Kardeşini Doğurmak (Büşra Sanay)

Kitap danışma birimine Büşra Sanay’ın Kardeşini Doğurmak kitabını sormak istedim ama bilinçaltım galiba ensest gibi bir gerçekliği kabul edilemez bularak bir değişiklik yaptı:

-Büşra Sanay’ın Çocuğunu Doğurmak kitabı var mı?

-Kardeşini Doğurmak!

-Ha, evet, o!

Kitapları bazen yazarının ardına düştüğümden, bazen adına kanarak, bazen içeriğine ilgi duyarak alırım. Bu kez, ağır basan yazarı idi. Ensest gibi, “kardeşini doğurmak” gibi kavramların zihne düştüğünde bile travmatik durumlar yaratabileceği bir gerçekliği doğrudan bedenlerinde yaşayanlar üzerinden dert edinip buna kafa yormak hiç kolay olmamıştır. Büşra Sanay, Kardeşini Doğurmak kitabında bunu yapmış. Ensestle en az bedenleri kadar ruhları da örselenenlerin hangi duygu durumlarında savrulabileceği, hayatlarının bozulan dengelerinin bir daha ve ne ölçüde düzelebileceği yahut düzelemeyeceği, psikologlardan adli tıpa, emniyetten cezaevlerine, okullardan sivil toplum kuruluşlarına uzanan geniş bir alanda ve perspektiften ortaya koyulmuş. Büşra Sanay, henüz ikinci yaşını görememiş bir bebeğin tecavüz sonucu acılı ölümüyle kararını vermiş ve bu çalışmayı yapmış.

Sanay, tecavüz mağdurlarını süreç içinde de takip etmiş, bazılarının duruşmalarına katılmış. Tecavüzcülerle de görüşmek istemiş ama hiçbir mahkûm görüşme isteğini kabul etmemiş. Kabul etme durumunda da yanıt aynı olmuş: İftira!

kardeşini doğurmak kaç katmanda okunabilir?

Kardeşini Doğurmak

& entelektüel düzlemde okunur…

Ensest ve aynı kavram alanına giren söz dağarcığını, sözden çıkıp eyleme dönüşen insan gerçekliğini ve kültürel izlerini öğrenirsiniz. Meselâ geçmişte bazı toplumlarda doğan ikizlerin biri kız diğeri erkek ise ana rahminde cinsel ilişkileri olmuştur diye her ikisi de öldürülürmüş; Mısır’da bu uhrevî bir ayrıcalık gibi karşılanır, kardeşler evlenebilirmiş.

“Güncel dilde yaygın olarak aile içi yasak ilişki anlamında kullanılan ‘ensest’ kavramı, dilimize Fransızca bir sözcük olan inceste’ten türetilerek girmiştir. Fransızcada inceste başta aile içi olmak üzere her türden gayrimeşru cinsel ilişkiyi ifade eder. Sözcüğün daha eski kaynağı ise Latincedir. Latincede var olan incestus sözcüğü dini referanslı bir sözcüktür ve genel olarak haram, yasak, hududu aşan anlamına gelir, ‘-in’ öneki sözcüğe olumsuz bir anlam yüklerken, ‘castus’ dine uygun, bakir gibi olumlu anlamlar barındırır. Sözcüğün günümüzdeki kullanımı ise dinsel referanslardan ziyade, sosyolojik referanslar içermektedir.”

& psikolojik düzlemde okunur…

Olayları yaşayanların ağzından okuyacaklarınızla, insanın ruhu nasıl acır, içiniz acıyarak hissedersiniz tabii benim gibi beyniniz anektodlardaki kimi yaşantıları hızla atlamayı tercih etmiyorsa!

& toplumsal bilinçlenme düzleminde okunur…

Aralara serpiştirilmiş, uyarıcısı büyük puntolar olan kısa, vurucu bölümleri dikkatle okuduğunuzda, 0-18 yaşa aralığındaki çocukların haklarını, bedenlerine sahip çıkabilmelerini kolaylaştıracak büyüklerin –anne, baba, öğretmen, polis, psikolog vb.- onlar için neler yapabileceklerini ve onların neler yapabileceklerini kavrarsınız.

