Bir Tartışma Tekniği Olarak Münazara

Münazara, herkesçe bilinen biçimiyle her zaman karşı olduğum bir teknikti. Bir şeylerin siyah-beyaz karşıtlığında savunulmasını itici bulurdum. Sonra, çalıştığım okulda ve okulumun katıldığı münazara yarışmalarında –İngilizce debate’lerde de– uygulanan, adım adım yapılandırılmış münazara tekniğini ve uygulama mantığını kavrayınca düşüncem değişti. Bir öğretim tekniği olarak da bir tartışma biçimi olarak da öğrencileri, düşünme ve görüşlerini ortaya koyma noktasında nasıl geliştirdiğine, buradan onların iletişim becerilerine katkısına, eleştirel düşünebilmeleri kadar düşüncelerini destekleyen yeni argümanları bulmalarına veya mevcut argümanları çürütme yetkinliklerine tanık oldum.

münazara

“İngiliz parlementer stili” tartışmaya dayalı münazara akışını içeren aşağıdaki bilgiyi, uzun bir süre Münazara Kulübü’nün danışmanlığını yürüten meslektaşım, çalışma kitabımızın tartışma teknikleriyle ilgili bölümü için hazırlamıştı. Biz de jüri olarak görev üstlendiğimizde, aynı çerçevede düzenlenmiş değerlendirme formlarını kullanıyorduk. İzniyle buraya ekliyorum:

Münazara, iki farklı grubun yaptıkları konuşmalar ile argümanlar sunarak ve karşı tarafı çürüterek, jüriyi kendi söylediklerinin haklı olduğu yönünde ikna etmeye çalışmaktır. Münazarada, her biri üç asil ve bir yedekten oluşan iki takım vardır. Bu iki takımdan biri ortadaki önermenin doğruluğunu jüriye inandırmaya çalışan hükümet kanadında, diğeri ise bu hükümetin duruşuna, dolayısıyla önermeye karşı çıkan muhalefet kanadında yer alır. Hükümetin birinci konuşmacısı başbakan, muhalefetin birinci konuşmacısı muhalefet lideri olarak adlandırılır.

 

Münazarada maçı hükümet açar ve hükümet kapatır. Hükümet duruşunu ortaya koyar, yasa tasarısını açıklar ve ana argümanlarla duruşunu destekler. Muhalefet hükümeti çürütür, ana argümanlar vererek duruşunu destekler. (Argüman, gerekçelendirilmiş tezdir. Münazaranın özünü oluşturur.) Her konuşmacının 8 dakika konuşma hakkı vardır. Bu 8 dakikanın ilk ve son bir dakikasında karşı tarafın soru sorma hakkı yoktur.

 Bu bilgiyi destekleyerek pekiştiren örnek de hemen ardından verilmiştir:

Örnek: Çocuklara yönelik fast food reklamları yasaklanmalıdır. Hükümet kanadı bu düşünceyi savunurken öncelikle tanımlama yaparak işe başlar. Bu tanımın açık ve net olması gerekir. (Çocuk ve reklamın tanımı yapılır.) Daha sonra bu konudaki sorun ne? Neyi değiştirmek istiyoruz ve çözüm ne olacak, bu açıklanır. Muhalefet kanadının yapması gereken de hükümetin getirdiği yasa tasarısını reddetmek ya da sorunu kabul edip çözümün bu olmadığını söylemek. Hükümetin koyduğu mekanizmanın işlemezliğini göstermek. (Fast food reklamları kaldırmak bu sorunu çözmez, çünkü bu insanlar sokakta gezdiği zaman Burger King’i görecek gibi)