Sessiz, Sakin, Dingin…

Kalabalık bir bayram… Boncuk, hep böyle olsun istiyor… Kanaryacık, elindeki tabureyle ardından koşturup duran ufaklık sayesinde, kalbi küt küt, kanat çırpıp durmakta… Ben… Bu kadar ses bana biraz fazla gibi… Bıcırığı çok seviyorum ama… Yorum yok:)

Sessizliği sevdiğimi biliyorum sadece… Belki hep konuşmaya ve konuşturmaya dayalı bir mesleğin içinde olmakla ilgilidir, kim bilir… Mario Levi’nin Karanlık Çökerken Neredeydiniz? romanında, “sessiz kalma ve suskunluk” en sık geçen sözcüklerden… Anlamak, sessizlikle… Tepkiler, sessizlikle… Ne diyeceğini bilememek, sessizlikle… Sohbetin en derini, sessizlikle…

“Ne diyebilirdim. Sadece susmakla yetindim tabi. Sadece susmakla… Susmanın bir kez daha anlamayı hissettirebileceğine inanarak…”

2 Yorum: “Sessiz, Sakin, Dingin…

  • ne güzel oldu böyle sizi her özlediğimde kahvemi alıp okuyorum.sizi çok özlüyorum,her satırda biraz daha hayran olarak:)

  • elifin günlüğü

    21/09/2009 at 16:06 Cevapla

    Ben de notlarımı buraya sıcacık bir kahve eşliğinde düşüyorum… Benimle aynı dilden öğrencilerimin de okuduğunu bilerek bazen:)

Bir Cevap Yazın