genel

TEGV Günlüğüm-9: Ne Çabuk ve Güzel Geçti :)

Tanıtım ve eğitim toplantıları bir yana, kendi sorumluluğumdaki miniklerle başlayan “Hoş Geldin!” ve devam eden 10 haftalık “Okuyorum Oynuyorum“un “Yaratıcı Yazma” ayağındaki etkinlikler bu hafta ile tamamlandı. Ben de TEGV’de...

TEGV Günlüğüm-8: Okuma Saati Projesi

2011 Eğitimde İyi Örnekler Konferansı dolayısıyla yazdığım bir blog notunda, kendi sunumum dışında, ilgimi çeken başka sunum ve poster uygulamalarından da söz etmiştim. O vesileyle, maille bana ulaşan, o...

TEGV Günlüğüm-7: Bir Tanıtım Noktasında Gönüllülük

Bilkent Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri tarafından ikincisi düzenlenen Gönüllülük Zirvesi’nin bu yılki teması “çocuk işçiler” olarak belirlenmiş. Zirve “gönüllülük” temelli olunca, düzenlendiği Türkiye Barolor Birliği Litai Oteli’nin fuayesi de toplumsal...

Bir Suriye Hikâyesi…

Gitmeden görmeden bir Suriye hikâyesi ne kadar yazılabilir? Hikâye, sözün gelişi… Hayatın bir yerlerinde hayatlarımıza dokunan minik ayrıntılara dair kişisel değinmeler kadar yazılabilir, misal… I. Dünyanın, başta “Arap baharı”...

TEGV Günlüğüm-6: Çocuklarla İletişim Yolları

TEGV’de, en azından benim gönüllüsü olduğum eğitim parkında (ANKEP), üzerinde hassasiyetle durulan ve benim de çok önemsediğim bir tutumdur, çocuklarla sağlıklı iletişim kurma yolları. Bunun önemli bir ayağı da...

TEGV Günlüğüm-4: Ruhuma İyi Gelen…

ODTÜ Kolej’de çalışırken, özellikle Öğretmenler Günü ve karne zamanlarında, farklı sınıf düzeylerine göre öğretmen ayrışmasını alınan çiçekler üzerinden çok net görüp birbirimize takılırdık. O günlerde, eve dönüş yolunda, ilkokul...

TEGV Günlüğüm-3: Okuyorum Oynuyorum Eğitimleri

Etkinlik için gönüllü olduğum alan “Okuyorum Oynuyorum”. Bu başlık, “yaratıcı okuma” ile “yaratıcı yazma” alt alanlarını içeriyor. Öğrencilerle etkinliklere başlamadan önce, iki günlük “Okuyorum Oynuyorum” eğitimine katılmamız zorunluydu. Gönüllü...

TEGV Günlüğüm-2: “Temel Gönüllü Eğitimi”

Gönüllülerin alması zorunlu “Temel Gönüllü Eğitimi”, bir tam gün sürdü. Okulumdaki yarı yıl seminerlerinden aşina olduğum etkinliklere dayalı eğitimlerin bir benzeriydi. TEGV’in destek verdiği ilk ve orta okul yaşlarındaki...

Eğitim Gönüllüleri ile TEGV Tanıtım Toplantısı

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı‘na üyeliğim yıllar öncesinden… İlk kaydımda, Seyranbağları Birimi’ne gidiyordum ama gönlümce aktif bir gönüllü olamamıştım. Benden beklenen, bir tür, derslere destek çalışmasıydı. Çalıştırdığım bir grubum yoktu....

“Sims”te “Okuma” Dünyası

Haftalık görevde beş Sim “fine literature”den nasiplenmeliydi ama üçüncü vatandaşa görev tanımı yapamıyordum. Çünkü, o bir ergen gençti ve iyi edebiyata adım atmadan önce geçmesi gereken bir fantastik eserler...

