Ömrün İkinci Yarısında “Şimdi”yi Kaybetmemek

Elimde Ece Temelkuran’ın İkinci Yarısı kitabı… “Ömrünün (iyimser bir bakış açısıyla) ikinci yarısına başladığında insan, vakit kaybetmek istemiyor. Daha önceki, daha çok, daha hızlı, daha yüksek, daha güzel telaşına benzeyen bir telaş değil bu, başka şey. Ayıklamak istiyorsun, tahammül...

Neptün’lü Yeni Bir Başlangıç…

Geçtiğimiz yaz, TEGV’deki etkinlik grubumun adı Neptün’dü. Gezegenler sıralamasında miniklere düşen addı bu. Birkaç ay sonra, bu adda bir başka minik evinizin kalıcı üyesi olacak deselerdi, gülümser geçerdim ama oldu. Edebiyatın ünlü kedi simalarından birinin adını vermeye hevesleninceye kadar...

Anka Bilim Koleji… Bir Hayali Görünür Kılma Süreci…

Geçen son iki ayı anlatmak için sadece bir sözcük kullanma hakkım olsaydı, kesinlikle “öğrenmek” derdim. Bir okul hayali ile güçlü bir “öğrenen okul” olma projesi, gün gün nasıl görünür kılınır, öğrendim. Vizyonuna, “dünya standartlarında bir okul olma”yı koymuş, üst...

TEGV Günlüğüm-8: Ne Çabuk ve Güzel Geçti :)

Tanıtım ve eğitim toplantıları bir yana, kendi sorumluluğumdaki miniklerle başlayan “Hoş Geldin!” ve devam eden 10 haftalık “Okuyorum Oynuyorum“un “Yaratıcı Yazma” ayağındaki etkinlikler bu hafta ile tamamlandı. Ben de TEGV’de bir dönem geçirmiş oldum. Sınıf öğretmenlerini daha iyi anladığım,...

TEGV Günlüğüm-7: Bir Tanıtım Noktasında Gönüllülük

Bilkent Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri tarafından ikincisi düzenlenen Gönüllülük Zirvesi’nin bu yılki teması “çocuk işçiler” olarak belirlenmiş. Zirve “gönüllülük” temelli olunca, düzenlendiği Türkiye Barolor Birliği Litai Oteli’nin fuayesi de toplumsal sorumluluk üstlenen kurumların tanıtım alanına ayrılmıştı. Ben de TEGV...

Bir Suriye Hikâyesi…

Gitmeden görmeden bir Suriye hikâyesi ne kadar yazılabilir? Hikâye, sözün gelişi… Hayatın bir yerlerinde hayatlarımıza dokunan minik ayrıntılara dair kişisel değinmeler kadar yazılabilir, misal… I. Dünyanın, başta “Arap baharı” sanılan, sonrasında bahardan başka her bir şeye benzediği anlaşılan ama...

TEGV Günlüğüm-6: Çocuklarla İletişim Yolları

TEGV’de, en azından benim gönüllüsü olduğum eğitim parkında (ANKEP), üzerinde hassasiyetle durulan ve benim de çok önemsediğim bir tutumdur, çocuklarla iletişim kurma yolları. Bunun önemli bir ayağı da çocuğun annesi, babası, kardeşleri olmadığımız gerçeğini her zaman aklımızda tutmamız ve...

TEGV Günlüğüm-5: Etkin Öğrenme Ortamı Atölyesi

Bir ay geride kaldı. Her şey yolunda… Bugün hepimizin katılmasında yarar görülen eğitimlerden birine daha katıldım: “Etkin Öğrenme Ortamı Atölyesi”. Kendisi de hem bir devlet okulunda görevli sınıf öğretmeni hem de TEGV’de gönüllü olan Rıza Coşkun Çağlar‘ın sunumuydu. Diğerleri...

TEGV Günlüğüm-4: Ruhuma İyi Gelen…

ODTÜ Kolej’de çalışırken, özellikle Öğretmenler Günü ve karne zamanlarında, farklı sınıf düzeylerine göre öğretmen ayrışmasını alınan çiçekler üzerinden çok net görüp birbirimize takılırdık. O günlerde, eve dönüş yolunda, ilkokul öğretmenleri elleri kolları tıka basa, ortaokul öğretmenleri göreceli olarak daha...

