“Okuma Zevki Nasıl Gelişir?” (Çetin Altan)-2

Çetin Altan, “Okuma Zevki Nasıl Gelişir?” yazısında üç yıla yayılacak bir “okumaya başlama dönemi”ni adım adım keyifli bir yolculuk haline getirmenin ipuçlarını verdikten sonra (“Okuma Zevki Nasıl Gelişir?”(Çetin Altan)-1), aynı süreçte, ileri aşama için önerilerini de sıralar.

1.Roman okuma zevki alınmışsa yavaş yavaş “inceleme”lere de geçilebilir demektir.

“Hiçbir zorlama yapmadan sevilen kitaplardan yirmi-otuz cildi bitirdikten sonra yapılacak ilk deneme, bir inceleme kitabıyla flörte başlamaktır. Örneğin üç-dört cilt Dostoyevski okumuş biri olarak Andre Gide ‘in “Dostoyevski” incelemesinden beklemediği bir tat alacaktır ve görecektir ki her şeyi bilir geçinen birçok arkadaşı, temelde bazı konuları konuştukları kadar bilmemektedirler. “

Çetin Altan, bu yolla, 19.yüzyılın klasikleri ile 20.yüzyılın ilk yarısındaki modernlerden sonra, bir parça daha ağır olan 18.yüzyıl düşünürlerine geçişin kapısını aralar. Rousseau, Voltaire, Montesque adları geçer.

sari-odanin-esrari

Çetin Altan’ın edebiyat öğretmenlerine önerdiği başlangıç kitabı

Bu arada Türk edebiyatının da atlanmaması gerektiğini belirtir ama sanki biraz tadımlık tutar ya da ben tam anlayamadım:

“Aşağı yukarı toplamı elli kitabı geçmeyen üç yıllık bir okumaya başlama döneminde, Türk romancıları da savsaklanmamalıdır… Arada sırada Türk edebiyatıyla ilgili yapıtları karıştırmak da okuma birikimine yeni bir çeşni verecektir.”

2.Yazarların hayatlarına dair bir şeyler öğrenmenin bu süreci sıcak ve okurun ilgisini sürekli kılacağına ilişkin yanına değinmez ama özellikle “kişide yeni ufuklar açma”ya yapacağı katkıyı özellikle vurgular.

3.Okuma önerilerinde yüzyıllar da geriye sarılmaktadır. Kolaydan zora, basitten karmaşığa, yüzeyden derine adım adım geçiş düşüncesi devrededir aslında:

“Ondan sonra gerek eski Yunan’ı, gerekse on altıncı ve on yedinci yüzyılları, gerek modern düşünce akımlarını izlemek kolaylaşır… Böyle küçük bir birikimden geçmeden en çetrefilli kitaplarla kestirmeden en yeniyi öğrenmeye kalkmak olanağı yoktur. Bu tür kurnazlıklar, çok çabuk getirir cezasını…Kişi yarım yamalak anladığı görüşleri, birbirine karıştırarak her fırsatta saçmalamaya ve hazmedemediği konuların altında ezilmeye başlar… Bu da kendini sinirli, sert ve çekilmez yapar… “

Çetin Altan’ın öğrencilerine okuma zevki kazandırmak isteyen edebiyat öğretmenlerine başlangıç önerisi, “Sarı Odanın Esrarı”dır (Gaston Leroux):

“Edebiyat öğretmeni olsam, hiç roman okumamış bir çocuğa önce neyi okumasını önerirdim biliyor musunuz, Gaston Leroux’un ‘’Sarı Odanın Esrarı’nı… Onu okuyup da zevk almayan çocuk olamaz… Bir kez o zevk alındı mı, arkası çorap söküğü gibi gelir…