Google Form’la Değerlendirme (Doğrusal Ölçek Kullanma)

Google formlar; içerdiği seçeneklerin elverdiği olanaklar ölçüsünde, anket, bilgi formu, sınav vb. değişik amaçlara yarayan araçlar arasında yer alır. Doğru/yanlış, çoktan seçmeli, doğrusal ölçek, onay kutusu, kısa ya da uzun yanıtlı soru gibi seçeneklerle, kapalı ve açık uçlu sorular sormaya, görsellerle zenginleştirmeye, kısıtlı da olsa formu biçimlendirmeye fırsat sunar. En iyi yönlerinden biri, verilerin istatistiğini vermesi ve bu istatistiği görsel olarak yansıtmasıdır.

Google Form

Ekte, Google Forms üzerinden, öğrencilere yönelttiğimiz soruları içeren bir çalışma yer alıyor. Bu çalışmada, öğrencilere, Doğa Tarihi romanında, Doğa karakterinin “görünme” ve “nasıl göründüğü” odağında başlayıp hızla hayatını etkileyen seçimlerini ve kırılma noktalarını doğrusal ölçek üzerinde değerlendirmelerini istedik. Aslında, yaptığımız, “yaşam çizgisi” tekniğini, Google formlara uyarlamaktı. Eksili rakamlar olmadığı için aralığı 0-10 olarak düzenledik.

doğa’nın seçimleri…


derkenar

Önceki akşam, zamanın ruhuna uygun olarak, internet üzerinden canlı görüşme yaparak yazar “Hakan Bıçakcı’yla söyleştik. Anka Bilim Koleji’nin “Yazar Söyleşileri” kapsamında  düzenlediği bir etkinlikti. Çok keyifli, dolu dolu geçti.

Tam da WhatsApp’ın “Eriştiğim tüm bilgilerini Facebook ile daha geniş ölçekli paylaşmama izin veriyorsan ver, değilse beni kullanmana izin vermiyorum!” deyip ortalığı ayağa kaldırdığı, veri güvenliğinin daha çok sorgulandığı, insanların küme küme benzeri başka mecralara kaydığını yine sosyal medya araçlarından duyurduğu günlerin ortasına denk geldi bu söyleşi. Anlamlı oldu çünkü, Hakan Bıçakcı’nın 2014’te yayınlanan Doğa Tarihi kitabında, Facebook’ta görünen, göründükçe “like”lanan, beğeni sayısınca yaşadığını hisseden ve mutluluk katsayısını belirleyen, bu döngüye kapıldıkça kendi “doğa”sından ve aslında giderek hayattan kopan bir “high project” genç kadın profili anlatılıyordu.

“Düşünün o zaman selfie bile yoktu.”

dedi Hakan Bıçakcı. Biz de genelleyerek “sosyal medya araçları”nın ettiği üzerinden gittik hep, öğrencilerle ve yazarla söyleşirken.

Exit mobile version