Sanal ve Gerçek Dünyanın Tasarım Bebekleri

Huxley, 1932’de Cesur Yeni Dünya romanında, ideal toplum projesine uygun ve ona hizmet edecek “tasarım bebekler”in üretimini hayal etmişti.

tasarım bebekler

Bu, dün medyaya düşen “tasarım bebekler” haberinden (Ağustos 2017):

“Tarihte ilk kez insan genleri bu araştırmada başarıyla değiştirildi. “Hatalı genler” düzeltilerek kalp hastalığına neden olan mutasyon riski ortadan kaldırıldı. Ayrıca bu işlem yapılırken DNA’daki diğer genler hasar görmedi.

Araştırma bilimde bir çığır olarak kabul ediliyor.

İnsan embriyosu laboratuar ortamında genetik mühendisliğe tabi tutuldu. Yani araştırmada kullanılan embriyo büyüyüp bebek olmayacak. Ancak yine de uzmanlar artık “tasarım bebeklerin” hastanelerde görülmeye başlamasının yakın olduğunu söylüyorlar. Kalıtsal yolla anne ve babalarından “kötü genler” miras alan bebekler böylece daha doğmadan ve hastalıklar oluşmadan iyileştirilebilecek.

Genetik mühendislik özellikle insana uygulandığında etik eleştiri ve korkuları da beraberinde getiriyor. Çünkü hastalıkların ortadan kaldırılmasının yanı sıra örneğin daha zeki veya daha atletik bireyler olarak büyüyecek bebekler de ‘tasarlanabilecek.’ Hatta iş bir gün “Sarışın mı esmer mi olsun” gibi konulara kadar varabilecek.(Hürriyet )

Bu,  Aldous Huxley’in 1932 tarihli Cesur Yeni Dünya romanından:
cesuryenidunya-1Bu da 2012’de roman üzerine düştüğüm blog notundan (Cesur Yeni Dünya):

Anne ve baba sözcüklerinin cinselliği çağrıştırdığı, doğumun aşağılandığı ve ilkel bulunduğu bu dünyada, embriyolardan istenen niteliklere uygun insan sınıfları üretilmektedir. Zeka gerektirmeyen işleri yapacak epsilonlarla üst düzey zihin becerilerine sahip alfalar arasında, toplumsal iş bölümünün gerektirdiği maddi manevi her basamağa uygun insanlar, üretim bantlarında adım adım üretilirler. Bantın her adımında, kuluçkadan şişeleme aşamasına kadar bir dizi kimyasal, biyolojik işlemlere tabi tutulurlar. Her gruptaki insanların da bir şeyi eksik ya da fazla katılmış olmasına göre “+” ve “-“ versiyonları mevcuttur. Mesela, romanın baş kişilerinden Bernard Marx, oluşum sürecinde kazara alkole maruz bırakıldığı için diğer alfalara göre biraz çelimsiz bir “alfa artı”dır. Yine baş kişilerden Humboltz Watson ise, kusursuz üretimin bir örneği olarak her açıdan dengeli ve mükemmel bir “alfa artı”dır. Ayrıca, diğer alfa artılardan farklı olarak, yeni dünyayı insani bulmayarak eleştirmektedir.

Şimdiye not:

Tasarım bebekler üzerine bir akademisyenle konu üzerine sohbet edildi. Akademisyen, bir zamanlar bitkilerin genetiğiyle ilgili çalışmalar başlatıldığında asıl amacın olası yiyecek sıkıntıları ve sağlığı ile ilgili olduğunu hatırlattı. GDO yan ürün olmuş! İnsan genetiği çevresindeki çalışmaların odağında da hastalıkların azaltılması var. GDO insanı da kapsar mı? Kim bilir… Hastalık, şiddet vb. bütün olumsuzluklardan arınmış ideal dünya tasarımına dayalı “cesur yeni dünya”nın ütopik mi distopik mi olduğu kadar tartışmalı…

(EK/5 Ağustos: Tv programında “DNA’sı değiştirilmiş insanlar” tanımlaması gördüm.)

Bir Cevap Yazın