15 Temmuz… Geçen Sene Bugün, Her Şeyden Uzakta…

Karadeniz’de, köyümüzde, uzak bahçemizde, annemin bize hazırladığı sürprizi tadını çıkarmak ve annemle İlkyaz’a ziyafet çekmek, benim; çayların arasında büyümüş otları ayıklamak, onların göreviydi. Aslında bir hüzne teselli sürpriziydi. Sıradan...

Bir Park Hikâyesi…

Evim bir parka bakıyor. Hemen her gün düzenli yürüyüş yaptığım, her daim kalabalık, şenlikli bir park… Bazen yürürken yanlarından geçtiğim ikili, üçlü kadın gruplarının cümlelerinden başı sonu belli hikayeleri...

Adını Sen Koy yahut Senaryoyu Seyirci Yazsa!…

Bir akşam üstü TRT1’de verilen günlük bir diziyle karşılaştım: Adını Sen Koy. Hep aynı saatte, aynı rutin ama dikkat gerektiren bir okumayı yapmak durumunda olduğum için, -muhtemelen “günlük” olmasının...

Hocamın (Prof.Dr.Orhan Okay) Ardından…

“Hayatın hanesinden hayatımın hanesine Işıl’ın eklediği şahane bir armağan” girişiyle düştüğüm nottan birkaç yıl sonra, bugün yine Işıl’dan aldığım bir haber ama bu kez iç acıtan türden. Doktora hocam Prof.Dr.Orhan...

Masal Olmasın! Masal Gibi Olsun!

Birkaç kez izin istedim. Dilediğimce paylaşabileceğim de söylendi ama hiç yapamadım. Çünkü paylaşmak istediğim bebiş, en azından bizler için dünya tatlısıydı ve onu anlatmak için sözcüklerin de gülümsemelerin de...

Orhan Kemal (Oğlunun Dilinden)

ODTÜ şenlikleri kapsamında Kemal Kurdaş’ta babasını anlatan bir oğul dinledik bugün. Baba, Orhan Kemal’di. Oğul, Işık Öğütçü. Adı Nazım Hikmet’in önerisiyle koyulan diğer oğul Nazım Öğütçü de salondaydı.Yaşadıkları aynı...

Sunay Akın ve Bilgiye Güzelleme

Okulda konuğumuz Sunay Akın’dı. “Tek kişilik gösteri”si başlamadan önce biraz sohbet ettik. Kendisini “meddah” olarak tanımlıyor. O gerçek bir hikaye anlatıcısı… Bu anlamda da sahiden bir meddah olarak nitelendirilebilir....

Son Zamanlarda Hayatın Bana Öğrettikleri

Son iki ayın özeti: Sağlık…Zorunlu okul işleri…Sağlık… Tek tük blog yazısı… Sağlık… Su içmek diye mühim bir şey varmış… Sağlık…Tek kötü(!) alışkanlığım “neskafe”ye paydos… Sağlık… Uzun, upuzun yürüyüşler… Sağlık…...

Tren Hızlı Hızlı Giderkene…

“Kişisel Gelişim Zirvesi’10” dolayısıyla sabah mahmurluğunda bir  YHT (yüksek hızlı tren) yolculuğu… ( Trenlerin hep saklı bir hüzünleri vardır sanki; ama hızlı trende böyle bir duygu kesinlikle yok. Bulutların...

Kişisel Gelişim Zirvesi’10

Anadolu Üniversitesi Kariyer Kulübü’nün düzenlediği 10.Kişisel Gelişim Zirvesi’nde benden Edward de Bono’nun Altı Şapkalı Düşünme Tekniği’ni anlatmam istenmişti. Bugün bu sunum için Eskişehir’deydim. “Teach your students to think… and...

Ahmet Özer’le Kısa Bir Buluşma Notu

Bugün okul çıkışı,  Ahmet Özer’le görüştüm. Nasıl bir sıfatla anmak gerektiğini bilemedim bir an. Şiir hanesinde Nevzat Üstün, Ömer Faruk Toprak, Yunus Nadi ve Cevdet Kudret adına düzenlenen şiir...

