Şiir Hikâyeleri (Haluk Oral)

“edebiyatın da magazini olur mu?”

Bu sabah, bir magazin sunucusu, diğerine “Edebiyatın da magazini olur mu?” diye sordu. Sunucunun amacı, soru etrafında bir tartışma açmak değil, yazar Ülkü Burhan’ın Kalbim Sana Emanet kitabına geçiş yapıp yazarla söyleşiyi başlatmaktı. Ayrıca, neden olmasındı ki? Her şeyin ve âlâsından edebiyatın da magazini olurdu elbet. Kullanıldığında kime, neye yarayacağı önemliydi yahut önemsiz…

şiir hikâyeleri

Eski meslektaşım olduğunu öğrendiğim Ülkü Burhan’ı dinlerken, aklımdan, daha önce okumuş olduğum başka bir kitap geçti: Haluk Oral’ın Şiir Hikâyeleri(Bir dönem, sınavda sorulacağı gibi az biraz önemsiz! bir teşvikle, öğrencilerimize okumalarını salık vermiştik ve öğretmenlerimizden biri, kitapta geçen kitap ve eser adlarından öyle esaslı bir bilmece hazırlayıp sormuştu ki… Çocuklara acımıştık sahiden… ) İki kitap arasındaki farkı merak edip nete bakınca, Ülkü Burhan’ın Haluk Oral’a yaptığı yakın tarihli bir söyleşiye denk geldim. Gerçi yazının tamamını okumak için Edebiyatist’in ilgili sayısını almak gerekiyor ama doğal bir yazı etkileşimi olduğu belli…

Dost’a gidince Ülkü Burhan’ın kitabına bakacağım. Yeri gelmişken, daha önce olduğu gibi, öğrencilerimizi sorumlu tuttuğumuz kitaplara dair okumalarımı -haliyle- buraya yazmadığım zamanı telafi edip Şiir Hikâyeleri’ne dair birkaç not düşebilirim:

Şiir Hikayeleri (Haluk Oral)

Doğan Hızlan, “ilgi çekici bir edebiyat arkeologu” olarak nitelendirdiği Haluk Oral’ın Şiir Hikayeleri ile yaptığını;

“bizim okuyup da geçtiğimiz, sadece bir şiir, bir öykü olarak baktığımız metnin ardındaki gizler, yazılma nedenleri, esin kaynakları”

nı araştırmak şeklinde özetlemiş. Haluk Oral, kendisini böyle bir araştırmaya yönelten bir anektodla “ifade-i meram”ını dile getirmiş. Bir sergiden aldığı iki soyut resmin ressamı, merak ederek neden onları seçtiğini sormuş. Haluk Oral, resimlerde gördüğü anlamı söyleyince, ressam, “Hiç böyle düşünmemiştim. Ama hoşuma gitti.” demiş. Kendisinin yüklediği anlamlardan söz etmemiş. Oral, merak ettiğiyle kalmış ve merakını şiirlerin dünyası için de sürdürmüş. Şiir Hikayeleri, bu merakın ve iz sürmelerin ürünü:

“Aynı düşünceye sevdiğim bir şiiri okuduktan sonra yeniden kapılırım: Acaba sevdiğim şiiri, şairin söylemek istediğini anladığım için mi, yoksa, bambaşka bir anlam yükleyecek mi sevmiştim? Bu sorunun yanıtının çok zor, belki de imkânsız olduğunu fark ettikten sonra sadece şiirlerin hikâyeleri ile yetinmeye karar verdim. Ara sokaklara saptım, şairlerin çevreleriyle ilgili bulabildiklerimi topladım. Neticede her şiirle ilgili bir sürü malzeme birikti. Bir araya geldiklerinde de ilginç bağlantılar fark ettim. Her şiir farklı sorular sordurdu. Ben de her birini farklı bir noktadan yaklaşarak incelemek, kimi sorulara cevap aramak gereğini duydum.

Bulduğum cevaplar, söz gelişi Orhan Veli-Yahya Kemal ilişkisi, edebiyat tarihini değiştirmese bile, yanlış bilgileri bir nebze olsun düzeltebilir umudundayım.”

Adı, içeriği karşılıyor. Okur, Şiir Hikâyeleri’nde, şiirlerin arkasındaki insanları, insan hikâyelerini, o hikayelere sinen duyguları ve bütün bunların dergi, kitap sayfalarına düşen resimlerdeki, el yazılarındaki, karikatürlerdeki nostaljik izlerini sürüyor. Keyifle okuduğumu hatırladığım içeriğe bu not için tekrar baktım:

  • “Lavinia
  • Kurtuluş Savaşı Destanı’ndan
  • Hasretinden Prangalar Eskittim
  • Tohum
  • Orhan Veli, Yahya Kemal yahut Efsane’nin Öyküsü
  • Kaldırımlar
  • Bir Beyrut Hikâyesi ve Hürriyet
  • Sere Serpe ya da Bella
  • O Belde İçin Bir Sadeleştirme Çalışması
  • Yahya Kemal’den Salim Rıza’ya Bir Rübai
  • Tutunamayanlar ve Sevin Seydi”

Yok, son satırdaki hata değil. Yazarın açıklaması:

“Tutunamayanlar romanındaki ‘Dün, Bugün, Yarın’ şiiri onun bu kitapta yer alması için yeterli bir neden bence. Ayrıca hem İş Bankası Kültür Yayınları bu bölümü çok istedi, kendilerini kıramadım, hem de böylece Tutunamayanlar’ın bendeki daktilo metninden edebiyat dünyasını haberdar ettim.”

Bu da benim kitabın arasından çıkan ödevlendirme sayfasından, bana nostalji. :) Lise birinci sınıfta, bu kitabı okuyan çocuklar, bu yıl üniversiteye başladılar.

Hikâyeler nostaljik olsa da duygular her daim bâki ve taze… Şiir Hikâyeleri de öyle…

*** Haluk Oral, Şiir Hikâyeleri, Türkiye İş Bankası Kültür Yay., İst., Mart 2009 (2.baskı)

Bir Cevap Yazın