Yol gösterici olmasıı isteyerek yazmaya başladığım bu kitapta pek çok ayrıntı bulacaksınız. Olay yaşandığı andan itibaren ne yapılması gerekir, bunu öğrenen kişi nereye başvurmalı? Adli tıpçılar ne söylüyor? Psikologlar mağdurların ve sanıkların ruh halini nasıl analiz ediyor? Ensest mağduru hayata entegrasyonunu tekrar nasıl sağlayabiliyor ya da sağlayabiliyor mu? Travmayı atlatma sürecinde nasıl bir ruh hali yaşıyor? Mağdur bunu kimselere neden anlatamıyor? Kitapta tüm bunları ve daha fazlasını okuyacaksınız.

& sosyolojik düzlemde okunur.

Ülke olan toplumsal bir olgunun nitel ve nicel ağırlığıyla yüzleşirsiniz. Türkiye genelinde tüm bölgeleri içeren 21 üniversitede yürütülen “Türkiye Genelinde Ensest Anket Çalışması” sonuçlarıyla öğrenirsiniz ki;

  • Anketi yanıtlayan 2023 öğrencinin 607’si ensesti ya yaşamış, ya aile ve sosyal çevresinden yaşanmışlık olarak duymuştur.
  • Erkekler de enseste maruz kalmış ve dışa vurmada kızlara oranla daha çok zorluk çekmektedir. (Öncelikli adres, karakol, jandarma, adliye imiş.)
  • Üniversite öğrencilerinin büyük bir bölümü bile böylesi bir durumda ilk başvuruyu nereye yapacaklarını bilmemektedir.
  • Anketi yanıtlayanların illere göre dağılımı dikkate alındığında, ensestin en yoğun yaşandığı üç il: İstanbul, Ankara, Antalya

Büşra Sanay’la Kardeşini Doğurmak ve genel olarak Türkiye’deki ensest gerçeği üzerine BirGün’de yapılmış röportaj da kitabın bir tür varlık nedenini gösterir: ‘Kardeşini Doğurmak’ adlı kitabı sakıncalı bulunan Büşra Sanay: Can yakacak zehri ve ilacı bir kapta verdim.

kardeşini doğurmakÇocuklara yönelik en sevmediğim sevgiyi gösterme biçimlerinden biri: Dudaklarından öpmek! Ha bi de çocuklara/ çocuklarına “aşkım” diye hitap etmeler!

derkenar:

1.Hayatın içinde duyduğum tek ensest durumuna sosyal çevremin verdiği tepki: Taciz ettiği söylenen kişi dışlandı ve bir daha kendisinden hiç söz edilmedi. Tacize maruz kalanlar tahrik gerekçesiyle suçlandı, dışlandı ve bir daha onlardan da kimse söz etmedi. Kesin çözüm!…

2.Dün Lifetime TV’de Senin Mucizen programında farkındalığı artırmak amacıyla Eczacıbaşı ailesinden bir konuğa, tacize uğrasa bunu açıklıkla ifade edip etmeyeceği soruldu. Öncesinde de tacize uğrayıp uğramadığı… O koltukta ben olsaydım, programın hedefi açısından sınıfta kalırdım çünkü muhtemelen açık etmezdim. O nedenle, Büşra Sanay’la konuşmayı kabul eden tüm mağdurların birer kahraman olduklarına inanıyorum. Taciz sözcüğünün mağduru aşağılatan sosyolojik temelleri yerine keşke başka bir adlandırma gelse; durum, bıçaklı, silahlı saldırıya, yok yok daha açıklar nitelikte, vahşi hayvan saldırısına maruz kalma gibi mağdurunun yaşadığı travmayı tanımlayan bir nitelemeye dönüştürülse!…

3. Tamamen konudan bağımsız bir dipnot ve doğrudan Büşra Sanay’a: Mehmet Güleryüz’ün “Alope’nin Odası” öyküsünü en az benim kadar sevip o günlerde yine benim gibi çok arayıp bloga not düşen kişi siz misiniz? Çok geç fark ettiğim bir yorumdu, dolayısıyla yanıtlayamadığım… Gerçi sonradan siz de kitabın yeni bir baskısının yapıldığını zaten öğrenmişsinizdir. Gecikmiş özür:)

*** Büşra Sanay, Kardeşini Doğurmak, Doğan Kitap, Mart 2018 (5.baskı)

Soru... Katkı...