Mazmunlar, İmge ve İstiare

Edebî sanatlar içinde istiare, hem açık hem kapalı olanıyla, doğrudan imgeyi (“Şiirde İmge (İmaj, Metafor)”) var eden bir sanattır. Sevgili için “güneşim” diye bir ifade kullanırsanız, bir yandan, onu bir başka şeyle, “güneş”le anlatırken, diğer yandan, güneşe dair özelliklerin de zihinde canlanmasını sağlarsınız. Bunun tekrarı durumunda, “güneş” dendiğinde akla artık “sevgili” gelirse, yapılan mazmun haline gelir.

mazmunlar içinde saklı divan güzeli


Mazmun bilgisi öncesinde veya kavrandıktan sonra uygulanabilir. Öğrencilerin elinden epeyce eğlenceli resimler çıkıyor. Hem eğleniyorlar hem fark etmeden birkaç mazmun öğreniyorlar. Aşağıdaki gibi yaygın kullanılan bir mazmun listesi vererek, sevgiliye dair fiziksel özelliklerin bu listeden seçilecek ögeler doğrultusunda çizilmesi beklenir. (Her fiziksel öge grubundan bir ve mümkünse birbiriyle ilişkili mazmunlar seçilecek.)

mazmunlar

mazmun:

“Divan şiiri estetiğinde bir objenin, bir halin kendisini açıkça söylemek yerine onun, arka planda bağlı bulunduğu unsurlarda mevcut vasıflarından birini veya daha fazlasını bulmaya yarayacak ipuçlarını vererek dolaylı fakat ince, zarif ve orijinal bir şekilde ifade edilmesi.” (İslam Ansiklopedisi)

edebî sanatlar

Mazmunların ortaya çıkardığı iki divan güzeli: İlki (Münif Fehim’den), divan şiirinin ahu gözlü Leylâ’sına eş; ikincisi, ironik bir şekilde, sözcüklerin mazmunlar ile kazandığı anlamlarından değil, sözlük anlamlarından çıkan görüntü…

Divan şiirinde “mah/ay” gibi bir açık istiare örneği, defalarca kullanıldığı için, bu edebiyata aşina herkes için sevgilinin güzel yüzünü ifade eden bir açık istiare, bir imge olmayı çoktan aşmış; kalıplaşmış bir ifadeye dönüşmüştür. Bu yanıyla da “mazmun” özelliği kazanmıştır.

“Edebiyatta bazı özel kavram ve düşüncelerin ifadesinde kullanılan klişeleşmiş söz ve anlatımlara denir. Kısaca bir şeyi, özelliklerini çağrıştırarak kelime grupları içinde gizlemektir.

 

(…) Mazmûn, bir sözün içinde gizli olan sanatlı anlamdır. Buna göre belli kelimelerin kullanılması yine belli düşünüş şekillerini doğurur. Söz gelimi sevgilinin ağzı için, klişeleşmiş bir mecâz olan âb-ı hayât, gül, gonca, şarab ve lal mazmûnları kullanılır. Okuyucu ağzın bunlardan hangisiyle karşılandığını beyitte geçen diğer kelimelerin yardımıyla anlar.” (İskender Pala, Divan Şiiri Sözlüğü)

ilgili: “Edebî Sanatlar (Online Uygulama)

5/5 (5 Reviews)