Prag… Kafka…Yedi Günah…Dr.Jivago

(Kafka Meydanı / Prag)

Öncesi:

-Sen şimdi Kafka’lı bir eşya da alırsın oradan!
-Alacağım tabii. Kesinlikle elimin altında bir “kafkaesk” kupa olur mesela. Ha bir de Kaan Hoca’ya Kafka’lı bir kalem alma niyetim var.”

20170704_154913

Ülke gezilerinden iz niyetine benim merakım aslında kalemlere ama bu kupa da üniversite yıllarımın okumalarına gönderdiğim daha derince bir iz…

Zeynep Oral’ın satırları da bir kenarda dursun lazım olacak:

“Prag, Kafka’nın doğduğu ve yaşadığı kent… Habire kaçmaya çalıştığı, kendini tutsak hissettiği, boğulur gibi olduğu, nefret ettiği kent… Nereye giderse gitsin, bir an önce dönmeye çalıştığı, uzak kalamadığı, hep sığındığı ve aşık olduğu kent… Kafka’nın Prag’la ilişkisi, tam bir aşk-nefret ilişkisi.

 

Belki nerede yaşasa bu ilişkiyi kuracaktı kentiyle; belki de bu kentte yaşadığı için “Kafkaesk” özelliklere sahip oldu. Yaşadığı dönemde (1883-1924) Prag’a egemen olan Çek- Alman-Slav-Yahudi nüfusun bölünmüşlüğü ve birbirini dışlaması… İki dil (Almanca ve Çekçe) arasında kimlik çatışması… Despot bir babaya isyanla boyun eğme arasında gidip gelmeler… Nefret ettiği bir işte memur olarak çalışmak…

 

Görmediği kadınlara aşık olmak, yazarak aşık olmak… Bir yüzyıldan ötekine geçerken Avrupa’nın içinde bulunduğu ortam… Günden güne anlamını yitiren bir dünyada korkular , kuşkularla baş etmeye çalışmak… Varolmayı sürdürmek, çıldırmadan sürdürebilmek için , Kafka’nın bulabildiği tek yol yazmaktı…

Hayır, Kafka, Prag’ı yazmadı, kentini tasvir etmedi. Ama tüm yapıtlarında Prag vardı. Prag onun düşlerinin ve kabuslarının ayrılmaz parçasıydı.” (Zeynep Oral, Cumhuriyet, 12 Kasım 2005)

Sonrası:

Prag’a dair kafamda bir görüntü –beyaz, kıvrımları bol bir kremalı pasta kıvamında şehir– ve bir algı –Kafkaesk bir hüzün– vardı. Görüntünün kıvrımları sivrileşti ve göğe yükselen sayısız kuleye dönüştü. Şanına yakışır bir “bin kuleli şehir”miş sahiden de… Renk beyazdan, yeşile, pembeye ve birkaç renge daha büründü. Kafkaesk duruma gelince, ağustosun ortasında açıkçası bir Kafka hüznü yaşamadım, hissetmedim de… Şimdi aklımda, Vltava nehrinin iki yakasında kurulu rengârenk, ince ince işlenmiş bir masal şehir kaldı, siluetini kulelerin belirlediği bir güzel şehir.

prag17-kafkameydanı (5)Yola çıkmadan önce Kafka’nın izini sürebileceğim adreslere bakmıştım ama tur rehberinin Kafka’yla hiç ilgisi olmaması kötü oldu. Kafka Müzesi’ne gidemedim. Giden bir aileden de kapalı olduğunu öğrendim. Buna karşılık, merkezdeki Kafka Meydanı’nı ve oradaki Kafka evini görebildim. Ne kadar doğru bilemediğim bir yorumu rehberden sıkça dinledim. Çekler Kafka’yı o kadar çok sevmez ama üstünden para kazanmayı iyi bilir görüşünde.

prag-kafkameydanı

Kafka Meydanı’nda Cafe Kafka

  • Prag’a indiğimiz ilk akşam, Vltava nehrinde bir tekne turuna katıldık. Prag’ın bendeki ilk resmi böylece ışıklı bir masal kenti olarak oluştu. Küçük bir teknede yemekli ve müzikli bir akşamdı. Bir ara Dr.Jivago’nun ünlü müziği çaldı. O müzik ve gece ve Prag… Ne diyeyim başka!
  • Prag için “Orta Çağ” ve “Rönesans şehri” nitelendirmeleri de yapılıyor.  Orta Çağ’ı Astronomik Saat (Prague Orloj/Saat başındaki atraksiyonunu görmek için biz beklemedik ama YouTube’ta şu linkte “ölüm”ün de ipimizi çektiği anlar izlenebilir. Saat üzerinde yedi günah da simgelenmiş.),

Avrupa mimarisinin yüzyıllara yayılmış örneklerini (mesela, 920’lere inen St.Georges Bazilikası, 1232’lere tarihlenen, Cizvitlerden kalan ve şimdi üniversite kütüphanesi olarak kullanılan Clementinum, 18.yyıldan barok St Nicolas Kilisesi) bir arada görme şerefinin, II.Dünya Savaşı’nda Hitler’in insafına kalmış olması da pek ironik!!! Adamın Prag sevgisine borçlu kalmışlık!!!

Prag, kesinlikle ikinci kez ve bir turdan bağımsız olarak tekrar görmeyi ve sokaklarında kaybolmayı isteyeceğim bir şehir…O zamana kadar, kameraya çektiğim görüntülere talim… Viyana’ya bir daha gitsem, müzelerini ziyaret için olur; Budapeşte’ye dair epeyce bir fikrim oluştu ama açıkçası buraya düştüğüm notlardan daha fazlasına, bir dolu fotoğraf karesine ve videoya sahip olmama rağmen Prag, hiç yetmedi.

Bir Cevap Yazın