Selim İleri İçin Daktilonun “a” Tuşu

Yaşadığım İstanbul kitabı ve Aydın Doğan Öykü Ödülü dolayısıyla Okan Bayülgen’in konuğu  Selim İleri’ydi. Zamanın insanın ve eşyanın üstünden geçmesini hoş bir eşleştirmeyle verdi:

“Hâlâ daktiloda yazıyorum. Sabah kalktığımda sağ bacağım tutmuyor. Daktilomun da ‘a’ harfi basmıyor.”

Babadan kalma, doksan yıllık klasik bir daktiloda tek parmakla yazıyor. Elektrikli daktiloyu, bu daktilodan çıkan sesin rahatsızlığı dolayısıyla kullanamamış; bilgisayarı ise sevmemiş. Yakında daktilo sarf malzemesi de biterse el yazısına dönecekmiş.EK (Akşam):

Selim İleri

Dün gece TV8‘i açtığımda tam da Bayülgen, Selim İleri’den sonra Nilgün Belgün’le söyleşiyi sürdüreceğini söylüyordu. Sabah aynı kanalı açtığımda da bu kez tam da Selim İleri ile söyleşiye başlanacağı ana denk gelmiştim.. Kulağım televizyonda, elim kolum okula taşınacak ders materyalinin telaşında izledim programı. Keyifliydi. Kenara düştüğüm notlar:

Daktilo muhabbetinden Bayülgen’in ifadesiyle, “hayatın içinden alınmış notlar”ın nasıl kaydedildiğine geçildi. Selim İleri, küçük defterlere, belleğine, “oraya buraya”, genelde kağıtlara notlar aldığını söyledi.

Tanışıklığın ve ortak paydada belki Galatasaray Lisesinden geçmişliğin verdiği ortaklıkta, edebiyata yatkın ve ilgili bir dille sorularını yönelten Bayülgen’i bu kez daha merakla izledim. Sorularından biri, Selim İleri’nin neden şiir yazmadığıydı. Yanıt:

“Ömrüm boyunca hep şiir yazmak istedim. Şiirle de beslendim. Ama…”

Şiiri denemiş ama kötüymüş yazdıkları; belli ki kendisinden geçer not alamamış.

Sorusu hüzünlendiren, verilen  yanıta karşılık gerçekliği de aynı hüzne tabi olan can alıcı bir soru:

“Neden yeterli alkışı almıyorsunuz?”

“Bu, insanın kendisini pazarlama meselesi. Ben çekingen bir insanım. Kitabınız çıkacak; siz onun peşinde koşacaksınız. Ben yapamam.”

(Program bittiğinde kanalları geçerken, Selim İleri’nin bugün  NTV’de Mehmet Barlas’ın da konuğu olacağını öğrendim. Çark… Zorunluluk… Pazarlama…Gerçeklik…)

Başka bir soru olmayan soru yahut soru hükmünde saptama ve yanıt:

“İstanbul’un duygusal tarihini tutmuş bir adamsınız ama sadece bu değilsiniz!”

İleri, ciddi bir siyasî geçmişi olduğunu ve bunu eserlerine de yansıttığını ama nedense pek fark edilmediğini, edebiyatın sınırları içinde kaldığını belirtti.

Söz, şimdilerde “İstanbul romancısı” olarak anılan Selim İleri’nin bir dönem de  Fethi Naci‘nin bir yazısı dolayısıyla, “hüzünlerin ve yalnızlıkların romancısı” olarak anıldığına geldi. İleri, gülümseyerek bu temaların dışında yazdığı eserlerin tutmadığını söyledi.

Kendine dönük birkaç saptaması da vardı. Her Gece Bodrum‘la Türk edebiyatının ırmağında sağlam tutunan Selim İleri, o yıllardaki kendini “şımarık, çok hırslı ve çok hırçın” buluyor. Pişmanlık uyandıran bir değerlendirme… Aidiyet noktasında ise evcimen görünmesine karşın, yersiz yurtsuzluk duygusu baskınmış:

“Hep kendimi oldum bittim yersiz yurtsuz hissettim.”

Son not, öğretmenlerin kırık notlarına ve olumsuz duygusuna yönelik olsun: Kendisini ne Galatasaraylılığa ne de bir başka okula bağlı hissetmediğini, haksızlığa uğradığını; mesela çok okuyan bir öğrenci olmasına karşın edebiyat derslerinde başarılı görülmediğini anlattı.

Bu sabah okula yetişemeseydim müsebbibi kendisi olacaktı ama sanırım şikayetim olmayacaktı.

2 Yorum: “Selim İleri İçin Daktilonun “a” Tuşu

  • pınarkürü izlemiştim.. eskiden bu daktiloların bakımını apan insanlar vardı.. benzine oturtulurdu yılda bir kez.. sarf malzemesi de bulunmuyor diye bilgisayara geçmiş ama .. o harf basmadaki ses..satırı başa alma sesine eşlik eden bir cümle daha bitti duygusunu çok özlüyormuş… not almak için hala lisede satın aldığı tepeden tutturmalı notluğu kullanıyordu.. =)

    yeni keşfettim epeyce geriye giderek okurken çok keyif aldım.. sizi..
    keyifle olsun tüm yazılar..

    atalet

  • elifin günlüğü

    15/03/2012 at 17:51 Cevapla

    Ben, master tezimi daktiloda yazmıştım. Notebook’ta doktoramı yazmaya başladığım gün daktilodan çok çabuk vazgeçtiğimi hatırlıyorum.Kuşak farkı da etkili herhalde…

    Sonda belirttiğiniz düşünceniz için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın