Metin Türü Olarak Anı (Hatıra)-Metin ve Uygulama-

insanlar neden anı (hatıra) yazar?

Bu sorunun yanıtı bir kaynakta, anı türündeki edebî birikimin ışığında, aşağıdaki biçimde verilmiş:

  • Kişinin kaybolup gitmesine gönlü razı olmadığı bir gerçeği ortaya koymak.
  • Yazma alışkanlığı içinde bulunmak.
  • Birlikte yaşadığı kişilerden kimilerine karşı duyduğu hayranlığı belirtmek.
  • Tarih ve kamuoyu karşısında hesaplaşmak, pişmanlık duygularını anlatarak rahatlamak, bir çeşit günah çıkarmak.
  • Gelecek kuşaklara uyarılarda bulunmak, ders vermek.” (Kavcar, Oğuzkan ve Aksoy,2002))

anı (hatıra) türünün özellikleri


“Çok Şey Yarım Hâlâ” kitabında, Ayşe Sarısayın babası ve Türk şiirinin ustalarından Behçet Necatigil‘i edebiyat ve aile yaşantısı içindeki ayrıntılarıyla anlatır. Aşağıdaki satırlar, Ayşe Sarısayın’ın hatıralarındaki hâliyle,  emekli ve baba olarak Behçet Necatigil’in portresinden bir kesiti önümüze koyar. Sarısayın, o dönemde üniversite öğrencisidir.

Aşağıdaki bölümde, renkli olarak eklenmiş notların üzerine gelindiğinde, ilgili satırlarla örneklenen kısa bilgiler görülecektir.

& anı/ geçmişin izi “Emekli olduktan sonra neredeyse tüm gününü evde çalışarak geçirmeye başlamıştı babam. Ama yine de sabahları çok erken kalkar, çayı demler; okula geç kalmamamız için bizi uyandırmaya çalışırdı. Sabah uykusunu çok sevdiğim için, üniversite öğrencisi olmama rağmen onun beni uyandırmasına muhtaçtım! Babamın defalarca odama gelmesine üzülür, her akşam kendime söz verirdim ertesi sabah onun ilk gelişinde kalkacağıma dair. Ama bu sözü hiç tutamazdım. Sabırla odamın kapısından başını uzatır, “Ayşe, kalk artık” der ve giderdi. Ses tonu hiç değişmezdi. Annem söylenirdi, “alıştırdın bu çocukları böyle, saati kurup kalkmaları gerekirken sana güveniyorlar” diye. “Boşver, işimiz gırgır” olurdu yanıtı.

(…)

& anı/ kişisel geçmiş ve tanıklıklar Gün içinde çalışmasına ara vererek yaptığı bazı işler; odasından çıkıp kendisine kahve pişirmesi ya da mutfağa girip yemek yapması, söylediği gibi sadece kendisini rahatlatmak için miydi, yoksa bu davranışlarında kimseye yük olmama veya annemin üzerindeki yükü biraz olsun azaltma çabası mı vardı? Neredeyse tüm yaşamını sorumluluklarına ve kimseye yük olmamaya göre yönlendirdiğini hem gündelik yaşantımızdaki davranışlarında, hem de şiirlerinde çok açık görüyoruz: & anı/ belge

Ölü Utanıyor

Elim hiçbir işe yatmadı,

Ömür sürdüm faydasız.

Yaşamaz ölürdüm

Siz olmasanız.

Pek çoğunuz benim için sıkıntıya girdi,

Sırtınızda yük gibiydim adeta.

Bir yardımınız daha lazım şimdi

Size zahmet, son defa.

Ormanlardan odunumu getirdiğiniz gibi,

Fırınlarda hamurumu pişirdiğiniz gibi,

Lütfen beni mezarıma bırakıverin

Bildiğiniz gibi.

 

& anı/ öznellik Lise ve üniversite yıllarımda sık sık evimize gelip kalan yakın arkadaşlarım, yaşantımızı yadırgarlardı biraz. Genelde klasik yapıdaki, “baba” otoritesinin hakim olduğu evlere pek benzemiyordu bizim evimiz. Herkesin babası “dışarıda” çalışırken, benim babam hep evde çalışıyordu. Onlar eşlerinden ve çocuklarından hizmet beklerken, babam bize hizmet ediyordu adeta. Üniversite öğrenciliğim sırasında, final dönemlerinde iki veya üç arkadaşımla birlikte ders çalışırdık. Haziran-Temmuz aylarındaki sınavlarda, bazen annem yazlık eve gider, babam Beşiktaş’ta bizimle kalırdı. Gündüzleri genellikle dışarda olur, akşamüstü eve geldiğimizde yemeği hazır bulurduk. Bazen bizi zorla mutfaktan çıkarır, bulaşıkları da kendisi yıkardı. Arkadaşlarım şaşkınlıkla izlerdi babamın bu davranışlarını; özellikle o yıllardaki alışılmış “baba” görüntüsünden çok uzak, sıra dışı bir durumdu bu.” (Ayşe Sarısayın, “Çok Şey Yarım Hâlâ”)

anı (hatıra)Behçet Necatigil ve kızı yazar Ayşe Sarısayın

anı (hatıra) türünün ilk örnekleri:

 “Eski Yunan edebiyatında Ksenophon (M.Ö. aşağı yukarı 427-355)’un Anabasis adlı eseri, bu türün ilk örneklerinden sayılır. Batıda, Rönesans’tan bu yana pek çok sanat ve siyaset adamı bu yolda eser vermiştir. Fransız edebiyatında Saint-Simon, Rousseau, Chateaubriand; İtalyan edebiyatında Silvio Pellico bunların en ünlüleridir. Anı türü, özellikle XVII. yüzyılda önem kazanmıştır. Bu yüzyılda anıların birdenbire çoğaldığı görülür. Bu gelişmeler, daha sonraları anı biçiminde roman yazılmasına da yol açar.” (Kavcar, Oğuzkan ve Aksoy,2002)

  • Türk Edebiyatında:
    • Göktürk Yazıtları, söylev türüyle birlikte anı türünün de ilk örnekleri arasında sayılır.(8.yy)
    • Babürşah, Babürname (16.yy)
    • Ebûl Gazi Bahadır Han, Şecere-i Türkî (17.yy)
    • Osmanlıda vakanüvislerin yazdığı “vak’aname”ler; sefirlerin yazdığı “sefaretname”ler de bu tür içinde sayılır.

hatırlama kartlarıyla anı (hatıra) türünde eserler


Aşağıdaki kartlarda yer alan eserlerin yazarlarını hatırlayabilir misiniz?

İlgili: Blogda anı ve günlük türleriyle ilgili yazı ve etkinlikler

***Prof.Dr.Cahit Kavcar, Dr.Ferhan Oğuzkan, Özlem Aksoy, Yazılı ve Sözlü Anlatım, Anı Yay.,2002
Emin Özdemir, Sözlü Yazılı Anlatım, Remzi Kitabevi, 2004
Emin Özdemir, Yazınsal Türler, Bilgi Yayınevi, 2002
Ömer Yıldız, Mustafa Ekinci, Hamdi Koçak, Mehmet Onay, Şaban Tuğlacı, Erdal Danacı, Lise Edebi Metinler-2, MEB, Ankara, 2001

5/5 (4 Reviews)