İnsanın Merakla İmtihanı

Dün, muhtemelen eğlencelik niyetine açılan bir forum başlığında masal anlatılması isteği vardı. Nazan Bekiroğlu‘nun kitabını okuduğum günden beri içimde taşıdığım iki metnin özünü oraya yazıverdim:

mavi sakal

“İnsanoğluna çok meraklı olmanın yanlış bir şey olduğu(!) dersini vermeye niyetli iki masal: Yedi Peçeli ve Mavi Sakal… Birinde sevgilinin yüzünü örten yedi peçeden altısını açmaya izinlisiniz ama asla yedinciyi açamazsınız. Cıssss… İkincide Mavi Sakal’ın hatunu olarak 40 odalı evin 39’unu açabilirsiniz, 40.kapıyı yoklamak yasak. İkinci cıssss….”

Bunların bahsi Lâ’da yok. “Yasak meyve”yle ilgili sayfaları okurken düşünmüştüm. Yedi Peçeli’yi ilk kez Safiye Erol‘un Ciğerdelen romanında okumuştum. Roman kahramanı, sevdiğinin kıskançlığının ne büyük sıkıntılar doğurduğunu ona sezdirmek için bu masalı anlatmıştı. Bir genç kadının, merakına yenik düşerek, sevdiği uykudayken, onun yüzündeki asla kaldırılmaması istenen son peçeyi kaldırmaya kalkması ve ölümüne neden olması…

Mavi Sakal ise Charles Perrault‘un bir masalı. Diğeri kadar masum değil. Tembellik yapıp şuradaki gibi demekle yetineyim.

Bedeli ağır belki ama bilmenin yolu da meraktan geçiyor. Neye merakınız olduğu da önemli tabii :)

Bir Cevap Yazın