitabı, Luisito…Yaşlı, emekli bir ilkokul öğretmeninin, yalnız geçen yıllarına eklenen bir papağan… bildik bir öyküyü anlatır aslında: Çocuklarının telefonla aramayı yeterli saydığı, iyi bakmak denince huzurevine yerleştirmeyi anladığı bir yaşlı insanın, kendi başına varolma çabası.. Papağanı, bu varolma çabasında, sürpriz bir biçimde hayatına...

Masumiyet Müzesi (Orhan Pamuk)

Başlığı, “Masumiyet Müzesi yahut Samanyolu” olarak koymayı düşündüm; ama, yazarına haksızlık etmek de istemedim. Yine de Kerime Nadir‘in Samanyolu’nu okuyan ya da Hülya Koçyiğit‘li Ediz Hun‘lu Samanyolu filmini izleyen herkesin aklına bir biçimde bu eserlerin geleceği muhakkak….Fark, bu kitabın kavramsal düzeyde bir problemi de ayrıntılı işlemesi. Başlarda sıkça geçen, “sonuna kadar gitmek” yahut bakireliği önemsememenin modern...

Dali Sergisi…Paylaşım…Trafik Kazası…

Geçen hafta sonu: Tanıtımda, bir mabede girer gibi bir etkiyle sergiyi gezeceğimiz söylenmişti. Öyleymiş. En tanınmış tablolarla karşılaşmasam da, bir önceki kentte odamın duvarında duran bir reprodüksiyonunun orjinalini görme hevesim gerçekleşmese de, iyi ki gitmişim diyebilirim rahatlıkla. Özeti, Dali bir cümlede toplamış zaten: “Hayal gücümün atını sonsuza dek sürmediğim bir...

Küçük Yaramazımız

Günün sürprizi, bir yavru kanarya…üç kişilik minik bir öykü…birimiz için, yalnızlıkta ses; birimiz için, Silmarillion (J.R.R.Tolkien) içindeki elflerin dünyasına selam (kanaryaya Finarfin* adını uygun gördü çünkü); benim için, sıcacık bir gülümseme… Kim demiş, kanarya evcilleşmez diye… Ben çalışma kağıtlarımın kenarında bazen üstümde başımda gezinen kanaryacığı ne çok sevdimm. Evimize konuk...

“Sevdiğim Kadın Adları Gibi”

Teşekkürler Akgün Akova..Güzel sohbetiniz ve ille de “şiir nedir” sorusuna duyabileceğim en güzel yanıtı, sahnede sözcüklerle yazdığınız için..Beni unutmadığınız için ve dileğiniz için..Sevdiğiniz kadın adlarından biri, benim için de biriciktir, hatta bu blogun adıdır..Ada benim yüklediğim ya da zaten yüklenmiş olanı söze döktüğüm anlam, ilk blog yazımda vardır. Sizin...

Yaşam Irmağı

Galiba Mavi Tüy‘ün giriş öyküsüydü. Bir öğrenci yıllığına yazdığımı da hatırlıyorum; Sophie’nin Dünyası’ndaki bir öyküyle ilişkilendirip öğrencilerimle paylaştığımı da… Irmağın derinlerinde taşlara sıkı sıkı tutunarak yaşamlarını sürdüren canlılardan biri, bir gün taşlara tutunmayı bırakıp akışa kendini bırakmak ister. Çevresindekiler karşı çıkar. Akıntıda savrulup yiteceğini söylerler. O vazgeçmez. Savrulur, yalpalar,...