Hayalî Yerler Sözlüğü (Alberto Manguel, Gianni Guadalupi)

Hayalî Yerler Sözlüğü, Alberto Manguel ve Gianni Guadalupi tarafından hazırlanmış ve görsellerle zenginleştirilmiş, iki ciltlik hacimli bir kurmaca mekânlar sözlüğüdür. Manguel, İngilizce ilk baskısı 1980’de yapılan böyle bir eserin yazılma önerisinin Guadalupi’den geldiğini belirtir. Kurmaca eserlerde geçen kurmaca mekânlar umduklarının çok üstünde bir sayıya ulaşınca kendi içinde bir eleme yaparlar:

“Hayali evrenin devasa kapsamı göz önüne alındığında, pratik davranabilmek için bazı sınırlamalar koymalıydık. Kendimizi bir seyyahın ziyaret etmeyi umabileceği yerlerle sınırladık, cennetleri ve cehennemleri ve gelecekteki yerleri hariç tutup, sadece gezegenimizin üzerindeki yerleri dahil ettik.”

Hayalî Yerler Sözlüğü

Yine de işleri kolay olmayacaktır:

“Ama bazı maddeler için sunabileceğimiz hiçbir ikna edici gerekçe yok. Nihayet, bazı yerleri sadece içimizde kurmacanın gerçek başarısı olan o tarif edilemez heyecanı yarattığı, o yerler olmasa dünya çok daha yoksul bir yer olacağı için seçtik.”

Toplamda 2000 kadar mekânın “yarısından biraz fazlası”nı sözlüğe dahil edebilirler. Mekânları haritalar ve illüstrasyonlarla desteklerler. Özellikle Graham Greenfield’ın çizimlerinde sözcüklerle anlatılan mekânlar görünür hâle gelir.

Hayalî Yerler Sözlüğü

Yok-Yok Ülke (Sir James Matthew Barrie, Peter Pan)

Sözlüğün sonundaki “Dizin”, hem yazarlara hem de merak edebileceğiniz mekânlara göre hızlı bir tarama yapabilmenize de olanak sağlıyor. Vergilius da var Voltaire de, James Joyce da Tolkien de… Grimm Masalları da… Binbir Gece Masalları da… Aldous Huxley de Jules Verne de… Ben Türk edebiyatından kimler ve hangi hayâlî yerler var diye merak ettim. Gördüğüm kadarıyla, Nedim Gürsel’in “Yazılmamış Kitaplar Mezarlığı Zincirlikuyu” metninden “Yazılmamış Kitaplar Mezarlığı” alınmış sadece:

YAZILMAMIŞ Kİ TAPLAR MEZARLIĞI, Paris’te Hotel de Sens’ın altında geniş bir dehlizler topluluğudur. Ziyaretçiler yapının arkasındaki bir avluya girerler, burada yosunlu bir duvarda küçük bir geçit açılır. Bu geçit dar, kasvetli bir dehlize, dehliz de yeraltında bir iç avluya çıkar. Bu avluda bir kuyu bulunur; bir ip merdiven ziyaretçilerin kuyunun derinlerine inmesini sağlar. Ziyaretçi, kuyunun dibine vardığında, duvarları nemli, tonozlu bir dehliz bulacaktır; bu dehliz bir de mir kapıya varana kadar izlenmelidir. Ziya retçilerin içerideki geniş kitap deposuna alınmak için kapıya vurmaları gerekir, içer de her yönde üniformalı görevliler gider gelir, kitapların kilit altında tutulmasını sağlarlar. Yazılmamış Kitaplar Mezarlığı ya da Zincirli Kuyu adıyla bilinen buraya, bütün dün yada yetkililerce yasaklanan kitaplar kapatılır. Bu kitapların bazıları yayımlandıktan sonra yasaklanmıştır; bazıları ölü doğmuştur; çoğu hiç yazıya dökülmemiştir. Ziyaretçilere el feneri götürmeleri ve ellerinde kitapla ortada görünmemeleri önerilir.(Nedim Gürsel, “Yazılmamış Kitaplar Mezarlığı Zincirli Kuyu’’, Sorguda, 1988)

Yukardaki örnekte olduğu üzere, mekânların birer sözlük maddesi hâline getirilişinde gözetilen temel ilke, içinde yer alan kaynağın bilgisine sadık kalmaktır. Her maddenin altında, parantez içinde kaynak metin ve yazarı belirtilmiştir.

Hayalî Yerler Sözlüğü gibi bir eser, meraklısına her daim bir başucu kaynağı niteliği taşır ama aynı zamanda, her daim bir bitmemişliği de doğasında barındırır. Manguel’in, bu noktada okurlardan bir isteği vardır:

“Bir başvuru yapıtı olarak, sözlüğümüz ister istemez tamamlanmamış bir eser; şüphesiz, başka seyyahlar bizim bilmediğimiz diyarları gezmişlerdir. Bu fırsattan istifade okuyucularımızdan, dikkatimizden kaçmış olan uygun yerleri bize bildirmelerini rica ediyoruz. Onların yardımlarıyla bir ek ya da bu kitabın gözden geçirilmiş bir baskısını hazırlamayı, böylece hem geçmişten eksik kalanları, hem de yeni gelecek maddeleri eklemeyi, böylece de okuyucuyu yazara, seyyahı vakanüvise çevirmeyi umuyoruz.”

*** Alberto Manguel, Gianni Guadalupi, Hayalî Yerler Sözlüğü, Yapı Kredi Yayınları, 2013, 3.baskı (Çeviri: Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu)

Soru... Katkı...