TEGV Günlüğüm-4: Ruhuma İyi Gelen…

ODTÜ Kolej’de çalışırken, özellikle Öğretmenler Günü ve karne zamanlarında, farklı sınıf düzeylerine göre öğretmen ayrışmasını alınan çiçekler üzerinden çok net görüp birbirimize takılırdık. O günlerde, eve dönüş yolunda, ilkokul öğretmenleri elleri kolları tıka basa, ortaokul öğretmenleri göreceli olarak daha az ama yine de çok sayıda çiçek buketleriyle servise binerlerdi. Lise öğretmenleri, ben dahil, genelde sabahtan nasıl binmişsek akşamdan da öyle dönerdik.:) İkinci haftanın sonunda, TEGV eğitim parkından yüzümde kocaman bir gülümseyişle çıkınca, aklımdan ilk bunlar geçti.

TEGV

Minikler, duygularını da düşüncelerini de somut birer söze/ gülümseyişe/ ürüne dönüştürerek yansıtmaya ne kadar yatkınlar! Geçen haftadan TEGV’in amblemindeki kalbin “gönüllü”leri temsil ettiğini bilen birkaç çocuk, adımı o kalbin içine koymuş; bugünkü etkinliğin aile sıcaklığını içeren bir görseline de bir çocuk beni eklemiş. Ne diyeyim ki, yerim sizi benn! :)))

TEGV’le ilgili notlarımı, hem çocukların bireysel kimlik ve kişiliklerine hem de vakfın kurumsal kimliğine saygı duyarak, etkinliklerden ve çocuklardan bağımsız yazmanın yolunu böyle buldum: Bireysel olarak doğrudan bana değen, beynimin yahut ruhumun beslendiği minik dokunuşlara arada bir değinme şeklinde…

Diğer TEGV Ankara (ANKEP) notlarım

Soru... Katkı...