Edebiyat Turizmi… Edebiyatın Gezi Durakları (Türkiye)

Edebiyatın yeryüzü izleri de kültürel miras içinde yer alır; kimi bir yazarın ömrünün geçtiği bir yer, kimi geçici bir konaklama alanı, kimi bir eserden ilhamla yapılmış bir bina, kimi bir eserin doğduğu ortam… Oradan bir yazar/şair geçmiş yahut bir eserin olay akışı oralarda geçmiş… Edebiyat turizmi içinde düşünülebilecek, okurlar için özel bir merak veya ilgi uyandırabilecek küçük, sürprizli ayrıntılar… Neden olmasın!

edebiyat turizmi…soluklanılabilecek yeni gezi durakları…

Seçtiğiniz şehre tıklamanız yeterli.

türkiye-edebiyat
KarsİstanbulAdanaAnkaraDiyarbakırKütahyaNevşehirErzurumKastamonuİzmirSivasKonyaTekirdağBayburtEskişehirKırşehirBursaBurdurBoluAydın

İstanbul

Adana

Kütahya

Evliya Çelebi Edebiyat Müze Kütüphanesi (Maruf Mah.Samanpazarı Cad.)

Kastamonu

Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Evi (Kastamonu Cide)

İzmir

Tekirdağ

Namık Kemal Evi(Eskicami-Ortacami Mahallesi)

Bayburt

Burada, her yıl temmuz ayında Uluslararası Bayburt Dede Korkut Kültür Sanat Şöleni düzenleniyor.

Eskişehir

Kırşehir

  • Aşık Paşa Türbesi (Aşık Paşa Mah.)
  • Ahmed-i Gülşehri Türbesi
  • Yunus Emre Türbesi (Sarıkaraman köyü-Ortaköy)

Kasımda Uluslararası Aşık Paşa Şiir Şöleni düzenleniyor.

Bursa

Bursa Karagöz Evi (Çekirge)
Süleyman Çelebi’nin Anıt Mezarı (Çekirge Yolu üzerinde)
Türk İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese; Yeşil Mahallesi)

Burdur

Bolu

-Uluslararası Köroğlu Festivali düzenleniyor.
-Bolu’nun Sazak bölgesindeki Tekke Köyünde Kemal Ümmi (15.yy tasavvuf şairi) adına geleneksel anma günü düzenlenmektedir.

Aydın

Çine Çayı (Marsyas efsanesi)
Zeus Mağarası (Kuşadası)

Not: Tamamlanmaya açık… Elbette, ayrıntılar bir şehrin yerlisi kadar bilinmez. Edebiyat turizmi için yorumlarda yeni noktalar belirtilirse eklerim.

edebiyat turizmi için kaynak:

edebiyat turizmi

Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali isimlerinden hemen mavi sahile kayar… Robenson Kruzoe’yu okumuşumdur herhalde; unuttum gitti. Onun zoruyla mavi boyaların üstünde bir garip ada ismi okuyunca hülyaya daldığımı sanmıyorum. Romanlar yüzünden adaları sevdiğimi pek ummuyorum ama belki de o yüzdendir. Haritada ada görmeyeyim, içimdeki dostluklar, sevgiler, bir karıncalanmadır başlayıverir.

(…)

Orada dört tarafı suyla çevrili yerde insanların büyük, sağlam dostluklar, sağlam adaleler, namuslu günler ve gecelerle birbirlerine sokulmalarını, yardımlaşmalarını buyuran rüzgârlar, fırtınalar, deniz canavarları, kayaları günlerce, haftalarca döven dalgalara ancak tabiatın buyurduğu şekilde yaşanabileceğini, sıkı ve sağlam adalelerin çelimsizlere yardım için, keskin aklın daha kör, daha mülayim, daha gürültüsüz ve yavaş akla, hatta akılsıza arkadaşlık için verildiğini, çorbanın çorbasızlarla taksim edilmek için mis gibi koktuğunu öğreten, belki de öğretmeden öyle iyi, öyle mübarek anadan doğulduğunu hayal ettiren bir düşünceyle haritalardaki maviliğin ortasında, kocaman kıtaların kenarındaki büyük denizlerin bir tarafına kondurulmuş adalara bakar, kurar dururdum.

Yatak odama da bir tane asmışımdır; geceleyin yatmadan önce okuduğum kitaba inanmazsam, canım sıkılır da gözümü kitaptan kaldırırsam haritaya gözüm ilişsin diye. Haritayı görünce bir nokta ada, ada görünce de hemen fırtınaları, rüzgârları, uğultuları, köpekbalıklarını, sonra birdenbire adanın namuslu insanlarını hatırlayıveririm. Haritada herhangi kargacık burgacık şekil almış adalara kara sevdalıya kurşun döken bir ihtiyar kocakarının aklı veya sezişleriyle dalar, bir şeyler bulup çıkarırım a, daha çok şekilsiz, ancak bir nokta gibi gözüken adalar merakımı çeker. (Sait Faik, Haritada Bir Nokta)