Metin Türü Olarak Deneme

Deneme türü: “Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü”(TDK)

deneme türü özellikleri (metin üzerinde)


Aşağıda Montaigne’in “Alışkanlık” üzerine bir denemesi yer almaktadır. Metinde renkli olarak eklenmiş notların üzerine gelindiğinde, deneme türü ile ilgili kısa bilgiler görünecektir. Renkli notlar, bilgiyi destekleyecek nitelikteki örneklerden birinin yanına eklidir.

ALIŞKANLIK deneme/ konu

Bir köylü kadın, bir danayı doğar doğmaz kucağına alıp sevmiş, sonra da bunu âdet edinmiş, her gün danayı kucağına alıp taşırmış; sonunda buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman, onu yine kucağında taşıyabilmiş. Bu hikâyeyi kim uydurduysa alışkanlığın ne büyük bir güç olduğunu çok iyi anlamış olacak. Gerçekten alışkanlık pek yaman bir hocadır ve hiç şakası yoktur. Yavaş yavaş, sinsi sinsi içimize ilk adımını atar. Başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür; ama, zamanla, oraya yerleşip kökleşti mi, öyle azılı, öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine gözlerimizi bile kaldırmaya izin vermez…

 

deneme/ öznellik Bence en büyük kötülüklerimiz küçük yaşımızda belirmeye başlar ve asıl eğitimimiz bizi emzirip büyütenlerin elindedir. Çocuk bir tavuğun boynunu sıkar, kediyi köpeği oyuncak edip yara bere içinde bırakır; anası da ona bakıp eğlenir. Kimi baba da, oğlunun müdafaasız bir köylüyü, bir uşağı öldüresiye dövdüğünü, bir arkadaşını kurnazca ve kahpece aldattığım gördüğü zaman, bunu yiğitlik belirtisi savarak sevinir. Oysa bunlar zalimliğin zorbalığın, dönekliğin asıl tohumları, kökleridir; çocukta filizlenirler, sonra alışkanlığın kucağında alabildiğine büyüyüp gelişirler. Bu kötü yönsemeleri yaşın küçüklüğüne ve işin önemsizliğine bakarak hoş görmek tehlikeli bir eğitim yoludur, önce şu bakımdan ki, çocukta tabiat hâkimdir ve tabiat asıl yeni tomurcuk salarken katıksız ve gürbüzdür; sonra da, hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki: Ha altın çalmışsın, ha bir iğne. «İğne çaldı, ama altın çalmak aklıma bile gelmez» diyenlere benim diyeceğim şudur: «İğneyi çaldıktan sonra niçin altını da çalmasın?» dnm/ kanıtlama?(Kitap I, bölüm XXIII)

deneme türü

Deneme türü dendiğinde akla gelen ilk isim, türün öncüsü Michel de Montaigne

deneme türünün önde gelen isimleri:

  • Batı’da bir metin türü olarak Montaigne’nin denemeleriyle başlamıştır. (16.yyıl)
  • Fransız edebiyatında ünlü deneme yazarları: Montaigne, Alain, Bacon, Charles Lamb, R. De Gourmont C. Peguy, B. Julien, A. Camus, E. C. Alain, J. P. Sartre)
  • İngiliz edebiyatında ünlü deneme yazarları: T. S. Eliot, A. Huxley
  • Türk Edebiyatında;

“Edebiyatımızda bugünkü anlamıyla deneme türünde ilk yazılar ancak. 20. yüzyılın başlarında görülür. Bu alanda öncülük edenlerin başında: Ahmet Haşim‘ in geldiğini söyleyebiliriz. Onun, Bize Göre (1928) ve Gurebâhâne-i Lâklâkan (1920) adlı kitaplarında yer alan bazı parçalar birer örneksel deneme yazısıdır.

Eserleriyle çağdaş edebiyatımızda deneme türünün gelişmesine büyük katkılarda bulunan yazarlarımız arasında Suut Kemal Yetkin‘i (1903-,’ 1980), Ahmet Hamdi Tanpınar‘ı (1901-1962), Selahattin Batu’yu (1905-1973), Nurullah Ataç‘ı (1898-1957), Sabahattin Eyüboğlu‘nu’ (1908-1972), Orhan Burian‘ı (1914-1953) ve Mehmet Kaplan‘ı (1915-1986) gösterebiliriz.”(C.Kavcar, F.Oğuzkan ve Ö.Aksoy, Yazılı ve Sözlü Anlatım)

Deneme, konu sınırlaması olmadığı için ele alınan konuya veya ele alış tarzına göre yeri geldiğinde bir eleştiri metniyle, bir düşünceye dayanak aranırken bir makale metniyle, kişisel yaşantılardan örnekler verildiğinde bir anı metniyle vb. karıştırılabilir.

“Deneme adı verilen yazı türünün, gerek biçim gerek öz bakımındaı; anı, söyleşi, eleştiri, fıkra ve makale gibi çeşitli yazı türleriyle yakın bir benzerlik içinde olduğunu belirtmek gerekir. Bunun içindir ki bazı kimseler belli bir türe sokamadıkları her yazıya veya kitaba ‘deneme’ adını vermektedirler.”(C.Kavcar, F.Oğuzkan ve Ö.Aksoy, Yazılı ve Sözlü Anlatım)