Eşleşme (Ally Condie)

İki seçeneğiniz olsun:

  • a. İçinde yaşadığınız “toplum” sizin için sağlıktan aşka, kariyerden eğlenceye her adımı titizlikle tasarlamış; modern aklın ulaştığı doruk noktada, size 80 yaşına kadar sağlıklı bir ömür yaşatma ortamını sağlamış ve sizden sadece toplum kurallarına uymanızı beklediği bir hayat sunmuş. Bu hayatta “şans” yok “olasılık” var. Gerektiğinde, sizi hayatta tutacak mavi, unutmak istediklerinizi (yalan bu, toplumun belleğinizden silinmesini istediği şeyleri) unutturacak kırmızı, antidepresana ihtiyaç duyduğunuzda imdadınıza yetişecek yeşil haplarınızın olması da cabası…
  • b. Olasılık yok şans var; 80 yaşına kadar yaşama garantiniz yok, her tür hastalık riski var; adınıza en iyi eş adayı planlanmamış, sürprizlere hazır olmak var; sizin için yeteneklerinize en uygun kariyer yolunu açan bir süreç yok, dişinizle tırnağınıza açacağınız yollar var…

Hangi hayat yolunda yürümeyi seçerdiniz?

ben size bir seçme “şansı” verdim ama Cassia’nın böyle bir seçme şansı yok. Ona sunulmuş tek gerçeklik “a” şıkkı…

eşleşme, tipik bir distopya kitabı.

Her şeyin ince ince hesaplandığı, modern aklın tüm olumsuz seçenekleri ortadan kaldırıp steril ve kusursuz bir hayat akışı tasarladığı toplum yapısında gencecik bir kız… Adı Cassia. 17. doğum gününde, diğer gençler gibi onun da hayat boyu eşi olacak insanla tanışma yemeği vardır. Belediye Sarayında düzenlenen yemekte Cassia, çocukluk arkadaşı Xander’le eşleştirilir. İkisi de mutludur. Ta ki Cassia’nın çocukluk arkadaşını eş gözüyle tanımasını sağlayacak mikrokartta Xander yerine bir anlık başka bir delikanlının yüzü belirip kaybolduğu ana kadar. Bu kişi Ky’dır. Cassia’yla ilgilenen “görevli”, bunun bir yanlışlık olduğunu söyler ama Ky, akla düşmüştür bir kez. Aslında o da Cassia’nın arkadaşıdır. Ve akış başlar. Ky ile Cassia, aynı tırmanış ekibinde görev alır, aynı ortamlarda sık sık karşılaşır. Kalp, Xander’dan Ky’a doğru akar.

eşleşme

Cassia ve Xander, “kusursuz” toplumun “kusursuz” üretim çocuklarıdır. Uyumlu, çalışkan, güzel ve yakışıklıdırlar. Kariyer basamakları hedeflenen şekilde önlerinde açılmaktadır. Ky, “ihlalci” kategorisindedir. Ailesi, “toplum”un “dış eyaletler”e yaptığı bir hava baskınında öldürülmüştür. Akıllı ve zeki bir gençtir ancak kendisini yanlarına alan aileye sevgisinden ve onların zarar görmesini istemediğinden, “toplum”un kendisini dışlamadığı bir ortalamada, diğer arkadaşlarıyla aynı ortamlarda bulunabilmektedir.

Distopik bir gençlik romanından daha fazlasını bana veren ve ilgiyle okumamı sağlayan anahtar kavramlar, “sözcük, şiir ve Sisifos”…

Şiir, bu romanda, başka bir hayatın varlığına işaret eden önemli bir simge. Cassia’nın büyükbabası, ölmeden önce ona Tennyson imzalı “Çizgiyi Geçmek” şiirinin yazılı olduğu bir kağıt verir. Şiirde bir dize, özellikle vurgulanır:

“Öyle usulca gitme o güzel geceye.”

Cassia, Ky’la ilerleyen arkadaşlığında da başka dizelerle tanışır. Şiirler, hayatın anlamını özetleyen aforizmalar gibi bu kitapta. Her bir dize Cassia’nın önünde açılan yeni bir yol, yeni bir kılavuz.Önemli bir ayrıntı da kültürün, birikimin, hayatın sözcüklerle taşınıyor olmasına yapılan vurgu… Ve en önemlisi, kişilerin kendilerine özgü sözcüklerinin olmasının şahaneliği… Çünkü toplum, kendi kusursuzluğu içinde kişilerin kendi sözcükleriyle konuşmasına, yazmasına izin vermiyor. Her şey kontrol altında ve toplumun ezberleri doğrultusunda sözcüklere yansıyor. Cassia ise, Ky’la ilişkisinde, önce kendi sözcükleriyle düşünmeyi öğreniyor, sonra düşünceleri doğrultusunda kendi eylemlerini seçiyor. (Öğrencilerimle bunun ne anlama gelebileceği üzerine konuşmak için fazlasıyla değerli… )

eşleşme, özetle şu:

Hangi amaca hizmet ederse etsin her türlü ama her türlü sistem kurgusu, toplum mühendisliği, nesil yetiştirme projesi, sağlı sollu, kırmızılı yeşilli toplum yapılandırmaları, ne kadar mükemmel olursa olsun, “biricik” insanı kuşatamıyor. Biricik olan; kendine özgü olanı korumak, kendisine ilişkin mücadelesini vermek, kendisi için yine kendisi seçmek ve seçimlerini yaşamak istiyor. Velev ki bu bir  Sisyphos efsanesine eklensin; o kaya, o tepeye ulaşamasın… (Gerçi Cassia ile Ky, her seferinde en yaklaştıkları anda çalan düdükle sonlandırmak zorunda kaldıkları tırmanışlarını, bir gün her şeye rağmen gerçekleştirir ve tepeye çıkarak efsaneyi boşa çıkarırlar. Yine de Cassia’nın önünde aşılması gereken bir “Sisifos” nehri vardır ama olsun aşılamazlık durumu aşılabilmiştir.)

Kitaba ilişkin başka ayrıntılar da okumak isteyeceklere kalsın.

Benim bir seçenekli sorum daha olsun. Cümle yine Eşleşme içinden:

“Babam kuralları hep sevdikleri için ihlal etti; tıpkı annemin kurallara aynı nedenle bağlı kalması gibi.”

Hangisininki doğru olandı?

***Ally Condie, Eşleşme, Delidolu, 2013