TEGV Günlüğüm-3: Okuyorum Oynuyorum Eğitimleri

Etkinlik için gönüllü olduğum alan “Okuyorum Oynuyorum”. Bu başlık, “yaratıcı okuma” ile “yaratıcı yazma” alt alanlarını içeriyor. Öğrencilerle etkinliklere başlamadan önce, iki günlük “Okuyorum Oynuyorum” eğitimine katılmamız zorunluydu. Gönüllü zorunluluklardan ama 🙂 Eğitimi, uzun süre TEGV bünyesinde gönüllü olarak...

İşaret Dilini Öğrenirken…

İşaret dili derslerinde ikinci hafta bitti. 100’ün üzerinde sözcüğü parmaklarıma taşımayı öğrendim. İngilizce konuşabileceğim bir ortama girmeyi düşünmüşken o sınıfın kayıtlarının ilk dönem yapıldığı söylenmiş, ama istersem işaret dili derslerine kayıt yaptırabileceğim belirtilmişti. Hiç düşünmemiştim. Başlayınca çok sevdim. Kursiyerlerin...

TEGV Günlüğüm-2: Temel Gönüllü Eğitimi

Gönüllülerin alması zorunlu Temel Gönüllü Eğitimi, bir tam gün sürdü. Okulumdaki yarı yıl seminerlerinden aşina olduğum etkinliklere dayalı eğitimlerin bir benzeriydi. TEGV’in destek verdiği ilk ve orta okul yaşlarındaki çocukların gelişim süreçleri ile bu süreç içinde onlara gerçekten katkı...

Eğitim Gönüllüleri ile TEGV Tanıtım Toplantısı

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı‘na üyeliğim yıllar öncesinden… İlk kaydımda, Seyranbağları Birimi’ne gidiyordum ama gönlümce aktif bir gönüllü olamamıştım. Benden beklenen, bir tür, derslere destek çalışmasıydı. Çalıştırdığım bir grubum yoktu. Tekrar profesyonel iş hayatına geçince de uzaktan ilgiyle izlediğim bir...

15 Temmuz… Geçen Sene Bugün, Her Şeyden Uzakta… 

Karadeniz’de, köyümüzde, uzak bahçemizde, annemin bize hazırladığı sürprizi tadını çıkarmak ve annemle İlkyaz’a ziyafet çekmek, benim; çayların arasında büyümüş otları ayıklamak, onların göreviydi. Aslında bir hüzne teselli sürpriziydi. Sıradan bir gündü. Toprakta ateş yakmak, mısır kızartıp patates közlemek, kalan...

Bir Park Hikâyesi…

Evim bir parka bakıyor. Hemen her gün düzenli yürüyüş yaptığım, her daim kalabalık, şenlikli bir park… Bazen yürürken yanlarından geçtiğim ikili, üçlü kadın gruplarının cümlelerinden başı sonu belli hikayeleri tamamlayabildiğim bile olur. Yürüme yolu çok uzun olmadığı için, her...

Hocamın, Prof.Dr.Orhan Okay’ın Vefatı… 

“Hayatın hanesinden hayatımın hanesine Işıl’ın eklediği şahane bir armağan” girişiyle düştüğüm nottan birkaç yıl sonra, bugün yine Işıl’dan aldığım bir haber ama bu kez iç acıtan türden. Doktora hocam Prof.Dr.Orhan Okay’ın vefatı… 🙁 Işıl Altun ve Abdullah Acehan’la hocamızı...

“Kuyruklu Şiir” (Orhan Veli)… Kuyruklu Soru!..

Orhan Veli’nin “Kuyruklu Şiir” şiirinde yaptığı durum tespitini bugün, biri pencerenin ev tarafında diğeri pencerenin sokak tarafında yaşayan kardeş iki kedinin varlığında gördüm diyebilirim. Ev tarafındakinin adı: Tekila. Tekila’nın göğsümde yavru hali ve büyüdükten sonra gördüğüm keyif hali… Birkaç...

