Kürk Mantolu Madonna Maria Puder Gerçek mi?

Yanıtı en başta vereyim: Maria Puder sahiden yaşamış. Kürk Mantolu Madonna dolayısıyla, okuduğumuz romanla da bütünleşen bir anlam taşımak üzere, Sabahattin Ali’nin kızı Prof.Dr.Filiz Ali’den öğrencilerimizle paylaşabileceği minik bir armağan istemiştik  Filiz Ali, Sabahattin Ali’nin Almanya fotoğraflarını paylaştı bizimle… Bu fotoğraflardan birinde, Sabahattin Ali ile romandaki Maria Puder’in sahicisi Maria Puder aynı karedeydi. (Bu yazının girişi aşağıdaki gibi başlıyordu ama diğer sitelerdeki uzuuuun ve doldurma girişler gibi kendi sinirlendiğim şeyi bir başkasına yapmayayım diye daha yazının başında yanıtı vermek istedim.)

Yakında Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna romanını örnekleyerek gerçekleştireceğimiz bir etkinliğimiz var… (Güncellemeye devam… Etkinlik gerçekleşti; öğrencilerimizin emekleri ve Prof.Dr.Filiz Ali’nin de katılımıyla çok da güzel oldu. Meraklısına disiplinler arası eğitim örneği olarak şurada) Başlıklardan biri naif bir dedektiflik hikayesi:)

kim ki bu kürk mantolu madonna? maria puder gerçek mi?

Alıntılarını etkinlik bitince eklemek üzere, şimdilik, alt alta sıralanan “deşifre”(!)leri eklemekle yetineyim:

Maria Puder

-“Kürk mantolu” Maria Puder adlı roman kişisi, aslında, Taksim’de Camlı Köşk’te sahne alan bir Macar orkestrasında keman çalan bir bayandır. (Muvaffak Şeref’in Asım Bezirci’ye aktardığı bilgiye göre… Bu bilgiyi Sabahattin Ali’nin Almanya’da birlikte okuduğu arkadaşı Melahat Togar da destekleyici yönde konuşur.)

Sevengül Sönmez, A’dan Z’ye Sabahattin Ali kitabında, bahsi geçen kişinin “ünlü piyanist Ferdi Statzer’in eşi” Lily Statzer olduğu kaydını düşmüş. (Nette müzik kariyeri hakkında bilgiler okudum. Fotoğrafı yanda)

-İstanbul da nereden çıktı? Maria Puder’in ilham kaynağı olan hatun “Ankara’da Hacıbayram yolu üze­rinde Ticaret hanının ilerisindeki köşede bir gazino”da çalışan iki Macar hanımdan biridir.(Sabahattin Ali’nin askerlik arkadaşı Niyazi Ağırnaslı’nın anlattığına göre…)

Ama Sabahattin Ali öyle demiyor!!! Onun Almanya’da bulunduğu dönemde tanıdığı hatunlardan biridir Maria Puder’in kaynağı… Pertev Naili Boratav da yaşından ötürü, arkadaşlar arasında “yirmisekiz” kodlamasıyla konusu geçen bu hatunun varlığını biliyor.

Almanya’da Frolayn Puder isminde bir hatuna, ziyade­siyle âşıktım. (Bu kadın arkadaşlar arasında 28 namıyla meşhurdur.) O zamanlarda ise Berlin’de şu meşhur Deli Şarkıcı filmi oynamıştı ve oradaki “Sonny Boy” şarkısı herkesin ağzında idi. Şimdi bunu mırıldanınca sisli ve yağmurlu teşrinievvel günlerinde 28 ile müzelere veya sinemaya gidişim aklıma gelir. Yolda müte­madiyen kızcağızın yüzüne dalar, önümü görmezdim, o da hafif bir tebessümle başını bana doğru çevirerek bu salaklığımı mazur gördüğünü anlatmak isterdi. Âşık olduğum kimseler arasında bana bu kadın kadar iyi muamele edeni olmamıştır. Parmağının ucunu bile koklatmadığı halde beni kırmaz, aramızda genişleme­yen ve daralmayan muayyen bir mesafe muhafaza et­mesini gayet iyi bilirdi…”

-Sabahattin Ali’nin bir başka arkadaşına göre, bunların hiçbiri değildir. Bahsi geçen kahramanın ilham kaynağı, çok gençken aşık olup evlenmek istediği ama gerçekleştiremediği bir aşkın tarafı olan Melahat Muhtar’dır.

