Enver Aysever’le Matine-Suare

Bugün konuğumuzdu. Söyleşinin birinci ayağında öğrencilere, ikinci ayağında büyüklere seslendi. Açışı, “matine-suare” olarak özetledi; söyleşiyi “Konuş, dediler, konuştum.” diyerek kapattı. Eğlenceliydi, keyifliydi, muhalifti, velhasılı tanıdığımız Enver Aysever’di.

Enver Aysever

Edebiyatın bir ders olarak portresine herkesin baktığı ve yakındığı noktadan ama biraz daha keskin bir dille baktı. Bu müfredatla ve edebiyat öğretimiyle edebiyatın sevilmeyeceğini söyledi. Malumun ilâmı! Böyle konuşmaların getirisi, hele öğrencilere yönelik yapıyorsanız her daim yüksektir. Biz daha çoğunu da biliriz de…İşte…

Bağlantılı geçişler güzeldi: Ortaokulda aşık bir çocuk-yazdığı şiirin “berbat” olarak nitelendirilmesi- “iyi” şiir yazmazsa kızları tavlayamayacağı-“iyi” şiir için Orhan Veli’den başlama önerisi-Orhan Veli ile, “bir aşkın peşinden nasıl gidileceği”ni, İstanbul’un yeniden keşfi”ni öğrenme; Melih Cevdet ve Oktay Rıfat isimleriyle tanışma-Melih Cevdet şiirine bağlanma-Melih Cevdet imzalı “Şinanay” diye ünlenen şiirin dünyasından “Adalar”a yolculuk…Sait Faik’le tanışma…Hayatla, sokakla tanışma… Ada demişken, İtalya sürgünlüğündeki Pablo Neruda’ya ve “Postacı” filmine uzanarak şiiri aşka, aşkı şiire bağlama…

Bu romantik akıştan günümüzün telefonlu aşklarına ve 140 karakerlik iletişim diline geçme… Net bir öneri :) “140 karakterle anlaşan erkeklere aşık olmayın! 140 karaktere razı gelen kızlara aşık olmayın!”

Öğrenciler “matine”si bu minvalde aktı.

Büyükler “suare”sinde, “beyaz yakalı varlık”ın kapitalist sistemin tuzaklarında törpülenişine yönelik bir akışta konuştu. En sık duyduğum sözcükler, “fetişizm” ve “tutsaklık”tı. Neoliberalizme yüklendi, “ertelenen hayatlar”a ya da hayatı erteleten her tür gerekçeye tepkisini belirtti. Dört anahtar sözcükle bir kurtuluş ufku çizdi: Edebiyat, felsefe, “yüz yüze olma hali”, sokaktaki hayatla barışma ve “yoldaş” olabilme… Kanlı canlı insan ilişkileri…

Her iki söyleşi arası:

Bizim için bir Edebiyat Günü kadrosu oluşturmasını istedim. Enver Aysever listesi şöyle:

  • Pınar Kür
  • İnci Aral
  • Müge İplikçi
  • Şebnem İşigüzel
  • Hatice Meryem
  • Hakan Günday
  • Selim İleri
  • Küçük İskender
  • Onur Caymaz
  • Onur Behramoğlu

Her iki söyleşi sonrası: Balıkçıda biraz da bizim gündeme ilişkin meraklarımızla biçimlenen, dozu yüksek seyreden, basın ve edebiyatçılar dünyasına ilişkin magazinel muhabbet… (Herkes “şerefe” ben “salata” modunda:))

2 Yorum: “Enver Aysever’le Matine-Suare

  • “il postino” detayini yemekte nasil atladik, sizin dikkatiniz yakalamis ne guzel :) belki neruda ve postacidan girseydik, daha masa ve rakinin hakki olurdu.. yine de cok guzel bir gunu, cok guzel ozetlemissiniz hocam, kaleminize saglik :)

  • elifin günlüğü

    01/05/2014 at 10:39

    Aysever bizi daha çok dinleseydi kendi kârlı çıkardı.:)

    Kaan’la yüksek volümlü, “gri”ye geçit vermeyen “siyah-beyaz” yargılamalı muhabbetten de iyi malzeme çıkardı da neyse işte!:) Liberallere gereğinden çok yer verildi. Hep Kaan’ın suçu:)

    Özet faslına gelince… Dün dedim ya… Döktürmek vardı da…

Comments are closed.