İnsanın “Meta” Olarak Değeri

Yeni bir bilgi değil… Bilinmedik bir şey hiç değil… Yine de arka arkaya sıralanınca, garipsetici, itici, sorgulatıcı… Meyyale (Hıfzı Topuz) romanından insanın sıfırlandığı alış veriş manzaraları:

Meyyale

İmparatoriçe Josephine’in amca kızı Aimée, Cezayir korsanlarınca kaçırıldığında, tüm kaderi değişir ve gelecekteki Nakşıdil Sultan’a giden yolda, I.Abdülhamit’e “bulunmaz değerde bir hediye olarak gönderilir.

“Sancakbeyleri, vezirler, sadrazamlar ve padişahların kız kardeşleri hünkâra cariye sunuyorlardı.”

Pertevniyal Kadınefendi,

“Fatma’nın önünde durarak yeşil gözlü, sarışın iki aylık çocuğun yanaklarını okşadı. Çocuk gülümsedi. Sonra annesine dönerek Çerkezce, ‘Yavrun çok güzel maşallah’ dedi, ‘Onu bana satar mısın?

Eh, Humboldt boşa dememiş: “Her anadil bir dünya görüşüdür.” Bir dönemin, dünyayı görme ufku da böyleymiş ki, eşyaya dair sözcükler, insanlık hallerini de anlatabilir olmuş…

*** Hıfzı Topuz, Meyyale, Remzi Kitabevi, 2014