“Taslak Metin Örnekleri” Diye Bir Şey Yok!

Bu bloga okurları getiren anahtar ifadeler arasında “taslak metin örnekleri” de var. Sanıyorum, planlı yazma sürecinin “taslak metin yazma” aşaması dolayısıyla aranan bir ifade… Ben aşamaları biliyorum, yazmak zor geliyor diyenlerdenseniz, şurada sorularla ilerleyen online yazma ortamı kolaylaştırıcı olabilir: Taslak Metin Yazma O kadar da Zor Değil! Hem yazmak zor hem aşamaları bilmiyorum diyenlerdenseniz, aşağıdaki örnek yararlı olabilir:

yazmayazma sıkıntısı üzerine, hadi bir deneme yapalım:


  • hedef kitle: Sınıf arkadaşlarınız olsun.
  • metin türü: Deneme olsun.
  • yazma amacı: Ismarlama yazı yazmanın zorluğu hakkında ikna

& hazırlık aşaması…

Kendine şu veya benzeri sorular sorduğunda alacağın veya arayacağın yanıtlar, iyi bir hazırlık yapmanı sağlayacaktır:

  • “Yazmak” benim için ne ifade ediyor? Sıkıntı, keyif, mecburiyet, yetenek meselesi vs. Hangisi ise, ona dair yazımda kullanabileceğim ilginç deneyimlerim var mı? Yazmak istemediğim, içimden gelmediği durumlarda belirleyici olan nedir? Konunun geniş, soyut, kısır vb. olması; metin türü, zamansızlık, yazmanın bir göreve dönüşmesi, anlatım yetersizliği vb.
    • Örnek: Yazmayı seviyorum ama içimden geldiği zaman. Bir konu verilip hadi yaz dendiğinde tıkanıp kalıyorum. Aklıma bir şey gelmiyor. Keşke, konu üzerinde düşünebileceğimiz ön etkinlikler de yapılsa da kafam bir açılsa…
  • Aynı soruları çevrendeki insanları düşünerek tekrar sor. Onlara dair gözlediğin, örnekleyebileceğin  bir şeyler var mı? Varsa, kullanmak üzere kağıda veya aklına not düş.
    • Örnek: Arkadaşlarım da genelde benim gibi… Sınıfımda yazmayı çok seven hatta bir blogu da bulunan Ayşe bile ısmarlama yazıları sevmediğini söylüyor. 
  • Genelde insanların “yazma”ya yaklaşımına dair bir bilgin var mı, bir yerlerde okuduğun aklında kalan, yazında kullanabileceğin?
    • Örnek: Yazarların yazma ortamları ve nasıl yazdıklarıyla ilgili bir yazı dizisi okumuştum. Bazılarının yazma öncesinde kendilerine özgü ritüelleri varmış. Bazıları, önce yazılarının matematiğini kuruyormuş kafalarında. Hep aynı atmosferde, sessizlikte veya gürültülü ortamlarda daha rahat yazanlar da var. İzlediğim bir belgeselde de vs. vs.
  • Bir araştırma da yapabilirsin, istatistikî verilere ulaşabilirsin, hangi özellikteki insanlar yazmayı seviyor, kimlere yazmak zor geliyor, yazmak öğrenilen bir şey mi, bir yetenek işi mi vs.?
    • Örnek:

“Yazılı anlatım işi, gerçekte bir alışkanlık, bir beceri işidir. Buraya değin söylediğimiz kuralları, anlatım sürecini çok iyi bellesek bile hemen başarılı bir yazı yazacağımızı söyleyemeyiz. Çünkü iyi, doğru, güzel ve etkili yazmaya giden yol denemelerden geçer; alıştırmalardan geçer. Nasıl her işin bir çıraklığı varsa, yazılı anlatım için de böyledir bu. Çıraklıktan ustalığa geçiş de yaza yaza olur. Nitekim ünlü yazarlar, yazarlığı uğraş alanı seçenler yazmaya yeni başlayanlara hep bu yolu öğütlemişlerdir. Sözgelimi, ünlü bir yazar olan Rus öykücüsü ve oyun yazarı Anton Çehov, yazmaya yeni başlayanlara şunları söylüyor :

 

‘Kötü yazdığınız için üzülmeyin. Çok iyi yazarak işe başlayan bir genç yazar, kısa süre sonra bezer, yazmayı bırakabilir. Dünyada her şey gibi, yetenek de gelişmeyle elde edilir. Olabildiğince çok yazın. Kötü de olsa yazın. Yaza yaza daha iyiye varacaksınız, önemli olan, alışkanlığınızı yitirmemektir. Bol gezin, araçlarda ikinci mevkileri yeğleyin. Bn ilgitıç insanları orada bulacaksınız. Üslupçuluktan, dolambaçlı cümlelerden kaçının. Sade, yalın yazın, Okuyucu, sizin yorumunuz olmadan da, öykünüzü İzleyebilmeli. Gereksizi silip atın.’” (Emin Özdemir, Sözlü Yazılı Anlatım Sanatı, Remzi Kitabevi,2004,s.286)

“Ne var ki yazılı anlatımı kalıcı kılmak, sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Onu zamanın yıkıcı etkisinden kurtarmak, gazete ve dergi sayfalarından çıkarıp geniş okuyucu kitlesine sunmanın belli kuralları vardır. İşte yazılı sözlü anlatım dersleri bu kuralları ve bu kurallardan nasıl yararlanılacağım amaçlamaktadır.