Öğretmenler Günü… Bizim “Öğretmenler Günü”müz…

Öğretmenler Günü hazırlıklarında payıma düşen, sunum metni ile sunum görsellerinin hazırlığıydı. Metin içeriğini, öğrencilerin ağzından yazmayı yeğledim. Çıkış noktamın özeti niyetine bir öğrencimizle aramda geçen minik takılmayı yazabilirim: -“Öğretmenim...

Orhan Okay Hocamızla… Zamanı Geri Çağırmak…

Hayatın hanesinden hayatımın hanesine Işıl’ın eklediği şahane bir armağan: Toplam 24 saatlik bir yolculuk… Otobüsle İzmit… Biri Kütahya’dan gelen iki arkadaşımla buluşma… İstanbul’a doğru sohbetli bir yolculuk daha… Doktora hocamı...

Güne Not

Sabah Strazburg, öğle Frankfurt, akşam Ankara… Bir önceki gün Paris…  Bu dünya benim:) Her anlamda iyi kullanmakta yarar varmış sahiden… Paris, tüm beklentilerimin üstünde rüya gibi bir şehir. Gerçi...

Mersin… Mersin…

Bugüne düşecek iki notum var: Projemizle ilgili olarak Cumhuriyet‘te kısa bir haber yayınlandı; ayrıca, Blog Dergisi‘nin benim bir değerlendirmemi de içeren Blog Ödülleri Özel Sayısı çıktı… İkisini de yarına...

Performans Değerlendirme (Sunum, Uğur Zel)

Performans değerlendirme ile ilgili üç saati aşkın bir sunum vardı bugün. Okul etkinliğiydi. Doç.Dr.Uğur Zel’i dinledik. Esprili, dolu, kitleyi avucunda tutan güçlü bir yanı vardı. Sunum da görseller de...

Equilibrium, Duygu ve Duyarlık

“Bugün R. Taylor’ı ağlarken gördüm. O bilmiyor ama onu ağlarken gördüm. Sence onu rapor etmeli miyim?” İsyan olarak Türkçeye çevrilen Equilibrium(Denge, 2002), daha önce sözünü ettiğim felsefe etkinliğinde değerlendirilen...

Sunay Akın’ın “Tek Kişilik Gösteri”si-2

Minyatür Odalar Sergisi’nden çıkar çıkmaz adres, Sunay Akın’ın “tek kişilik gösteri”si…. Geçen yıl dinlemiş ve yazmıştım. Zamanın nasıl aktığını anlamadığınız çoğul bir sohbet; ama, formatı gereği  “tek kişilik gösteri”… Nazan...

“7”(Şekspir Müzikali)

Sahnede ömrünün yedi çağını yaşamaya hazırlanan bir adam ve dört “soytarı”/“soykarı”… Türk usulü Shakespeare müzikali… Çokça keyifli ama yer yer “fazla mı bizden olmuş” diye düşündüğüm bir oyun izledim. O...

Kerbela

Dün akşam, Çayyolu’nda müzikal olarak sahnelenen Kerbela’yı izledim. Tam bir şiir, müzik, renk ve efekt şöleniydi… Duman ve özellikle ışık efektleriyle sağlanan atmosferi açıkçası anlatmak yetmeyecek, görüp sahnenin bir...

Sonsuzluk ve Bir Gün

Daha önce bilmediğim etkileyici bir film: Sonsuzluk ve Bir Gün. Bugün TV8’de fragmanı dikkatimi çekince özellikle bekleyip izledim. Sonra merak edip nette bilgi aradım. 1998 yapımı, aynı yıl Cannes’da...

Sunay Akın’ın “Tek Kişilik Gösteri”si

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde bir “tek kişilik gösteri”… Sunay Akın, belleğimde hep Ganita ile aynı yerde durur. Belki bir kez, bir televizyon programında Ganita’yı ondan dinlemişliğim vardır, o...