Dante Kulübü’nden Bir “Örnek Olay” Durumu ve Karar Verme Süreci

Dante Kulübü (Matthew Pearl), Dante’nin İlâhî Komedya’sının Cehennem bölümünden ilham alınarak işlenen bir dizi cinayet etrafında gelişen bir roman. Bir grup insan, geçmişte, yaptıkları seçimler veya takındıkları tutumlar dolayısıyla, birilerinin canını yakan sonuçlara neden olmuş; cinayetler de bu seçim ve tutumların benzerleri için Cehennem kitabında anlatılmış cezalara uygun işlenmiş. İlahî Komedya’nın çevirisi için toplanan bir grup edebiyatçı, cinayet şekilleri ile kitap arasında bağ kurdukları için, Boston polisi de görevleri gereği birbirlerinden ayrı olarak bu cinayetlerin ardına düşer.

Dante Kulübü

Romanda, çoğu aynı zamanda Harvard Üniversitesi’nde akademisyen olan yaşlı edebiyatçıların, polise yardımcı olmak ya da olmamak konusundaki tereddütlerini ve karar anlarını içeren bir bölümü, “örnek olay” ve “siz olsaydınız ne yapardınız” benzeri çözüm odaklı teknikler için kullanılabilecek edebiyat metinlerim arasına katıverdim. Yardım etme kararının da bir şiirin dizeleri okunarak alınması da ilginç!

Sorunla ilk yüzleştiklerinde ortak bir noktada buluşamayan kulüp üyeleri, kendi kendilerine kaldıklarında, cinayetler karşısında suskun kalmalarının vicdanî ağırlığını hissetmiş görünürler:

“Lowell o hafta Köşebaşı’nda Fields’ı bir kenara çekip böyle yaşayamayacağını söylemişti. Tamam, polisten bilgi saklamaları gerekliydi. Tamam, isimlerine leke sürülmemesi için buna mecburdular. Dante’yi de korumak zorundaydılar. Bunu da kabul ediyordu. Ama bütün bu mantıklı sebeplerin ortadan kaldıramadığı bir gerçek vardı: İnsanların canı söz konusuydu.

Fields makul bir çözüm bulmaya çalışacağını söylemişti. Longfellow, Lowell’in önerisini duymak istediğini söylemişti. Holmes arkadaşından uzak durmaya çalışmış ve bunu başarmıştı. Lowell dördünün bir araya gelmesi için çok uğraşmış ama ancak bugün başarabilmişti; birbirlerini mıknatıs gibi itiyorlardı sanki.”

Dante çevirisi için tekrar bir araya geldiklerinde Lowell, konuyu tekrar açar:

“Lowell huzursuzca öne eğildi. ‘Bir şeyler yapmalıyız. Bir karar vermeliyiz.’

Holmes gözlerini fal taşı gibi açıp Greene’i, daha ayrıntılı söylemek gerekirse Greene’in kıllı kulak deliğini gösterdi. Yaşlı adam her an uyanabilirdi. Holmes daha sonra parmağını geri çekti ve öne uzattığı boynunun üstünden yanlamasına geçirerek bu konuyu kapamalarını işaret etti.

‘Hem ne yapabiliriz ki?’ diye sordu. Aslında yanıt beklemediği bir soruydu bu. Ama hepsi durup bunu düşününce, içeriye katedral sessizliği çöktü. Holmes kravatını çekiştirerek, ‘Maalesef yapabileceğimiz hiçbir şey yok,’ diye mırıldandı. Sorusunu geri almak istiyordu ama bu mümkün değildi.

Holmes bir şeyi harekete geçirmişti. Ortaya attığı soru bir meydan okumaydı; bir kere sorulmuştu artık ve şimdi aynı havayı soluyan dört adam onu görmezden gelemezlerdi.”

