“Şiir Şiir Türkiye”

Bu sabah, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın son tanıtım filmi dikkatimi çekti. Dizeleri tanıyor gibiyim ama sanki şiirde şu sözler yoktu… derken… bu sözler şu şiirde geçmiyor muydu? Velhasıl, tanıtım bitti ve “şiir şiir” Türkiye’nin anlatıldığını gördüm. Tanıtım sonunda da dizelerin sahipleri olan şairlerin alfabetik dökümü verilmişti: Adnan Özer, Arif Ay, Arif Nihat Asya, Attila İlhan, Bedri Tahmi Eyüboğlu, Erdem Bayazıt, Kemal Tahir, M.Atilla Maraş, Nurullah Genç, Ömer Bedrettin Uşaklı, Refik Durbaş, Yahya Kemal Beyatlı, Yavuz Bülent Bakiler ve Ziya Osman Saba.

Sözün özü, “Şiir Şiir Türkiye”de, Türkçenin farklı şairlerinden seçilen dizelerle Türkiye’nin farklı coğrafyalarından görüntüler kolajlanmış. Hoş olmuş. Şair coğrafyası, bir ikisi dışında Hisar geleneği ekseninde sınırlandırılmış olsa da…

“Şiir Şiir Türkiye”nin şiir kolajı:

Metin,  Bedri Rahmi’nin “Türküler Dolusu” şiirinden alıntılarla başlıyor (Karadeniz Teknik’te okurken bir grup Ordulu arkadaşımın Ordu ve Bedri Rahmi tutkusuna gittim gülümseyerek ve özlemle):

Hey hey, yine de hey hey
Salınsın türküler bir uçtan bi uca…

Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var

Sonra Nurullah Genç’in “Siyah Gözlerine Beni de Götür” şiirinden bir dize (hâlâ benim için, Erzurum’da, Orhan Okay hocamın davetiyle bir doktora dersimize konuk olup bize NuYaGeVa’yı anlatan genç adam…) :

Bin bir türlü kokuyorsa yaylalar

Refik Durbaş’ın başlığıyla bile Anadolu’ya bir geziye davetiye çıkaran “Çaylar Şirketten” şiirinden:

Sevinç açar aydınlığımın dağlarında

Sevda açar şafağımın bahçelerinde

erzurumdacay

Şiirin Erzurum köşesi…Çayların açık olması bizim tercihimizdi. Burası da merkezde, binalar arasında ama serin kendine çeken bir çayhane…

“Memleket” deyince ilk akla gelen şairlerden Ömer Bedrettin Uşaklı’nın “Anadolu Hasreti”nden iki dize:

Titrek sahillere güneş doğunca,

Gözlerim, görünmez dağları selamlar

Kolaj için seçilen dizelerden birkaçının yer aldığı “Türkiye” şiiri, Attila İlhan’a ait. Onun bilindik romantik coşkusunun sözcüklere daha “millî” aktığı ve videonun ruhuna da eş olduğunu düşündüğüm “Türkiye” şiirinden:

Sen Türkiye’sin ekmeğim tuzum Türkiye

Alnımın teri gözlerimin nuru Türkiye

Saray Bosna’da, yağmurlu bir sabah, Osmanlı Çarşısı’nın girişindeki sebilin önünde, “Sebil ve Güvercinler”i” hatırladığımı hatırlıyorum şimdi. Alıntılanan şiir, Ziya Osman Saba’nın “Bu Sakin Öğle Vakti”:

Yeniden yapraklanan şu çınarın gölgesi

Şu beyaz minareden dökülen ezan sesi

Arif Ay’dan hem de “Erzurum” (“Şiir Şiir Türkiye” benim için biraz da Erzurum oldu şimdi, doktora günlerini ve devamında bir şiir etkinliğini hatırlayınca) :

Ve tesbihe dönüşür zaman

Geçer parmak uçlarımızdan

Üsküp’te gezerken, sanki bir ara sokaktan çocuk sureti çıkacak diye umup kendisini oralarda hayal ettiğim Yahya Kemal’in “aziz” tuttuğu İstanbul’a güzellemesinden…”Bir Başka Tepeden”:

Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada

Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan

Adnan Özer’in “Seni Seviyorum” şiirinden:

Türküden türküye geçer ırmak

Toprak yaz yağmurlarıyla oynaşır

M.Attila Maraş’ın “Aney” şiirinden(ifade sıcacık geldi birden, “zılgıt” kısmı Karadeniz’e uzak olsa da…):

Düğünlerde davullar vurulur

Zılgıtlar çalınır

Kemal Tahir’in daha az bilinen şair şapkasının ürünlerinden “Neye Benziyoruz”’dan:

Velhasıl yalnız kalamıyoruz

Kalabalık bir haldeyiz

Davudî sesini işitir gibi olduğum Yavuz Bülent Bakiler’den:

Türkiye’m, anayurdum, sebebim, çarem…

Taşına toprağına vurgunluğum bundandır

Erzurum’da yıllar önce Hisar şairlerinin konuk edildiği programda dinlediğim Erdem Bayazıt’ın “Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair” şiirinden (Umarım yanılmıyorum,en net hatırladığım isim, Feyzi Halıcı idi .):

Bütün bunların üstüne
Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim

Attila İlhan’ın üstte bahsi geçen şiirinden:

İnsanların insanların, ah senin insanların

Kolaj, Dedem Korkut misali, “dua”yla da sonlandırılmış. Belki de bir Türkiye güzellemesi olarak, sahiden “kaside” gibi düşünülmüş, dua da sonuna eklenmiştir. Öyle midir merak ettim doğrusu. Neyse, “Dua”, Arif Nihat Asya’dan:

Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız
Ve vatansız bırakma Allah’ım.”

EK:Yazıyı tekrar okuyunca… Kendi hayatımın minik bir kolajı da “şiir şiir” çıktı gibi sanki… Ben de Türkiye’yim, bütündeki “zerre”cik misali yahut tersi… :)

Bir Cevap Yazın