Çikolata mı Pamuk Helva mı?

Gün Işığı Kitaplığı’nın düzenlediği “9.Eğitimde Edebiyat”(5 Mart 2016) seminerinin konuşmacılarından Yalvaç Ural‘a göre:

“Çocuk, tercihlerini kendisi yapmalıdır. Çocuk çikolata yemek istiyor, biz diyoruz ki, hayır illa pamuk helva yiyeceksin. Böyle bir edebiyat dayatması olamaz. Edebiyattan taviz vermeden, yozlaşmadan zamanı da yakalamak gerekiyor.”*

Ben de “çikolata”yı dayatıp ille de “pamuk helva” isteyen çocuklara bir dolu neden sıralama zorluğu yaşayanlardandım.

İnanarak savunabildiğim tek gerekçe vardı: Belki pek çoğu, uyaranları bol, albenisi ihtişamlı dünyanın ışıltısı ve hızı içinde dikkat ve emek gerektiren sözcüklerin dünyasındaki kilometre taşı eserleri sadece okul yıllarında okuyacaklardı ve bu iyi bir fırsattı.

İnandığımsa çok yalın bir süreci kapsar aslında: Çocuk yahut genç, ne istiyorsa onu okuyarak başlasın ve yeter ki bu noktadan ileriye doğru okuma yolculuğunu dilin yetkinliğinin daha ön plana çıktığı eserlere doğru çevirebilsin. Bunu en kestirmeden, mesela, yola vampir hikayeleriyle başlanmışsa uzak durakta bir yerlerde E.A.Poe’da soluklanabilme olarak ifade edebilirim.

*“İnsan yüreği iyiyle kötünün savaş alanıdır!”