Ali Özgentürk’le Söyleşi

Geçtiğimiz günlerde (Demek ki bloga el süremeyecek kadar yoğun ve yorgun günlermiş!) keyifli bir sohbet dinledim. Konuk, Selvi Boylum Al Yazmalım’ın senaristi Ali Özgentürk’tü. Bizim 10.sınıflarımızda yürütülen bir kitap çalışması çerçevesinde okulumuza çağrılmıştı. Öğrencilerimizle iki saati aşkın sohbet etti, onların sorularını yanıtladı. Kitap ve filmi üzerine konuştu.

Ali Özgenturkİlgimi çeken en güzel anektodlardan biri Atıf Yılmaz’ın senaryonun sonuna itirazı üstüneydi. Senaryoya göre, sevgiyi emekle eşleştiren Asya, “yakışıklı jön” Kadir İnanır’ın canlandırdığı İlyas yerine, kendisine ve çocuğuna bakan yaşlıca Ahmet Mekin’in canlandırdığı kişiyi seçiyordu. Atıf Yılmaz’a göre, böyle bir şey olamazdı! Sinemanın kurallarını alt üst etmek demekti bu. “Star, stara giderdi.” Oysa, bu filmde öyle olmadı. Star, “emek”ten yana seçim yaptı.

Ali Özgentürk, senaryo ile kitap arasındaki farklara da değindi. “Kırmızı Eşarp” yerine “Al Yazmalım” ifadesini, kitabın Aysel’i yerine kendi büyüklerinden birinin adını (Asya) kullanmıştı. Kitap, Sovyet Rusya’nın yapılanmasına ilişkin terimler ve ortamlar içeriyordu; filmse bizim coğrafyamızla biçimlenmişti vb. Farklılığı duyuncaya kadar Selvi Boylum’u okuma ihtiyacı nedense hissetmemişim. Film ve Cahit Berkay’ın müziği yetmişti. (Berkay da konuğumuz olacak.)

Sohbet sonrasında kitabı da okudum. Cengiz Aytmatov’u kurduğu dünya ile Ali Özgentürk’ün o dünya üstünden kurguladığı dünya birbirinden farklı ama sohbette dediği kadar %95 oranında da gelmedi bana açıkçası… Coğrafya, kurumlar, adlar ve terimler dışında genel yapı korunmuş.

Aytmatov’un kurmacasında, bir gazeteci ile tesadüfen aynı trende hatta aynı kompartımanda yolculuk eden İlyas arasındaki sohbette, İlyas’ın anlattıklarından öğrendiğimiz bir aşk hikayesi var. Filmde öne çıkansa Asya…

Bloga yazılası medyatik şeyler de anlattı Özgentürk ama yazasım yok yahut tembellik yahut nefessizlik…