Yazılı anlatım derslerini verenler sık sık öğrencilerinin güzel konuşma ve yazma konusunda yeteneksizliklerinden yakındıklarına tanık olmuşlardır. Oysa bu kanaat tamamen yanlıştır. Bu görüşü savunanlar, insanın öğrenme yeteneğini inkâr ediyorlar demektir.”(Prof.Dr.Şerif Aktaş, Yrd.Doç.Dr.Osman Gündüz, Yazılı ve Sözlü Anlatım, Akçağ,2001,s.59)

Kendinden başlayarak halkayı genişletip yazına katkıda bulunacak birkaç örneğe ve bilgiye ulaştığını düşünelim. Sıra planlamada…

taslak metin yazma

& planlama aşaması…

Sırasıyla şu veya benzeri sorular, yazı planının şekillenmesine katkıda bulunur:

  • Yazma eylemine dair ana düşüncen ne? Senin yazını okuyanlar, bakış açına dair hangi fikri edinmeliler?
    • Örnek: Yazmayı kolaylaştırmak için öncelikle bunu bir sıkıntı olarak görmemek ve ne yapılabileceğine odaklanmak gerekir.
  • Bu ana düşünceyi temellendirmek üzere hangi alt/yardımcı düşüncelere doğru genişletebilirsin? Diyelim ki yazma eylemi senin için zorlu bir süreç ve yazın bunu ortaya koyacak: Gerekçelerin neler? “Yazmak benim için sıkıntılı çünkü…” cümlesini tamamlayacağın her gerekçe sana bir yardımcı düşünce verecektir.
    • Örnek:
      • Yazma konusu ne ise, ona yönelik sorular üretmek yazmayı kolaylaştıran yanıtlar verecektir.
      • Yazma konusu ne ise, ona yönelik somut örnek ve bilgileri hatırlayarak ya da gerekirse araştırarak yazmak, soyut cümleler kurup genel geçer şeyler yazmaktan daha elverişlidir.
  • Hazırlık aşamasında aldığın notlar, gerekçelerini destekleyecek düşünceyi geliştirme yolları olarak sana yardım edecek.

& taslak metin yazma

Sadece yukarıdaki sorulara verdiğin yanıtları toparlayan bir metin çıkarman bile yeterli olacak. Neye dikkat etmeli?

  • Yazına bir giriş koy ki okuyan ne hakkında olduğuna dair bir fikir edinsin.
  • “Yazmak benim için sıkıntılı çünkü…” için verdiğin her yanıtı bir paragraf yap ve “hazırlık” aşamasında aldığın notlardan ilgili yanıtı destekleyen bilgileri, örnekleri ekle. Başka kaynaklardan yararlanmışsan kaynak göstermeyi unutma!
  • İkinci maddeyi tamamladığında, konuyu açan gelişme paragraflarını da tamamlamış olacaksın.
  • Yazıyı kapama aşamasına geldik. Eeee, ne demiş oldun şimdi? Toparlayan bir iki cümle kur, sonucu bağla.

Hepsi bu!…

Adı üstünde taslak metin! Öğretmenin okuyacak, eksiklerini gösterecek, varsa yazım-noktalama ve anlatım hatalarına dikkat çekecek ve bir sonraki aşamaya geçmiş olacaksın. Kabul, yazmak gerçekten çaba gerektiren bir eylem ve üstelik bir görev olarak geldiğinde sahiden sıkıntılı… Yine de adım adım gidildiğinde, ürkülesi bir şey olmadığı görülür.

Not:

Taslak metin yazma, bir sürecin parçası olduğu için, bunu sizden talep eden bir öğretmense, öncesini de talep etmiş olmalıdır. Yani siz taslak aşamasından önce, onu oluşturacak “hazırlık ” ve “planlama” süreçlerinden geçmişsiniz demektir. (Planlı Yazma Süreci-III: Taslak Metin Oluşturma) Öğretmeninizin önüne koyacağınız taslak metin de o aşamalardan bağımsız olamaz. Bağımsızsa, hele de kopya ise zaten taslak filan değildir!