Ana Dili Eğitimi için Uygulama Örnekleri

Meslektaşlarımla kısa adıyla Türkçeyi Hissediyorum, tam adıyla Türkçeyi Hissediyorum x’i Anlıyorum (x’in yerine çalışılacak yabancı dil geliyor) projesi yürütmüştük. Çalışma, ana dili eğitimi veren öğretmenlerle işbirliğini öngörüyordu. Benim de aktif katıldığım 2010 yılındaki ilk projenin adı: Türkçeyi Hissediyorum Fransızcayı Anlıyorum‘du. Strazburg Eğitim Ataşeliği ile ortak çalışmıştık. Bu projenin başka arkadaşlarca uygulanan ve Zürih’teki Türkçe eğitimi alan öğrencilerle yapılan ayağına da Zürih’teki atölye aşamasında eşlik etmiştim. Geçenlerde, Zürih Üniversitesi PH-Zürih Uluslararası Eğitim Projeleri Merkezi (IPE) tarafından yayınlanmış birkaç eğitim kitapçığı, hem nostaljik olarak hem de eğitimci sıfatıyla dikkatimi çekti. (Yazılı anlatımla ilgili kitapçığın künyesinde “deneme öğretmenleri” arasında adı geçen Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Sakine Koç, bizim arkadaşların projesine de destek verenlerdendi.)

ana dili eğitimi

ana dili eğitimi kitapçıklarının ana hedefi:

Kitapçıklarının girişinde, bu kaynakların hazırlanma gerekçesi, biçimi ve özellikleri hakkında genel bilgilere yer verilmiş. Aşağıdaki alıntı amaca yönelik:

“’Ana Dil Eğitimi Dersi için Ders Materyalleri“’ dizisinin amacı, bu dersi veren öğretmenlere, yaptıkları önemli ve zor görevlerinde yardımcı olmak ve ana dil eğitiminin en yüksek nitelikte verilmesine katkı sağlamaktır. Elinizde tuttuğunuz el kitabı, bir yandan, Batı ve Kuzey Avrupa’da göç alan ülkelerde uygulanan güncel pedagojik ve didaktik ilkeleri benimserken (bkz. mevcut cilt), diğer yandan, ‘Didaktik Öneriler’, derste uygulamaya dönük pratik ve somut etkinlikleri ele almaktadır. Bu çerçevede, öğrencilerin dil yeterliliklerini ve özellikle yazma becerilerini geliştirmeleri öncelikli amaçtır.”

Giriş bölümünde, ana dili eğitimi derslerinin seçmeli ve haftada iki saat olduğu ve değişik nedenlerle, diğer derslere göre zorluklar içerdiği belirtilmiş; kitapçıkta önerilen yöntem ve tekniklerin diğer derslerde uygulanan yöntem ve tekniklerle uyumluluğu gözetilmiştir:

El kitabında uygulanan didaktik ilkeler ve öneriler, öğrencilerin diğer derslerden ve öğrenme araçlarından alışık oldukları yöntem ve teknikler arasından seçilmiştir. Böylece, ana dil dersi ile diğer dersler arasında olabildiğince iyi bir uyum ve yakınlaşma sağlanmaktadır. Öte yandan, yurtdışından gelen öğretmenler, öğrencilerin alışık oldukları güncel didaktik yaklaşım ve yöntemleri kullanarak, bir anlamda uygulamalı meslek içi eğitimle de tanışma fırsatı bulacaklardır. Nihayet, iki dilli ve iki kültürlü öğrencilerin eğitim süreçlerine eşit partner olarak katılacak olan ana dil eğitimi öğretmenlerin eğitimci kimliklerinin bu yaklaşımla güçleneceği düşünülebilir.”

İlköğretim çağı öğrencileriyle uygulanabilecek en azından benim bilip uyguladıklarım dışında bilmediğim ve ilgimi çeken birçok uygulama önerisi içeren bu kitapçıklar, Türkçe öğretmenlerinin veya öğretmen adaylarının da bildiklerine ekleyebilecekleri farklı uygulama örneklerini içeriyordur, kim bilir:

derkenar

ana dili eğitimi

İsviçre’de görevli öğretmenlerden Zeliha Demircioğlu ile Türkçeyi Hissediyorum projesi dolayısıyla Zürih’te tanıştık. Bu kare de atölye çalışmasına ek Zürih gezimiz için onun mihmandarlığından… (Artık Facebook kullanmadığım için izinsiz koymuş oldum ama Zeliha Öğretmen zaten oradaki etkinlikleri sayfasında paylaşıyor, mazur görür umarım.)