O gün çevirdikleri bölüm Odessa ile ilgilidir. En yaşlıları Greene, Tennyson’un “Ulysses” şiirinden dizeler okuyarak, oradan ilham almayı önermişti. Ne de olsa, Tennyson da Dante izi taşıyanlardandı.

danteclub-2

“Tennyson’ın şiirini ezbere okudu: ‘Ne sıkıcıdır duraksamak, sona erdirmek. İşleyip ışıldamak yerine paslanmak! Hayat sırf nefes almakmış gibi yaşamak! Birbirine benzer böyle hayatlar, hepsi de boştur ve benimkinin...”* dedi ve duraksadı, gözleri yaşarmıştı *’… sonu yakın.’ Tennyson rehberimiz olsun arkadaşlar çünkü hüznüyle ve hayatının son yolculuğunda muzaffer olmasıyla Odysseus’a benziyordu biraz.”

Aklı, cinayetlerde olan Lowell, çeviri dışında da Tennyson’a sığınır ve karar alma sürecini başlatmış olur:

“Ama Lowell kriz zamanlarında büyük bir şairin duyarlılığıyla hareket ederdi. Düşünceli bir havayla fısıldarken, kızarmış yüzü yavaş yavaş gevşedi: ‘Denizcilerim, benimle birlikte çalışıp çabalamış ve düşünmüş ruhlar…’ Tennyson’ın şiirinden bir dizeydi bu; Odysseus, tayfasını ölüme karşı koymaya ikna etmeye çalışıyordu.

Lowell öne eğilip gülümseyerek kararlı ve içten bir sesle devam etti:

‘…hepimiz yaşlıyız;

Yaşlılık onurlu ve zordur.

Ölüm her şeyin sonudur ama ondan önce

Soylu işler yapmak mümkündür…’

Holmes, Tennyson’ın şiirinin içinde bulundukları duruma ne kadar uyduğunu fark ederek şaşırır. Lowell, nihayetinde Greene’nin okuduğu şiiri devam ettirmiş olsa da aslında arkadaşlarıyla şiir üzerinden bir diyaloga geçmiştir. Yukarıdaki son dizede susup Longfellow’a döner:

Longfellow tıpkı onun gibi fısıltıyla, yalvarırcasına Tennyson’ın şiirini okudu:

“’…derinlerde,

İnsanlar inliyor. Gelin dostlarım,

Yeni bir dünya aramak için geç değil.'”

Dante Kulübü

Dante’nin “Cehennem”inde Dante ve Virgilius…

Sıra, bu edebiyatçıların eserlerini de yayınlayan Fields’a gelir. Fields biraz acele karar verilmek üzere olunduğunu düşünse de arkadaşlarını koruması gerektiğini bilir ve onlara eşlik eder.

“Yayıncı bu odadaki kişilerin eylem insanı değil edebiyatçı olduklarının (üstelik yaşlıydılar da) farkındaydı mutlaka. Kendilerini Tennyson’ın şiirine kaptırmaları, kazanamayacakları savaşlara giren savaşçılar gibi davranmaları çılgınlıktı.(…)

“…ve eskisi kadar

Güçlü olmasak da

Yeri göğü sarsmasak da, biz hâlâ biziz…”’

Holmes, bir cinayetin sırrını çözebilecek kadar güçlü oldukları konusunda hâlâ tereddütlüdür. Olaya hiç bulaşmamaları gerektiğini düşünür. Hatta yüzbaşı oğlu genç Wendell’in böyle bir durumda nasıl tavır alabileceğini kestirmeye çalışır. Ne olursa olsun, sonuçta hepsi arkadaşıdır. Şiiri sürdürür:

Tennyson’ın dizelerini okurken, açıkladığı kararının sebebinden emin değildi: ‘…biz hâlâ biziz/ Kahraman yüreklerin cesur birliğiyiz/ Zaman ve kader zayıflatsa da güçlüdür irademiz./ Çabalamak, aramak, bulmak isteriz…’ Duraksadı, ‘…ve pes etmemek.”’

tennyson

Dante Kulübü üyeleri, romanın ilerleyen bölümlerinde, Tennyson’un Ulysses şiirinin barındırdığı direnci içlerinde taşıyacak, kendilerini çok da açık etmeden olayların izini sürecek ve yine geri planda durmayı seçerek, elde ettikleri ipuçlarını polise bir şekilde ulaştırmaya çalışacaklardır.

İlgili: “Dante Kulübü (Matthew Pearl)”

*** Matthew Pearl, Dante Kulübü, Pegasus, Haziran 2017 (çeviri: Dost Körpe)

Soru... Katkı...