İnsanlık Suçu Dizisi, Filmi, Romanı ve Olayı

İnsanlık Suçu romanı (Theodore Dreiser, An American Tragedy), lisede okuyup sevdiklerimdendi. Elisabeth Taylor’lı filmde epeyce bir değişiklik vardı ama o da güzeldi (A Place In The Sun). Kitabı bana hatırlatan ve bir tv dizisi olarak çekimine başlanan, fragmanından anladığım kadarıyla da uyarlama olacak olan İnsanlık Suçu dizisi, ne kadarıyla kitaba sadık veya ondan ilhamla çekilecek, izlemeden bilinmez.

İnsanlık Suçu dizisiİnsanlık Suçu dizisi (Kanal D)… Hürriyet’te okuduğum genel çerçevesinden anladığım kadarıyla, Clyde Griffiths’in dizideki karşılığı garson Cemal Gökdemir, gerçekten bağlandığı Sondra’nın karşılığı da Suna‘dır. Amca Samuel G.’in dizideki karşılığı da diğerleri gibi isimce romanı andırır: Sami Gökdemir.

insanlık suçu romanının konusu:

1925’te basılan İnsanlık Suçu, 1906’da yaşanan gerçek bir olaya dayanır: O yıl, Chester Gillette, aynı fabrikada çalıştığı hamile kız arkadaşı Grace Brown’u göle (Big Moose Lake) atarak öldürür. Sınıf atlamak isteyen ve zengin bir kızla evlenme hayali kuran Chester, böylece önemli bir engelden kurtulmuş olacaktır!

Chester Gillette’ı, İnsanlık Suçu romanında hatırlatacak isim, Clyde Griffiths’tir. Clyde’ın 12-21 yaş aralığını kapsayan romanda, çocukluktan ergenliğe açılan 12 ve 15 yaşına ait iki sahne, onun kimliğini biçimlendiren ana ipuçlarını da içerir:

  • Clyde, 12 yaşında… Babası, annesi, ablası ve iki kardeşiyle yaşıyor. Aile, geçimini dinî vaazlar vererek sağlıyor. Clyde, bu vaaz faslında, diğer çocukların alaylı bakışlarından ve yoksulluklarından hoşlanmıyor.
  • Clyde, 15 yaşında… Yaşının heyecanlarıyla ailesinin dindar yapısı arasında bocalıyor. Aklı zengin amcasının dünyasında. Ablası Esta, bir mektup bırakıp bir artistle kaçar.

Bu iki yaşa ait yaşantı parçaları dışında, olaylar sıralı olarak aktarılmış; Clyde’ı “insanlık suçu”na adım adım götüren neden-sonuç sarmalı ince ince örülerek verilmiştir. Kitap, hem bu yanıyla hem de karamsar atmosferiyle, tipik bir natüralist romandır.

İnsanlık Suçu romanı ile ilgili, bir zamanlar kareli defterimde tuttuğum ayrıntılı özetten bir sayfayı, “kareli”den “blog”a, hem nostaljik hem teknolojik olarak aktarmak isteyince şöyle bir şey çıktı.

(Görselde işaretli alanlara tıklandığında, romanın 1931’de çekilen film versiyonu An American Tragedy‘deki karakterler görülür.)

insanlık suçu
Roberta Alden Clyde Griffiths gölde... Sondra Finchley Savcı Mason'ın karşısında...

Roberta Alden

İnsanlık Suçu

Clyde Griffiths

gölde...

İnsanlık Suçu

Sondra Finchley

İnsanlık Suçu

Savcı Mason'ın karşısında...

İnsanlık Suçu

Yukarıdaki sayfa dışında beş sayfa not almışım. Bir kaç paragrafa sığacak bir özeti deneyeyim:
I.Bölüm:Ailesinin vaaz vererek kıt kanaat geçinmeye çalıştığı yoksul dünyadan sıkılıp zengin amcasının dünyasına karışmak isteyen Clyde, anne ve babasını zor ikna ederek yeni bir hayata adım atar. Ufak tefek işlerde çalışmaya başlar. 16 yaşında bir otelde garsondur. Yavaş yavaş giyimini ve görünümünü değiştirir. Cinsellikle tanışır. Bir arkadaşının evinde tanıştığı Hortense Briggs’ten etkilenir. Hortense için Clyde, istediklerini alan bir cüzdandan öte gitmeyecektir. Clyde, Hortense’la bir yerden dönüşte, kaza yaparak bir çocuğun ölümüne neden olur.

