Doğal Destanlar ve “Kulaktan Kulağa” Oyunu

Doğal destanlar, çekirdek (doğuş), gelişme (yayılma) ve saptanma evrelerinden geçerek birer insanlık mirasına dönüşmüştür. “Kulaktan kulağa” oyunu, doğal destanların bu gelişim evrelerine ilişkin bilginin kazandırılmasında eğlenceli bir yol olabilir.

doğal destanlar

Dünyanın en eski destanı Gilgameş

Aşağıda verilen oyun örneğiyle iki kazanım hedeflenmiştir:

  • Sözlü kültürün ürünü doğal destanlar, akılda kolay tutulabilirlik dolayısıyla, uyaklı, ölçülü biçimde söylenirdi. Bu kolaylığı göstermek için nesir ve nazım seçeneği içeren iki aşamalı oynanabilir.
  • Doğal destanların gelişme (yayılma) aşamasının ağızdan ağıza aktarılarak gerçekleşmesi ve bu süreçte değişip dönüşebilmesi durumunu göstermek için de oyunun kendisi iyi bir örnektir.

bir olay kulaktan kulağa yayılırken neye dönüşür?


  • İlk aşamada, en öndeki öğrencinin kulağına mensur(düzyazı) bir şeyler fısıldanır ve son öğrencinin söylediği tahtaya yazılır.  Öğretmen ilk öğrenciye söylediğini de tahtaya yazar.
  • İkinci aşamada bir şiirden birkaç dize fısıldanır.  Aynı işlem tekrarlanır.  Her ikisi de tahtaya yazılmış olanlar sonuçlar karşılaştırılır, hangisinin daha kalıcı olduğu sorulur (Beklenen sonuç: Manzum olanın daha az değişikliğe uğramasıdır). 

gelişim evreleriyle doğal destanlar için not:

Doğal destanların oluşumunda üç temel aşama vardır:

  • Çekirdek (doğuş) aşaması:Toplumu etkileyen, belleğinde derin iz bırakan büyük bir olayın yaşanması
  • Gelişme (yayılma) aşaması: Toplumu etkileyen olaydan ilham alan şairler, bu olayla ilgili manzum parçalar söylerler. Bu parçalar,sözlü olarak halk arasında yayılır, kuşaktan kuşağa geçer.(Türk destanları bu aşamada kalmış, çok sonra derlenip yazıya geçirilmiştir.)
  • Saptama aşaması: Ağızdan ağıza, kulaktan kulağa geçerek gelişmesini tamamlayan olayın büyük bir şair tarafından işlenmesi. (İlyada ve Odesa destanlarını Homeros; Şehname’yi Firdevsi’in yeniden söylemesi gibi)