“Türkçe Katında Yaşamak” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

Manga, “We Could Be The Same” şarkısıyla,  Norveç’te yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’nda ikinci olmuş.. Öncesinde de Sertap Erener’in aynı yarışmada birinciliği vardı: “Everyway That I Can”… Emek vermek ve başarmaktan daha güzel ne olabilir ki… “Türkçe Katında Yaşamak” tercihi olabilir meselâ…

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın, geneli bana hamasî gelen ama başlığını ve son dizesini çok sevdiğim “Türkçe Katında Yaşamak” şiirini bir anasım var:

Seslenir seni bana “sonsuz”

Der ki çoğal,

Der ki uzan mutluluğuna

Usun, iyiliğin, doğruluğun,

Bir bilinmeyenden bir bilinene dek

Türkçe, varolduğumuz.

 

Türkçe, nice desem seni,

Onca güzelim.

Görünmek, derinleşmek,

Dolmak;

Seni düşünürüm, düşünürüm,

yarı karanlıklarda, dal,

Anlarım onca.

 

Bir bölü beş, bir bölü dokuz,

Bir bölü bin üç!

Ayrılık anlamların öylesine azar azar dağılır,

Ta doğudaki balık,

Duyar kokusunu

Ta batıdaki yoncanın.

 

Seslenir seni bana yakın uzak,

Yeryüzü mavisinden gökyüzü yeşiline,

Tutsak uluslar var ya, geceler boyu

Onlar için,

Yitik özgürlükler için,

Türkçe haykırmak..

 

O süre yaradılış dar iken

Düz iken, yassı iken,

Daha’lar,

Daha’lar,

Daha’lar daha’lara karışmış,

Sınırsızlığın getirmiş yarınları.

 

Konuşamaz iken, o yusyuvarlakta,

Diyemez iken,

Artısı eksisi almış götürmüş

Toprağın bitkilerden arta kalan sağlığını,

Sıcak uzun

Bir kişiler geleceğine.

 

Seslenir seni bana bir duru su,

İçinde masallar, uygarlıklar saklayan,

Eski ozanlar kazımış ilk yazıları ilk anıtlara,

Yankılanır

Alandan alana, uçsuz bucaksız,

Evrenden akınlarının uğultusu.

 

Ama bağışla beni, unutmuşum,

Yıldızını, güneşini, ayını, utanmadan..

Öyle köksüz günlerim gelmiş

bozkır çadırlarında çırılçıplak,

Unutmuşum ana demesini bile,

Öykünmüşüm türküsünü ellerin,

Ağzıma bir kara düşmüş, bağışla beni.

 

İşte and içiyorum,

Bütün ölüler adına,

Bütün gençler, bütün doğacak çocuklar adına,

Varacağım deyişine gündüz gündüz,

Varacağım Tanrı’ya dek,

Soluğumda soluğun..

 

Seslenir seni bana “ova”m, “dağ”ım,

Nere gitsem bulur beni arınmış.

Bir çağ ki akar ötelere,

Bir ak.. ki yüce atalar, bir al.. ki ulu oğullar,

Türkçem, benim ses bayrağım…

(Güncelleme-Eylül 2017: İçinden Türkçe geçen bir birincilik…)

“Bu yıl İsveç’in başkenti Stockholm’de 61.’si düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nın kazananı belli oldu. Eurovision Şarkı Yarışması’nı, “1944” adlı şarkısıyla Ukrayna’yı temsil eden Kırımlı Tatar sanatçı Jamala (Cemile) kazandı. Jamala’nın, büyükannesi ile Kırım Tatarlarının yaşadığı trajediyi anlatan, Türkçe nakaratında “Yaşlığıma toyalmadım, Men bu yerde yaşalmadım” sözlerinin yer aldığı “1944” adlı şarkısı, 534 puanla birinci seçildi.(Hürriyet, 15.5.2016)

Bir Cevap Yazın