Hayatın Satır Aralarında Irmağın Sesini Duymak-2009-7

22 Aralık 2009

Minyatür Odalar Sergisi ile “uygarlık satrancı”nın vazgeçilmez hamleleri arasında müzeleri gösteren ve ısrarla vurgulayan Sunay Akın, aynı güne sığdı. Uzun uzun yazmak isterdim.

Minyatür Odalar için Rahmi M. Koç Müzesi’ne gittik. Öğrenciler gibi ben de o minicik ayrıntıların bile atlanmadığı, ayrıntılarla derinleşen, güzelleşen dünyalarda kayboldum. Minyatür bar/ oda/ kahvehane/ korsan köşkü/ çalışma ortamı vs. sahiciliğinde kısa bir uygarlık tarihi gezintisine çıktık. Asıl uygarlık tarihi, müzenin kendisinde saklıydı zaten. Sanayileşmenin makinelerle gelen kısa tarihi vardı Çengelhan’da…

oyuncakminyatür odalar(Minyatür Odalar Sergisi’nden)

Sunay Akın’ın söyleşisi ayrı bir blog notuna :  “Uygarlık Satrancı”nda “Şey”lerin Bilgisi.

23 Kasım 2009

Her Öğretmenler Günü geldiğinde, bu mesleğe atfedilen –benim de mesleğimdir ama hiç fark etmez– kutsallık ya da sanat mertebesine yükseltme anlayışını şuradaki gerekçelerle hiç anlayamamışımdır. Benim anladığım ve inandığım öğretmenliği en iyi ifade eden tanım, Halil Cibran’a ait:

“Öğretici gerçekten akıllıysa, sizleri kendi aklının evine sokmaya değil, fakat kendi aklınızın eşiğine doğru yürütmeye çalışır.” (Halil Cibran, Ermiş)

1 Kasım 2009

Sunay Akın, Skyturk’te konuk olduğu Buket’in Kitaplığı programında, Oyuncak Müzesi hakkında bilgi verirken, o heyecanlı üslubuyla, oyuncaklar, düşler ve gelecek arasında kurduğu bağı anlattı bir çırpıda. Dünyada uzayla ilgili ilk oyuncağın 1920’li yıllarda Amerika’da yapıldığını söyledi. Uzaya ilk olarak Amerikalıların çıkmasının bir tesadüf olmadığını, oyuncaklarla sunulan dünyanın çocukluk düşleriyle birlikte geleceği de yönlendirdiğini söyledi:

“Aslolan hayallerdir.”

dedi. Sunay Akın, konuşmasında okumaya giden yollardan biri olarak müzeleri gösterdi ve müzelerin çocukta, merak duygusunu besleyeceğini, merak ettiği şeyin bilgisine ulaşmak için onu güdüleyeceğini belirtti.

>> hayata dipnot