-Sabahattin Ali’nin eşi Aliye Hanım’ın verdiği bilgiye bakılırsa, aralarındaki bazı konuşmaların izi vardır romanda.

Çok da önemli değil aslında… Kaynaklarda arka arkaya okuyunca az biraz “Magazin Forever” gibi oldu diyelim. Yalın gerçek, Asım Bezirci’nin yorumudur bence:

“Birbirinden ayrı gibi görünen bu açıklamalar, aslında, bir­birini tamamlar. Çünkü yazar hep gerçekliğe yaslandığı halde, çoğun, çoğun, onu olduğu gibi vermez. Gerçekliğin çeşitli ögelerinden kimisini atar, kimisini değiştirir, kimisini ise başka öğelerle bir­leştirerek yeni ve daha etkili.bir gerçeklik elde eder. Kürk Mantolu Madonna’da da adı geçen her üç kadından gerekli gör­düğü yanları almış, onları birleştirip yeni bir kişi yaratmıştır.”

kürk mantolu madonna ve ilham kaynağı tablo

Kürk Mantolu Madonna

Bahsi geçmişken…Kürk Mantolu Madonna’yı, bir ara, Goethe’nin Genç Werther’in Aşk Acıları’nın duygusuyla okudum; naif, duru, takıntılı bir aşkın duygusuna eklenir gibi… Toplumsal hayatın içinde silik, hırssız, kimliksiz algılandığı için ya da öyle olduğu için önemsenmeyen, bir değer biçilmeyen sıradan insanlardan hiç değilse birileri diğerlerinden çok farklıdır aslında… Uyum sağlayamadığı ya da bilinçli olarak sağlamadığı bir dünyanın dışına gönüllü itilmişlikleri vardır. İç dünyalarında giderek derinleştirdikleri bir anlamın içinde yaşamayı seçerler. Bir resim sergisinde gördüğü kürk mantolu kadın resmine hayret ve hayranlıkla bakan ve giderek saatlerce karşısından ayrılmayan, bu resmi  Andrea del Sarto imzalı Madone des Harpies(1517) resmiyle ilişkilendiren Raif Efendi ile resmin sahibi Maria Puder’in yaşadıkları okunmaya ve üzerinde kafa yormaya değer.

“Büyük salonun kapıya yakın bir duvarının önünde birdenbire durdum. O andaki hislerimi, bilhassa aradan bu kadar seneler geçtikten sonra, anlatmama imkan yok. Yalnız orada, kürk mantolu bir kadın portresinin önünde, mıhlanmış gibi durduğumu hatırlıyorum.”(Kürk Mantolu Madonna)

 

“(…) birçok teknik mütaalalardan sonra nihayet tablodaki kadının, duruşu ve yüzünün ifadesi bakımından, tuhaf bir tesadüf eseri olarak, Andreas del Sarto’nun Madonna delle Arpie tablosundaki Meryemana tasvirine insanı şaşırtacak kadar çok benzediği iddia ediliyor ve yarı şaka bir ifade ile bu ‘Kürk Mantolu Madonna’ya muvaffakiyetler temenni edilerek başka bir ressamdan bahse geçiyordu.” (Kürk Mantolu Madonna)

Bu arada, kitap bende  Metin Erksan’ın Sevmek Zamanı filmini de yeniden izlemek isteği de uyandırdı.

*** Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, Yapı Kredi Yayınları, 1998

2 Yorum: “Kürk Mantolu Madonna Maria Puder Gerçek mi?

Comments are closed.