II.Bölüm: Kazanın üzerinden 3 yıl geçmiş, Hortense hayatından çıkmış, amcasının (Samuel G.) giyim fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlamıştır. Herkes onu Harry Tener olarak tanımaktadır. Amcası ve ailesiyle belli bir düzeyde diyalogu sürmektedir. Fabrikada çalışmaya başlayan Roberta Alden’le tanışır. Yakınlaşırlar ama kız da yoksuldur ve şansı yoktur! Aklı hâlâ zenginlerin dünyasında olan ve o dünyadan Sondra Finchley’le de duygusal bağ kuran Clyde, hamile olduğunu öğrendiği Roberta’dan kurtulmak ister.

III.Bölüm: Clyde için vicdanın, hukukun, toplumsal yargıların çemberinde kaldığı başka bir dönem başlayacaktır.

İnsanlık Suçu

İnsanlık Suçu’nun film versiyonlarından An American Tragedy’de Roberta ve Clyde

insanlık suçu romanı ve yazarı için iç kapakta verilen bilgi:

“Theodore Dreiser 1871 senesinde Indiana’nın Terre Haute’tunda Alman bir babadan doğmuş ve 20 nci asrın Amerikan edebiyatında 1900 senesinde çıkan ‘Sister Carrie’ adlı romanı ile mühim bir yer yapmıştır. Bundan onbir sene sonra çıkan ‘Jenny Gerhardt’ adlı eserinde bir kadının hayatını göstermeğe muvaffak olmuş ve ihtiras, servet ve aşkın bütün insanlığı çiğneyip geçtiğini açıkça yazmakta inatla ısrar etmiştir. Acı tenkitlere hedef olan Dreiser büyük bir naturalist romancı olduğunu ispat etmiş ve Zola’nın Avrupa’ya tanıttığı bu tarzı Amerika onun eserlerinde bulmuştur.

 

‘İnsanlık Suçu’, asıl adıyla ‘An American Tragedy’, romanında mevzuu hakiki bir cinayet vak’asından almış olan Dreiser bu kitabiyle bütün dünyaya tanınmış ve romanın filmi ‘A Place In The Sun’ adı altında Elizabeth Taylor, Montgomery Clift ve Shelley Winters tarafından çevrilmesi üzerine en çok okunan eserler listesine girmiştir.”

İnsanlık Suçu dizisi

A Place In The Sun‘da Elisabeth Taylor ve Montgomery Clift. (Filmdeki karakter adları, romandan farklı. Sözgelimi, Chester Gillette, romanda Clyde Griffiths,  filmde George Eastman’dır.)

insanlık suçu dizisi konu çerçevesi…

Adana’nın yoksul mahallelerinden birinde yaşayan Cemal, garsonluk yaparak tüm ailesine bakmaya çalışmaktadır. Hep bir çıkış yolu arayan Cemal’in çaresizliği ağır hasta babasının ölümüyle daha da büyümüştür. Bu acı olayın hayatını kökünden değiştireceğinin ise henüz farkında değildir. Babası son nefesini vermeden önce Cemal’e İstanbul’da zengin bir amcası olduğunu söylemiştir. Varlıklı bir akrabası olduğunu öğrenmek sefalet içinde büyüyen Cemal’i derinden sarsar.

Ülkenin sayılı iş adamlarından olan amcası Sami Gökdemir’in ortaya çıkıp, yeğenine sahip oldukları zenginlikten pay vaat etmesiyle Cemal’in aklı iyice karışır. Annesi Hülya, yılların verdiği husumet ve geçmişin kapanmayan yaraları nedeniyle oğlunu Sami’den ve çevresinden uzak tutmak ister. Ancak Cemal’in yaşamı çoktan geri dönülmez bir yola girmiştir. Annesinin tüm engel olma çabalarına rağmen kaderinden kaçamayan Cemal, amcasının teklifini kabul etmeye mecbur kalacaktır. İstanbul’da yepyeni bir dünyaya adım atan Cemal, Gökdemir ailesine kendini kabul ettirmeye çabalarken kuzeniyle nişanlı olan Suna’ya âşık olmaktan da kendini alıkoyamayacak ve kendini bambaşka hayallere kaptıracaktır. Ne var ki peşini bırakmayan günahları onun umutlarını kısa sürede paramparça etmeye yetecektir. Cemal’in önünde artık sonu belirsiz, çetin bir yolculuk başlamıştır. (Kanal D’nin  İnsanlık Suçu dizisi sayfasından)

*** Theodore Dreiser, İnsanlık Suçu, Türkiye Yayınevi, 1964 (2.basım, çeviri: Hale Kuntay)

Soru... Katkı...