Karlsbad ve Fakir Ama Gururlu Turist…

Karlsbad mı Kafka’nın ayak izleri mi? Rehber, benim ille de Kafka’nın izini sürme isteğim üzerine gün boyunca tatlı tatlı dalga geçip, “’Şurada Kafka ve saz arkadaşları çay içmiş. Buradan Kafka geçmiş. Orada üç ay kalmış. Şurdan kitap almış.’ diye...

“Günümüz Türk Romanı”-1: Tarihî Roman ve Boğazkesen

Özel Amerikan Robert Lisesi tarafından düzenlenen “VII.Kültür ve Edebiyat Sempozyumu”na (28 Nisan 2012)  zümrece katıldık; mutlulukla döndük. (“Sempozyum” sözcüğünün kavram ve kapsama alanına ilişkin itirazım saklı kalsın.) İstanbul’un erguvan mevsiminde, “Robert Kolej”de, sırasıyla, Nedim Gürsel’i, Murathan Mungan’ı, Latife Tekin’i...

N’olsun… İyilik Sağlık…

Son iki ayın özeti: Sağlık… Zorunlu okul işleri…Sağlık… Tek tük blog yazısı… Sağlık… Su içmek diye mühim bir şey varmış… Sağlık…Tek kötü(!) alışkanlığım “neskafe”ye paydos… Sağlık… Uzun, upuzun yürüyüşler… Sağlık… Zümremin, yazma takati bulamadığım için es geçmek zorunda kaldığım...

Yaratıcı Yazarlık Atölyesi

Bir yaratıcı yazarlık atölyesi… Benim için kayda değer ilk bilgi, “Bu tür  bir çalışmaya kim neden katılır?” sorusunun yanıtı oldu. Lojistikle ilgilenen de vardı, elektronik ve haberleşme mühendisi de, memur da, bilgisayar programcısı da, maliyeci de vs. Katılım nedenleri,...

Türkçeyi Hissediyorum (Bir Yazı Okuduk, Bir Hayal Kurduk)-2

Öncesi şurada… 7 Nisan 2010 Bugün telefonda yumuşak bir ses kendisini tanıttı (Pınar Göksan Aker) ve TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nun “Yeni Gün’de Kültür Sanat” programında projemiz üzerine konuşmak için yarın, canlı yayın konuğu olarak almak istediklerini belirtti. Ben dahil,...

Paris’te Güzin Dino’nun Evinde Bir Gün

Türkçeyi Hisediyorum projesi dolayısıyla Strazburg’a gitmişken, oradan Paris’e de geçtik ve önceden bağ kurulmuş olan Güzin Dino‘yu ziyaret ettik.  Belleğimde, Güzin Hanım’ın sevgili eşi Abidin Dino‘ya seslenen Nazım Hikmet‘in o ünlü dizeleri: “sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin”(“Saman Sarısı”). O...

Blog Dergisi, Blog Ödülleri Özel Sayısı

Geçen yazdan bu yana, Blog Dergisi düşüncesinin, oluşum aşamalarının ve ilk dergi heyecanının uzaktan tanıklarındanım. Kendisini FriendFeed’de tanımladığı şekliyle, “web ile ilgili elektrik-elektronik mühendisi adayı” olan Yasin’i tanımıyorum; ama, sanki, azmi ve özeni konusunda kalıcı olacak, diyebilirim. Dergi geldiği...

Türkçeyi Hissediyorum (Bir Yazı Okuduk, Bir Hayal Kurduk)-1

(Blogumu  Okuma Günlüğü olarak yeniden düzenlerken, Türkçeyi Hissediyorum projesinin süreç içinde ilerleyişine dair günlük notları da iki yazıya kopyaladım, tarihleri korudum.) 24 Aralık 2009 Bir yazı okuduk, bir düş gördük; düşümüz emek emek gerçeğe dönüşsün istedik… Dönüşmek üzere… Yazı...

Üniversite Giriş Sınavının Eşiğinde

Üniversite giriş sınavının eşiğinde… Basit bir başvuru formu; ama neredeyse hayatî öneme sahip… Öyleyse: Tane tane yaz… Dur, formdaki bilgiyi tam okumadan doldurma… Posta kodunu bulalım şurdan, uydurmaya kalkma… Falan filan… Bir arkadaşıma dediğim gibi, iyi ki yoğun bir...