Eğitici Tolstoy (Daniel Moulin)… Yasana Polyana Okulu…

Eğitici Tolstoy, Tolstoy’un “pedagojik laboratuvar” olarak nitelendirdiği ve 20.yüzyılın eşiğinde, resmî ve geleneksel eğitim yaklaşımlarına karşı çıkarak kendi deneysel çabalarını hayata geçirdiği bir süreci anlatır. Bu süreç, yazarın Yasnaya Polyana’daki kendi çiftliğinde, önce kendi evinde, bir süre sonra evinin yanında açtığı “okul”da, çiftçi çocuklarına verdiği dersler ile eğitim yaklaşımını anlattığı Yasnaya Polyana dergisini ve eğitim çalışmaları dolayısıyla karşılaştığı çeşitli olayları içerir.

Eğitici Tolstoy

“Bu kitap, Tolstoy’un eğitsel düşünce biçiminin kapsamlı bir açıklamasını yapmayı ve bunu, onun edebî ve diğer yazılarıyla ilişkilendirmeyi hedefliyor.” (Daniel Moulin)

eğitici tolstoy ve eğitim ve çocuklar

Daniel Moulin, Eğitici Tolstoy’u üç genel bölüm altında düzenlemiş: İlk bölümde, Tolstoy’un otobiyografik yönleri ağır basan Çocukluk, İlk Gençlik ve Gençlik romanlarını merkeze alınarak onun eğitim hayatına ve yaklaşımına değinilmiş; yanı sıra, Yasnaya Polyana deneyimini anlatılmış. İkinci bölümde, daha çok, Tolstoy’un 1862’de yayınlanan Yasnaya Polyana dergisindeki eğitim görüşlerine ve alana dair eleştirilerine yer verilmiş. Son bölüm, Tolstoy’un eğitim yaklaşımının Ludwig Wittgenstein’dan Mahatma Gandhi’ye uzanan etki alanına ayrılmış.

Tolstoy’un eğitim, din ve edebiyat alanında yazdığı yazılarda, verdiği eserlerde değişmeyen ve bu üçünü çoğu yerde harmanlayan genel bakış açısı, kitapta da sıklıkla yinelenmiş. Bu çerçeveden gidildiğinde, Eğitici Tolstoy kimliği üzerine Daniel Moulin’i okuyanlar görür ki:

eğitici tolstoy ile hâce-i evvel ahmet midhat efendi

Açıkçası, kitabı okurken, bizden bir başka ismi, yaşadıkları dönem itibariyle Tolstoy’un(1828-1910) çağdaşı Ahmet Midhat Efendi’yi(1844-1912) sıklıkla düşündüm.

  • Tolstoy bir tür alfabe ve ilk okuma kitabı niteliğinde olan Azbuka, güncellenmiş hâliyle Yeni Azbuka ve Dört Okuma Kitabı hazırlamış. Bizim “hâce-i evvel” ve dahi “eğitici” Ahmet Midhat Efendi de Hâce-i Evvel, Medrese-i Süleymâniyye, Kıssadan Hisse yazmış.
  • Tolstoy, çiftçi çocuklarına yönelik okul açmış. Ahmet Midhat Efendi de –ki en hayran olduğum yönüdür– Rodos’taki üç yıllık sürgünlük döneminde, zamanı hayıflanarak geçirmek yerine, çocuklar için bir okul (Medrese-i Süleymaniyye) açmış ve öğretmenlik yapmış. Bence her ikisi de paha biçilemez iyilikler hanesine yazılır.
  • Tolstoy da Ahmet Midhat Efendi de kalabalık bir “çekirdek” aileye sahip ve çocuklarına evlerinde eğitim vermiş.
  • Edebiyat, din ve eğitim konuları, her ikisinin de ilgi alanına girmiş. Tolstoy, bu alanlarda eserler vermiş, yazılar yazmış; Ahmet Midhat, bunların dışında, yüksek öğretim düzeyinde dinler tarihi ve eğitim tarihi alanlarında dersler de vermiş.
  • Her ikisi de eğitime dair yaklaşımlarını bir şekilde roman ve hikâyelerinde de kurmaca karakterler üzerinden de okurlarına ulaştırmış.

Eğitici Tolstoy

son bir iki not!

  • Tolstoy’un eğitime dair en temel sorularından biri olarak: “Ne öğreteceğimi nasıl bileceğim ve ne öğreteceğim?” verilmiş. Soruyla karşılaşınca, bunun sadece eğitime dair değil onun hayatı anlamlandırmaya dair en temel sorularından olduğunu hatırladım. Misâl, günlüğüne düştüğü şu notlar için bakılabilir: “Tolstoy Bir Blogger Olsa”
  • Öğrencilere ve öğretmenlere yönelik sitelerde, ödev yapmaktan, hazır ders planlarına hatta sınav sorularına varana dek “hazır” edilen her şeye öğrenciler kadar öğretmenlerin de teşne olduğu yerde, bilge Tolstoy’un kıyasıya eleştirdiği geleneksel eğitim bir yana, hayal ettiği eğitim yaklaşımı da bununla başa çıkmakta bir hayli zorlanır! MEB’in öğretmenlere yönelik okuma listesinde yer alan Eğitici Tolstoy kitabının “özet”inin de Google arama sonuçlarında ilk sıralarda yer aldığını görünce, kani oldum! (Ama hak da yemeyeyim, kitabı ancak seminer döneminden sonra edinebildim, sahiden alanı da çokmuş.)
  • Geleneksel okul kalıplarının dışına çıkan, neredeyse hayatın kendisini öğrenmeye en elverişli bir açık okul alanı olarak gören Tolstoy’un yaklaşımını haziran seminer döneminde okuyan öğretmenler, üstüne, bu seminer dönemi için önerilen ve yine MEB’in listesinde yer alan Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı, Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasına Bir Yolculuk (John Taylor Gatto) kitabı da özümseyince, dört duvara hapsedilmiş bilgi, çocuk ve okul atmosferinde ne hissedecekler, merak ettim. :) Ne de olsa Gatto’ya göre:

Yazarın okul eğitimine alternatif olarak önerdiği eğitim şekli açık kaynaklı öğrenmedir. Gatto’ya göre Amerika’nın tarihi tecrübesinde zaten var olan ve Amerikan halkının inanılmaz bir icat kabiliyeti göstermesini sağlayan bu öğrenme şekli, zorunlu okul eğitiminin ihdas edilmesiyle baltalanmıştır. Açık kaynaklı öğrenme esnek mekanları ve esnek sıralama düzenlerini içine alan esnek zamanlı bir faaliyettir çünkü insan çeşitliliği bunu gerektirir. Kişisel olarak yönetilen bireyselleşmiş bir eğitim olan açık kaynaklı öğrenmede kimin öğretmen olacağına hükümet değil öğrencinin kendisi karar verir. Öğrenci aktiftir ve kendi eğitim harcını karma sorumluluğunu yüklenir. (Nuran Çınar, John Taylor Gatto, Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı, Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasına Bir Yolculuk, İstanbul: Edam Yayınları, 2016)

*** Daniel Moulin, Eğitici Tolstoy, Hece Yayınları, Haziran 2018, 5.baskı (çeviren: Özlem Akçay)